Türkiye iki elti ile yufkacıyı konuşuyor

Yayın Tarihi 05 Nisan 2021

Esra Erol’un programında yaşanan yufkacı Muammer olayı Türkiye’nin gündemine bomba gibi oturdu.

İki elti kocalarını bırakıp, yufkacı Muammer’e kaçtı.

İki eltinin kaçtığı 'Yufkacı Muammer', sosyal medyada son zamanların en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.

Kadınlardan birinin kocası eşini bulmak için Esra Erol'un programına katılmasıyla ortaya çıkan olay tüm Türkiye'yi şaşkına çevirdi.

Pazara gidiyoruz” diyerek evden kaçan bu iki kadın için ne söylesek eksik kalacak.

Ekranlarda bir anda gündüz kuşağının fenomeni oldular.

Olayı neresinden ele alsam?” diye düşünsem de ülkemizdeki ahlaki çöküntünün hangi boyutlara ulaştığını görmek beni çok üzüyor.

Millet olarak bu hale nasıl geldik anlaşılır gibi değil.

Yaşanan ahlaki erozyonun sosyal medyanın eğlence malzemesi olması da bir o kadar acı.

Ekranda izlediklerim bilimin de, eğitimin de, dinin de, hukukun da, sanatın da hiçbir şey, “cahilliğin” ise her şey olduğunu gösterdi.

Biz seyirciler programı sunan, yürüten, yönlendirenlerle, psikiyatr uzmanlarla, farklı bir ruh hali ve motivasyon ile izliyoruz bu insanların trajedilerini.

Heyecanla, gerilimle, acıyarak ama derinden derine de üzüntüyle…

Bu tür programlardan çıkarılması gereken en büyük ders birçok kesin yargının aslında en büyük yanılgı olmasıdır.

Her an herkese her şekilde her şey olabiliyor.

Temelinde ise büyük bir cehalet yatıyor.

Çoğu cahilliğin, yalanın, sahteciliğin dümenini çeviren, yelkenini indiren, küreğine asılan bu yurdun insanı değil mi?

Özellikle sosyal medyada, ‘cahil’ kelimesini duyup üşüşen çok fazla insan var.

Buna katılanlar anında destek olurken, katılmayanlar ise anında kendini savunmaya geçiyor, saldırganlaşıyor.

Zaten cahillikten kastım okulda eğitim alamayanlar, okula gidemeyenler, diploması olmayanlar değil.

Cahil derken nefsin bilgiden boş olmasını, gerçeğin dışında şeylere, akıl ve mantığın tersine inanmayı isteyenlerden bahsediyorum.

 

Bu düzen böyle gider kardeşim…

Bizler bilgiyi akıl ve mantık süzgecinden geçirmez, bilime, hukuka, eğitime yönelmezsek daha ne yufkacılar gelir geçer bu dünyadan.

Ne diyeyim?

Maalesef ülke, beşik oyucusundan mezar kazıcısına binmiş bir alamete, gidiyor kıyamete...

Allah sonumuzu hayırlı etsin…