Türkiye Barolar Birliğine sahip çıkma zamanı!

Yayın Tarihi 14 Şubat 2018

Türkiye Barolar Birliğine sahip çıkma zamanı!

 

Türkiye Barolar Birliği kurumsal kimliğinden Türkiye’nin çıkarılması ve isteyen avukatların Baroya kaydının aynı ilde ayrı ve birden fazla baro veya dernek kurmasını öngören hazırlıklar karşısında avukatlar ve barolar soğukkanlı tavrını koruyor. Ülkemizin içinde bulunduğu bu hassas dönemde avukatlar ve barolar arasında bir atışma ve olası kaosa yol açabilecek tartışmalardan kaçınmak gerekiyor. Sanırım Türkiye Barolar Birliği başkanı sayın Avukat Prof. Metin Feyzioğlu da böyle sağduyulu davranıyor. Türkiye Barolar Birliği avukatların anayasada yeri olan üst organıdır. Avukatlar yargının kurucu unsurudur. Kanunlarda böyle tanımlanmıştır. Avukatlar bağımsız savunmayı temsil ederler. Nasıl ki gazeteciler halkın haber alma hakkını temsil ediyorlarsa avukatlar da vatandaşın savunma-hak arama hakkını temsil ediyor. Avukatlara yapılacak bir kısıtlama direkt savunmaya yapılan bir kısıtlama olur. Nasıl ki avukatlar müvekkillerinin- yani vatandaşın hakkını savunuyorsa şimdi vatandaş ta avukatına sahip çıkmalıdır. Akut ve Nasuh Mahruki olayını hatırlatayım isterseniz. Bizzat Nasuh Mahruki’den dinledim; Akut’un başından ayrılması koşulu ile Akut’u rahat bırakılacağı söyleniyor. Nasuh Mahruki de yıllarca emek vererek arkadaşları ile birlikte oluşturdukları, depremde can kurtaran fedakar derneği yaşatmak için başkanlıktan ayrılıyor ve onursal başkan olarak kalıyor. Şimdi hem Türkiye Barolar Birliğine hem de -görüşlerine iç tartışmalarda katılın veya katılmayın ama- birlik başkanı olarak Avukat Prof. Metin Feyzioğlu’na sahip çıkmak zorundayız. Bilindiği gibi bir çok hakim veya savcı veya hukuk fakültesi hocası emekli olunca avukatlığa başlayabiliyor. Bence onların da şimdiden birliğine sahip çıkması gerekiyor. İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan ile yaptığım görüşmede süreci sağduyulu yönetmek gerektiği izlenimi aldım. Konu ile ilgili geniş katılımı sağlamak üzere İzmir Barosu önümüzdeki Cuma günü bütün avukatlara açık olmak üzere bir toplantı düzenliyor. İzmir’de avukatlar mesleki sorunlarını ve çözümleri konuşmak üzere bir araya geliyor. Her avukat görüş bildirebilecek ve İzmir Barosuna sahip çıkarak grup tartışmalarının dışında ortak noktalar tespit edilecek. Böylece Türkiye Barolar Birliğinin Karabük’te yaptığı Karadeniz Baroları ortak toplantısında alınan karar gereği 24 Şubat’ta Ankara’da bütün baroların başta başkan ve yönetim kurulları ile delegeler ve diğer organlarının geniş katılımı ile yapacağı toplantıya hazırlık yapılmış olacak. İzmir Baro Başkanı Av. Aydın Özcan konunun iyi anlatıldığı takdirde henüz alınmamış olan, ancak hazırlıkları yapıldığı anlaşılan karardan zaman itibariyle yanlışlığı göz önüne alınarak geri dönüleceğini umuyor. Siyaseten de hükümete yakın duran baroların ve siyasetçilerin de Türkiye Barolar Birliğini desteklediklerini gözlemlediğini söyleyen başkan Özcan, konunun sağduyu ile halka anlatılması gerektiği üzerinde durdu. Yenigün Tv’ye önceki gün açıklamalarda bulunduğunu aktaran Aydın Özcan avukatların ve baroların Türkiye’nin zenginliği olduğunu vurguladı ve şöyle dedi: “Ülkemizi yönetenlerden şunu istiyoruz; meslek örgütlerinin güçlenmesi lazım. Barolar güçlendiği takdirde; Türkiye'nin sırtı yere gelmez. Gelin, avukatlara yeşil pasaport verin. Saygınlık ve Türk vatandaşlarının yurt dışındaki haklarını savunmak için bunu istiyoruz. Gelin, barolarla uğraşmayın. Barolar bu ülkenin zenginliğidir” Ben yurtdışına çıktığımda avukatlık kimliğimle inanın çok saygı görüyorum, özellikle yabancı kamu görevlilerinden. Gerek pasaport kontrolde, gerek belediyelerde ve gerekse misafirliklerde, örneğin Almanya’da avukat belki de milletvekilinden fazla saygın addediliyor. Türkiye de avukatına sahip çıkarsa bu zenginliktir ve Türkiye açısında kazançtır. Bu vesile ile sevgili okurlarımın avukatlara ve Türkiye Barolar Birliğine sahip çıkma zamanı diyorum!