Türk Dağcılar Everest’te!

Yayın Tarihi 13 Ocak 2016

Türkiye Dağcılık Federasyonu 19 Mayıs 2019’da dünyanın en yüksek zirvesi Everest’e çıkacak!

Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için Samsun’a çıktığı gün olan 19 Mayıs 1919’un 100’üncü yıldönümünde Everest’e çıkacak dağcılar sıkı bir hazırlık yapıyorlar.

Bu bilgiyi aldığımda İzmir’in en yüksek zirvesi, hatta dağcılar arasında İzmir’in çatısı diye anılan Nif Zirvesi’ndeydim.

İzmir Genç Dağcılar Kulübü ile birlikte zirve yapmıştım. Sağolsun gençler beni aralarına aldılar. Dört yıldır dağcılık yapıyorum. Önce çadır kampçılığı ile başladım. Sonra trekking, yürüyüşler, küçük çaplı tırmanmalar ve nihayet zirveler!

Daha önce çeşitli dağcılık kulüp ve dernekleri ile birlikte hareket eden ama sonra kendi dost arkadaş grubunu kuran bir dağcı beni de aralarına aldı. Öyle sıcak insanlardı ki sormayın. Çadır kampında tam bir dostluk havası içinde herkes hafta sonlarını mutlu geçiriyordu. Şehrin kalabalığı, stresi, egzoz dumanı, kömür isi, trafik kazaları dağda yoktu. Bazen arkadaşın arkadaşı da ailesi ile günübirlik dağa geliyordu. Ailesi, çoluk çocukla gelinen dağda çevre temizliğine verilen önem, suyun ve havanın temizliği, dağcılığın, yürüyüşün kuralları çocuklar ve gençler arasında dağcılığın sevilmesine neden oluyordu. Benim hafta sonları İzmir’in dağlarına yaptığım tırmanışlara en çok Yazıişleri Müdürümüz Deniz Kezer gıpta ediyordu. Benim davetime henüz bugüne kadar bir türlü çalışmaktan fırsat bulup katılamadı. Ama olsun bir gün geldiğinde bir daha dağcılıktan ayrılamayacağını biliyordu. Belki de bu yüzden dağa gelmeyi geciktiriyordu. Benim davetim hala geçerli. Dağda közde kaynayan çay başında sohbet var, gece yıldızlar altında şarkı var, türkü var, sonra sıcak tulumlarda çadırda uyku var. Hani tatilde kaç yıldızlı otele gittiniz diye sorarlar ya ben de üç yıldızlı, beş yıldızlı diyenlere, biz bin yıldızlı, binlerce yıldızlı otele gidiyoruz. Bizim otelimiz gökyüzünün altı, diyorum.

Yenigün Gazetesi'nin yılbaşı kutlamasında sohbet ettiğim Bornova Belediye Başkanımız Olgun Atila dağcılığa verdikleri önemi anlattı. Bornova Belediyesi'nin de dağcılık kulübü olduğunu söyledi. Hatta geçen yıl Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca’nın da katıldığı etkinlikle Ata'yı anma yürüyüşleri yaptıklarını anlattı. Valla belediyelerin dağcılığa önem vermeleri ve bunu spor olarak kabul etmeleri sevindirici. Darısı diğer belediyelerin başına diyelim.

Dağcıların Türkiye’de örnek aldığı insan, mesela benim Nasuh Mahruki’dir. Dünyanın çatısı Himalayalar’ın zirvesi Everest’e ilk çıkan Türk Nasuh Mahruki’dir.

Dağcılıkta zirve fethedilmez, insan kendini fetheder. Zaten Nasuh Mahruki de son kitabının adını ‘Kendi Evereset’ine Tırmanmak’ olarak koydu.

Şimdi benim de içimde Nepal dilinde Sagarmata denilen Himalayalar’ın zirvesi Everest’e tırmanmak yanıp tutuşuyor. Geçen yılki Ağrı denememden sonra bu ateş iyice harlandı. Dağcılık bir tutkuya dönüştü. Nepal’li müvekkilimin davetlisi üzerine Katmandu’ya gitmeye hazırlanıyorum. Ama yine de sponsor gerekli. Bakalım Everest’e çıkan ilk İzmirli olabilecek miyim?

Beni gençlerin içine alan İZGEDAK kulübünden genç dağcı rehber arkadaşla sohbette kendisinin Himalayalar’ın başlancıç tırmanışına kadar çıktığını fakat Everest zirve yapmadığını anlattı. İZGEDAK ile yaptığımız Nif Zirvesi yürüyüşüne futbol hakemi ve Çim Hokeyi İzmir Temsilcisi gazeteci Nazife Öztürk de katıldı ve gençlere destek verdi.

Türkiye Dağcılık Federasyonu'nun Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100’üncü yılında Evereset zirve yapmayı düşünmesi beni heyecanlandırdı. Bu duyumu aldığımdan beri belki de ben de onlara katılırım diye hayal kuruyorum. Bakarsınız olur. Ne hayaller gerçek oldu. Mamut Dağı, Çal Dağı, Nif Dağı ve Ağrı Dağı beni görecek mi idi, ben onları görecek mi idim, ama oldu.

Nepal, Sagarmata zirve Everest’te buluşmak üzere…!