Tunç Soyer, su ve susuzluk...

Yayın Tarihi 25 Aralık 2019

İzmir’in mevsimin ilk yoğun yağışında felç olması da, sular içinde boğulmamak için çırpınan İzmirliler'in aynı anda susuzluktan perişan olmaları da, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin beceriksizliğinin eseridir; lamı cimi yok!

İzmir’in mevsimin ilk yoğun yağışında felç olması da, sular içinde boğulmamak için çırpınan İzmirliler'in aynı anda susuzluktan perişan olmaları da, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin beceriksizliğinin eseridir; lamı cimi yok!

Büyükşehir’in İzmirliler'e “size yağmurlu havada su yok” demesi tarihi bir ironiden de öte, gerçekten son yıllardaki en trajedik, en acınacak açıklamalardan biriydi.

İlk günlerini Genel Merkez’in dayatması ile İzmir ile hiç alakası olmayan kişileri göreve getirerek atamalarla geçiren, sonra da en önemli süreçlerden birini, kongreler sürecini sadece çevresindeki iki kişi (Rıfat Nalbantoğlu ve Mustafa Özuslu) ile bekleyerek geçiren Tunç Soyer, ilk ciddi virajını bile alamadı.

3. bin yıldayız, yıl 2020 oluyor, karşımdaki komşum, balkonundaki saksıların arasına yağmur suyu toplamak için kova yerleştirmeye çalışıyor!

İzmir için “Akdeniz Kentler Birliği”nin başkenti olacak” diye bizden oy isteyen Tunç Soyer,

ilk virajı alamamış, şarampolde kendine gelmeye çalışıyor, İzmir, sular seller içinde yüzüyor ama İzmirliler ellerinde bakraçlarla su arıyor, “taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışanlar”ın tankerlerinin kuyruğunda bekliyor (tuvalet ihtiyaçlarını erteleye erteleye!).

Bakın ben bütün görüşleri göz önünde tutayım, sizin yerinize, sizin gibi düşünmeye çalışayım; “kardeşim, arıza bu, Büyükşehir Belediyesi kehanethane mi, Soyer kahin mi, müneccim mi, arızanın olacağını, borunun patlayacağını önceden nasıl anlasın!” diyenleriniz vardır aranızda…

Öyle değil işte!

İşin aslını size anlatayım…

Göreve “kimseyi yerinden etmeyeceğim” şiiriyle gelen Tunç Soyer’in züccaciye dükkanına fil girer gibi “daldığı” yerlerden biri de İZSU idi. (Hiç tanımadığı CHP örgütünde kimin tavsiyelerini dinliyorsa!)

Aziz Kocaoğlu dönemi ekibinden Fügen Selvitopu’nun istifasını isteyip Genel Müdürlük görevinden ayrılışının ardından bu göreve gelen Raif Canbek, Soyer’in verdiği talimatlarla büyük bir operasyona imza atmış, üst yönetim orakla biçilir gibi dağıtılmıştı. Bu operasyonda, uzun yıllardır İZSU’da yatırım, projeler, su yapıları ve emlak-istimlak gibi teknik birimlerden sorumlu olarak görev yapan Genel Müdür Yardımcısı Dr. Suzan Gök’ün emekliliği istenmiş, Gök’e bağlı çalışan Yatırım ve İnşaat Daire Başkanı Saim Ulutaş da emeklilik dilekçesi vererek kurumdan ayrılmıştı. Bu dönemde genel müdür yardımcılarına bağlı Projeler Daire Başkanı Alp Ulusoy gibi, Emlak-İstimlak Daire Başkanı Levent Sınmaz gibi, Yapı ve Su İşleri Daire Başkanı Erkan Aksu gibi isimlere de “gidin” denildiği biliniyor. Kocaoğlu döneminin önde gelen isimlerinden genel müdür yardımcısı Serpil Baran ile İZSU’da su isale, arıtma tesisleri ve dağıtımı gibi kritik işlevlerden sorumlu daire başkanlıklarının ve birimlerin başındaki Tülay Yılmaz’ın da emekliliği istenmişti. “Orak biçme”nin ardından “alttaki isimler”den Onur Demirci ve Filiz Yılmaz ile Hüseyin Mutlu Akpınar’ın Mersin’den transfer ettiği Karşıyaka Belediye Başkan yardımcısı Ali Hıdır Köseoğlu genel müdür yardımcıları olmuştu (Köseoğlu ileride Canbek’in yerine Genel Müdür olacak).

Bu kadar “oynanan” İZSU’da su mu bulunur!

İzmir’in suyu artık başka yerlerde, meydanlar göl, sokaklar nehir, batar geçitler yeraltı ırmakları!

Tunç Soyer İZSU’daki atamalarıyla kurumu felç ederken, yerine oturmayan taşlar yüzden (bırakın tıkalı kanalların temizlenmesini) yaşamsal önemdeki isale hatlarının rutin kontrolleri bile aylarca yapılamadı ve sonuç; İzmir perişan! Bakımı ve denetimi yapılmayan demiryollarında raydan çıkan ve onca vatandaşımıza mezar olan tren için (elbette doğal olarak!) devleti ve TCDD’yi sorumlu tutanlar, aylardır yüzüne bile bakmadıkları isale hattında boru patladığı için kendileri dışında kimi suçlayabilirler!

Devam edin bakalım; su bile yokken velespit ile, dans ile, saksafon ile daha ne kadar ilerleyebileceksiniz?

Böyle günlerde arayın beni, mahallelere su taşıyan tankerlerinize plastik kova yardımı yapayım; Kemeraltı’na falan gideceksiniz balıkadam kıyafeti temin edeyim size.