Tüketici hakem heyetleri ve yetki limitleri

Yayın Tarihi 31 Aralık 2020

Tüketici hakem heyetleri ve yetki limitleri

Tüketici hakem heyetlerinin görevlerine ve yetki sınırlarına ilişkin temel düzenlemeler:

 

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 66 ve devamı maddeleri,

  • Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği,

  • 28.11.2020 tarih ve 31318 sayılı R.G.de yayımlanan 521 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği,

  • 26.12.2020 tarih ve 31346 sayılı R.G.de yayımlanan Tebliğden ibarettir.

 

Tüketici hakem heyetleri, her yıl yeniden belirlenen yetki limitleri içerisinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve yeterlilik şartlarını taşıyan ilçe merkezlerinde kurulmuşlardır.

 

İl tüketici hakem heyeti; ticaret il müdürü (veya görevlendireceği memur), belediye temsilcisi, baro temsilcisi, satıcıya göre ticaret odası veya esnaf ve sanatkârlar odası temsilcisi, tüketici örgütlerinin kendi aralarında seçeceği bir üye olmak üzere beş kişiden oluşmaktadır.

 

İlçe tüketici hakem heyeti ise kaymakam (veya görevlendireceği memur), belediye temsilcisi, baro temsilcisi, satıcıya göre ticaret odası veya esnaf ve sanatkârlar odası temsilcisi, tüketici örgütlerinin kendi aralarında seçeceği bir üye olmak üzere beş kişiden oluşmaktadır.

 

Tüketici hakem heyetinin oluşumunun sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler, yönetmelikle belirlenen üyelik niteliklerine sahip Devlet memurları arasından illerde ticaret il müdürü, ilçelerde ise kaymakam tarafından tamamlanır. Ayrıca dosyaları hazırlamak üzere yeterli sayıda raportör görevlendirilir.

 

Tüketici hakem heyetlerinin yetki limitleri her yıl yeniden belirlenmektedir. Bu bağlam da 28.11.2020 tarih ve 31318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 521 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2020 yılı için belirlenen % 9,11 artış oranı esas alınarak, tüketici hakem heyetlerinin yetki limitleri yeniden belirlenerek 26.12.2020 tarih ve 31346 sayılı R.G.de yayımlanan Tebliğle ilan edilmiştir.

 

Tarafların, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre genel haciz yoluyla veya iflas yoluyla talep hakları saklı kalarak, 01.01.2021 tarihinden itibaren;

 

  • 7.550,00 TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetine,

  • Büyükşehir statüsünde olan illerde 7.550,00 TL ile 11.330,00 TL arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetine,

  • Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 11.330,00 TL altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetine,

  • Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 7.550,00 TL ile 11.330,00 TL arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetine,

 

Başvurmaları gerekir. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Başvuru yapılabilecek ilçede tüketici hakem heyetinin kurulmamış olması halinde tüketiciler o ilçe kaymakamlığına başvuru yapabilir. Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine intikal ettirilir.

 

İl ve ilçe tüketici hakem heyetinin verdiği kararlar tarafları bağlar. Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. Kararlar, Tebligat Kanunu hükümlerine göre taraflara tebliğ edilir. Kararlar, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlere göre yerine getirilir. Başka bir ifadeyle ilamlı takip yapılır.

 

Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.

 

Tüketici hakem heyetine başvurmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğu yoktur. Tüketici, tüketici hakem heyetine başvurmadan da İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca genel haciz veya iflas yoluyla takip yaparak veya alternatif çözüm yollarına başvurarak hakkını arayabilir. Alternatif çözüm yollarından birisi de ihtiyari arabuluculuktur.

 

İhtiyari arabuluculuk, dava şartı arabuluculuk değildir. İhtiyari arabuluculuk taraflardan birisinin resmi arabuluculardan birisine müracaatla konuya arabulucu vasıtasıyla çözüm bulma çabasıdır.

 

 Yukarıdaki sınırların üzerindeki tüketici taleplerinde ise Tüketici Mahkemesine başvurmadan önce 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Dava şartı arabuluculukta uzlaşma sağlanamaz ise arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından imzalanmış bir örneği dava dilekçesine eklenerek, Tüketici Mahkemesine başvurulması gerekir.