Trajikomik ‘Kürk Mantolu Madonna’ vakası…

Yayın Tarihi 26 Ekim 2016

Sabahattin Ali’nin meşhur ‘Kürk Mantolu Madonna’ eserindeki karakteri ABD’li şarkıcı Madonna’yla karıştıran ‘Aramızda Kalmasın’ programının sunucuları geçtiğimiz haftaya damga vurdu.

Sabahattin Ali'nin ölümsüz eseri Kürk Mantolu Madonna'nın dünyaca ünlü pop şarkıcısı Madonna hakkında yazıldığını ekran önünde dile getirmekle skandal bir gafa imza attılar.

Lakin benim vurgulamak istediğim konu başka…

Sorun aslında millet olarak ‘Bilmiyorum’ demeyi becerememizden kaynaklanıyor.

Milyonların önünde üstelik kitabı hiç okumamışken “Kitabın içeriği nasıl? Nasıl bir konusu var. Kitap nasıl bitiyor?” sorusuna cevap olarak;

“Ben kitabı okudum ama çok böyle sana anlatabileceğim, altını çizebileceğim bir şey yok. Sabahattin Ali çok ama çok önemli bir yazar. Bunu herkes biliyor ve herkesin onun kitaplarını okuması lazım ama nasıl olacak bilmiyorum. Çok gözümde canlandıramadım hikayeyi.” cevabını veriyorsan benim itirazım burda başlar işte.

Elbette herkes her kitabı okuyacak diye bir şey yok.

Bir kitabı okumamak ayıp değil, okumadığın kitap hakkında fikir sahibiymiş gibi davranmak ayıp sadece…

Tepkinin asıl sebebi bu.

Yoksa ‘Bu kitabı okumadım. İçeriğini bilmiyorum.’ açıklamasını yapmış olsaydı emin olun kimse Funda Özkalyoncu’ya ‘Neden bu kitabı okumadın’ demezdi, diyemezdi.

Soru şu: Bilinmeyen bir durumla karşı karşıya kalındığında "bilmiyorum" demek yerine, yaratıcı sallamalarda bulunmanın konu üzerine atıp tutmanın milletçe bize getirisi nedir?

Sanırım bilmiyorum demeyi ayıp sanan bir neslin çocukları olmamızın büyük bir etkisi var.

Ben yine de bunu anlamış ve kendime izah etmiş değilim.

Okumamışlık ya da eğitim eksikliği mutlak anlamda cehalet demek değildir.

Cehalet bilgi eksikliği demektir. Her şeyi bilmek mümkün olmadığına göre herkes bir bakıma bilmediğinin cahilidir. Kötü olan şey kişinin cehaletini marifet sayması, bilmediği konuda, yanlışında ısrarcı olmasıdır. Yaşadığımız olay budur.

En büyük erdem kişinin bilmediğini bilmesi, sınırlarının farkında olmasıdır.

Keşke bu konuşmayı gerçekleştiren ekip sınırlarının ötesine geçmeseydi!!!

Keşke ‘Bilmiyorum' diyerek kızgın kumlardan serin sulara atlamanın keyfini yaşasalardı!!!

Keşke ‘Aralarında kalsaydı’ bu konuşma…

Keşke….