Toksik anne babalar

Yayın Tarihi 18 Kasım 2020

Toksik anne babalar

Çocuk yetiştirmek ve ebeveynlik hassas konulardır. Anne-babalar da birer insandır, onların da herkes gibi kendilerine özgü sorunları vardır ve çocuklar da ara sıra öfkesini kontrol edemeyen ama sevgisini de esirgemeyen anne-babalarını nasıl idare edeceklerini bilirler.

Öte yandan olumsuz ve ters davranışları çocuklarının hayatlarında sürekli ve baskıcı bir hal alan anne-babalar vardır ki, asıl en çok zarar veren onlardır. Tıpkı kimyasal toksin (zehir) gibi, verdikleri duygusal hasar çocuklarının benliklerine yayılıyor ve çocuk büyüdükçe yarası da acısı da büyüyor. Toksik anne-babaların yetişkin evlatları, küçükken dövülmüş de olsalar, yalnız bırakılmış da olsalar, aşırı korunmuş veya aptal muamelesi görmüş de olsalar, hemen hemen aynı semptomlardan yakınıyorlar: özsaygıları hasar gördüğü için kendi kendilerine zarar veren davranışlarda bulunuyorlar ve hemen hepsi kendilerini değersiz, yetersiz ve sevgiye layık olmayan kişiler olarak görüyorlar.

***

Kontrolcü anne-babalar, yalnızca çocukları büyüdüğü için davranışlarını değiştirmezler. Bilakis, yetişkin çocuklarını manipüle etmek için duygusal şantaj ya da kurban psikolojisi gibi pek çok karmaşık tekniklere sıklıkla başvururlar. Yetişkin çocuklar üzerinde hüküm sürdürmeye devam etmek isteyen ebeveynler, genellikle o kadar dolambaçlı teknikler kullanırlar ki, onlar hakkında bir kitap bile yazabilirsiniz. Ne yazık ki, bu davranış şekilleri, gereksiz sıkıntılara sebep olabiliyor. Bazı kişiler yetişkinliğe ulaşmalarına rağmen, yaptıkları her şeyi eleştiren ya da sürekli onları kontrol altında tutmaya çalışan ebeveynlerle uğraşmaya devam ederler.

Toplum, anne-babaların yaptıkları şeyleri kayıtsız şartsız övme ve aile birimini de koşulsuz bir sevgi ve destek sığınağı olarak idealleştirme eğilimindedir. Ancak gerçek şu ki, bazı anne-babaların çocuklarını yetiştirme şekli daha çok acı ve mutsuzluğa yol açıyor.

Birçok ebeveyn yetişkin olan evlatlarını kontrol altında tutmaya devam ediyor. Oğullarının veya kızlarının uzun zaman önce taşınıp gitmesi veya kendi aileleri ve ayrı bir hayatları olması aslında onlar için hiç de önemli değil. Bu gibi durumlarda, göbek kordonu hiçbir zaman kesilemiyor ve ebeveyn-çocuk arasındaki ilişki yalnızca aradaki bağımlılığı beslemeye çalışan bir tür toksik sevgi bağını taşımaya devam ediyor.

Peki bu kontrol ihtiyacının arkasında ne yatıyor? Cevabı oldukça basit. Başkalarını sürekli kontrol etmek isteyen insanlar, genellikle bir şeyden yoksun oldukları hissini gidermeye çalışırlar.

Çocuklarının büyüdüğü gerçeği, kontrol sahibi olma gereksinimlerini ne yazık ki değiştirmez. Bu durumu kabullenmek yerine, daha karmaşık teknikler kullanırlar. Aslında, ebeveynler, çocuklarını psikolojik olarak manipüle etmek için yıllarını harcamış olduklarından, bunu yapmaya devam etmek adına her zaman için rahatlıkla yeni stratejiler bulacaklardır.

Yetişkin çocuklar üzerinde kontrol sağlayan ebeveynler, bunu genellikle dolaylı, incelikli ve acı verici bir şekilde yapar. Bu tür bir manipülasyon o kadar sinsidir ki, insanlar bunu gittikleri terapi seanslarında bile açıklamakta zorlanırlar.

Bu durum bir örümcek ağına takılmak gibi düşünülebilir. O kadar uzun süredir oradasınızdır ki bunun normal olduğunu düşünüyor olursunuz. Ancak bu davranış tipi tabiki normal olmaktan oldukça uzaktır.

***

Peki, yetişkin çocuklar için bu döngüyü kırmak kolay mıdır? Bu sağlıksız bağların döngüsünü kırmanıza yardımcı olacak bazı öneriler:

Hangi tür davranışların sizin için kabul edilemez olduğu konusunda anne ve/veya babanıza karşı açık olun.

Net sınırlar belirleyin. Ebeveynleriniz onlara saygı duymaz, doğru tepki vermez veya kendilerini kurban gibi gösterip onları terk ettiğinizi söylerlerse, bu tür tuzaklara düşmekten kaçınmaya çalışın.

Durum ne olursa olsun, olayların nasıl olmasını istediğiniz konusunda anne ve/veya babanızla net ve kararlı bir şekilde konuşmaya çalışın. Bunun yapılacak şeyler arasında en iyisi olduğunu özellikle vurgulayın.

***

Son olarak, tüm bu manipülasyonlar içerisinde geçen yıllarından kaynaklanan acı ve yaraları iyileştirmek için de çaba sarf etmeniz gerekecektir. İhtiyaç duyulduğunda uzman desteği de alınabilir.

Sevgiyle kalın...