Tavşana kaç tazıya tut!

Yayın Tarihi 25 Eylül 2014

ABD’nin Suriye’ye operasyon kılıfı hazır. Adı IŞİD! Operasyon yapıldı yapılacak, Rusya ile anlaşma oldu olmadı. Son olarak Esat krizi aşıldı. Ortak kararla IŞİD yaratıldı ve beslenerek büyütüldü. El Kaide ile bağı oluşturularak ciddi bir tehdit olması sağlandı. IŞİD, Ortadoğu'nun en korkunç terörist örgütü olmayı başardı. Bakıldığında kafa kesiyor, deri yüzüyor. Süpürge operasyonu ile kimseye acımıyor. Dine, dile bakmadan öldürüp geçiyor. Meşhur şovları ise kafa kesme ve kafaya tek tek sıkma usulü ile reklam ve tanıtımları gerçekleşiyor. Dünyaya yayılan IŞİD katliam korkusu her nedense Gazze üzerinden İsrail’e bir türlü yansımıyor. İsrail’in bu süreçte sessiz durması ne anlama geliyor bilinmez. IŞİD'i, IŞİD yapan ülkelerin başında dünya kamuoyunda ülkemizin olması ayrı bir muamma ve geleceği belirsiz bir yol oluşturuyor.

Peki şimdi ne olacak? Aman IŞİD'den kurtarın bizi diye haykıran insanlar silsilesi ile kurtarıcı rolüne bürünen bu aralar dağı taşı bombalayan bir ABD var olmuş vaziyette. “Denize düşen yılana sarılır” misali kurtarıcı ABD bu durumda sahne alacak. ABD'nin şartları ve stratejisi var, “Ben bu işe girer hallederim amma hepiniz bana destek olacaksınız” beklentisi var. Bizim Cumhurbaşkanı hemen her türlü desteğe hazırız dedi. Tezkere geliyor meclise, kabul edilecek ve insanlık bir vahşetten kurtulacakmış.

Bu vahşeti yapanları doğurtan büyüten kimlermiş de kurtarıcı olacaklar kimlermiş? Tavşana kaç tazıya tut! Olan gariban vatandaşlara oluyor. Masum yüzbinlerce vatandaşın hayatına mal olan ve milyonlarca insanın göç etmesine sebep olan menfaat ve çıkarlar ön plana çıkıyor. Sonra da yaratılan canavarla mücadele yetkisi isteniyor ve herkes aman kurtarın diye haykıranların sesini duyduk, harekete geçtik oluyor. Oluşturulan kamuoyu ile ülkemiz ciddi bir Ortadoğu bataklığına çekiliyor. Çünkü sırada Türkiye var… IŞİD yetkilileri ile pazarlık yapıldı mı yapılmadı mı? Bundan önce Musul’daki elçilik güvenlik sorumlusu özel hareketçi memurlar Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun çatışmayın İŞİD’e teslim olun talimatı verdiği için çatışmadıklarını ve rehin olduklarını dile getirdi. Ardından 101 günlük misafirlik sonucunda IŞİD tarafından serbest bırakıldıkları açıklandı. Kah operasyon kah diplomasi hem de terör örgütü olan bir İŞİD ile. Gerçi son iki güne kadar Cumhurbaşkanı terör örgütü demiyordu o da demeye başladı ya Obama Abi sağolsun. Sizce 49 vatandaşımız anlaşma yapılmadan IŞİD tarafından serbest bırakılır mı? Düşünün bakalım bu kadar kelle kesen bizimkilerin kellesini neden kesmedi? Düşünün bakalım…

Çözüm süreci başka bahara kalacak. Kobani'de son günlerde meydana gelen katliamlar ve katliamdan kaçan Kürt kökenli vatandaşların Şanlıurfa, Suruç Mürşitpınar kapısından zorla da olsa Türkiye’ye geçmeleri sonrası insanlık dramları gözler önüne serildi. Kobani ile Suruç bir elmanın iki yarısı gibi olan iki şehirdir. Bu şehirlerde yaşayanların yüzde 80’i akrabadır. Dolayısı ile bu ani göç ile oluşan karmaşa ve Kobani'ye IŞİD'in saldırısını protestolar had safhaya ulaştı. Kobani'ye geçip IŞİD’e karşı savaşmak isteyen yüzlerce genç erkek-kadın harekete geçti. Oluşan durum karşısında vatandaşlar ile karşı karşıya gelen güvenlik güçleri oluşan bu tepkisel tansiyonu düşürmeye çalışıyor ama bitecek gibi görünmüyor. İnşallah bu insanlık trajedisi bir an evvel son bulur ve 3 milyon ülkemizdeki Suriyeli vatandaş da normal hayatına dönerek ülkelerine geri dönerler. Zor ama temenni etmekten başka çaremiz yok.

Kaldı ki ABD kurtarıcı ülke pozisyonunda. Yarın IŞİD'in karşısında mücadele ederken, bu vahşet teröre karşı mücadele eden PKK, PYD güçleri mumla aranacak duruma girmenin çabası içindeler. Bunu başarırlar mı? Hep birlikte göreceğiz. Ama durum göründüğü kadar masum değil. Çok şey çıkacak çok.