Spolitika

Yayın Tarihi 07 Ekim 2019

Geçtiğimiz yıllarda (20 Ocak 2015’de), Belçika Kupası'nda, ligde lider olan Club Brugges ile Mechelen’in karşı karşıya geldiği maçta, iki kez öne geçen Mechelen, Brugges ekibine, uzatma dakikalarında, 90+1'de yediği golle 3-2 yenilerek elendi.

Geçtiğimiz yıllarda (20 Ocak 2015’de), Belçika Kupası'nda, ligde lider olan Club Brugges ile Mechelen’in karşı karşıya geldiği maçta, iki kez öne geçen Mechelen, Brugges ekibine, uzatma dakikalarında, 90+1'de yediği golle 3-2 yenilerek elendi.
    Mechelen'i yıkan golü Mechele attı.
    Altay'ın Altay'ı elemesi, Valencia'nın Valencia'yı eleyen golü atması gibi bir şey!
    Yine geçtiğimiz yıllarda, bundan bir önceki Afrika Uluslar Kupası ilginç maçlara sahne oldu...
    Mali'nin Kamerun ile oynadığı maçta, kadrosunda 3 tane Coulibaly, 2 Traore, 2 Yatabare, 2 tane Diakite vardı! Bu arada 3 tane Traore Burkina Faso'da, 1 tane Traore de Fildişi Sahili'nde vardı!
    1 Koulibaly de Burkina Faso'da oynuyordu!
    Gine'nin Fildişi Sahili ile oynadığı maçta kadrosunda 4 tane Camara, 2 tane Yattara vardı!
    Bu arada 1 Camara da Senegal'de forma giyiyordu!
    Futbolseverlerin genellikle “acaba bu hangisi” diye sorduğunu çok iyi bildiğim Keita adlı arkadaşlar ise neredeyse her takımda vardı (1 tane Mali'de, 2 tane Gine'de olduğu gibi)!
    Doumbia hem Mali'de vardı; hem de Fildişi Sahili'nde...
    Fildişi Sahili'nde 2, Senegal'de de 1 Toure oynuyordu.
    Afrika’da ne kadar Fofana olduğunu ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim!

    “Ya hep siyaset ve toplumsal içerikli şeyler yazan adam bir anda acayip bir moda girmiş” diyenleriniz olmuştur...
    Yaparım arada böyle şeyler…
    Bakalım sporla başlayan bir yazıyı sonuna kadar okuyan siyasetçi ya da politikasever var mıdır veya “bu yazıda mutlaka yine siyaset vardır” diye bunu bile okumayan sporsever var mıdır diye test ederim yani…

    Tabii ki bugün de politika var.

    Kongreler sürecine giren CHP’de “çok kritik” İl Başkanlığı seçimi yaklaşırken, Tunç Soyer ile çok yakın olan Rıfat Nalbantoğlu, Soyer’e “sen bu işlere pek girme; ben herşeyi hallederim” dedi mi, demedi mi?

    Nalbantoğlu kendi mi aday yoksa “Siyasal Davranış Uzmanı” Devrim Barış Çelik’in başkanlığını mı planlıyor?
    Uzun süredir her yerde birlikte görülen Sema Pekdaş-Semra Aksakal ikilisi Sema Pekdaş’ın İl Başkanı olabilmesi için gereken desteği bulabilecekler mi?
    Ersu Hızır İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geri mi dönüyor?

    Sorarım yani…
    Elbette kendime göre yanıtlarım var…
    Siz de bir düşünün bakalım!?