Sosyopatlık çocukluk çağında gelişir

Yayın Tarihi 09 Eylül 2020

Sosyopat kelimesine mutlaka denk gelmişsinizdir. Peki sosyopat nedir ve kimlere denir?

Sosyopat kelimesine mutlaka denk gelmişsinizdir. Peki sosyopat nedir ve kimlere denir?

Sosyopat, bir psikolojik bozukluk nedeniyle karşısındakilerin düşünce ya da duygularını anlama kabiliyetinden yoksun olan kişilere deniyor. Sosyopatlık, bir akıl hastalığı değil, kişilik bozukluğudur.

***

Sosyopatlık ile psikopatlık sıklıkla karıştırılıyor. Her ikisi de birbirine yakın kavramlar olsa da, detaya inince farklılıklar bulunmaktadır. Topluma karşıt davranışlar sergileyen kişileri tanımlamak için kullanılan 'psikopat'lar da sosyopatlar gibi başkalarını önemsemeyen, acıma, pişmanlık, dostluk, aşk gibi duygulardan yoksun olan insanları tanımlıyor. Bu kişiler, empati kurmakta da zorlanırlar. Psikopatinin doğuştan geldiğine inanılırken, sosyopatlığın zamanla ve çevre etkisiyle geliştiği düşünülüyor. Psikopatlar yapacakları eylemleri titizlikle planlıyor, sosyopatlar ise daha plansız ve düşünmeden harekete geçebiliyorlar. Otoriteye her ikisi de saygı duymaz. Ancak psikopatlar, sosyopatlardan farklı olarak saygı duymayışını gizler. Sosyopatlar suç işlemekten ve sıcak savaştan çekinmezken; psikopatlar genellikle ince hesaplarla hedefe koşarlar. Dolayısıyla profesyonel seri katillerin psikopatik özelliklere sahip olduğunu söyleyebiliriz.

***

Sosyopatlık, çocukluk döneminde kendini belli eder ve ancak belirli bir yaşa gelindiğinde teşhis edilebilir. Sosyopatlar, bir kişilik bozukluğuna sahip olduklarının farkında değillerdir. Bu sebeple kendi istekleri üzerine tedavi olma girişiminde bulunmazlar. Sosyopati, ancak çevredekiler tarafından fark edilebilir.

***

Sosyopatlar küçük yaşlarda yaşadıkları sevgisizlik, ilgisizlik, şiddet ve taciz gibi travmatik durumlara maruz kalarak büyüdüklerinde vicdandan yoksun, acımasız birer bireylere dönüşmektedirler. Dolayısıyla bir başkası için sevgi, acıma, üzülme veya şefkat duymaları söz konusu değildir. Özellikle anneden ya da huzurlu bir ev ortamından yoksun büyüyen çocuklarda görülme olasılığı artmaktadır.

Bununla birlikte, sosyopat olan bir kişinin çocuklarının da sosyopati geliştirmesi olasıdır. Çünkü sosyopat olan anne veya baba çocuklarına karşı da ilgisiz bir tutum içine girer ve çocuklarına şiddet gösterir.

Dolayısıyla sosyopati, tedavi edilmediği taktirde, ortaya çıkan durum ve bir nevi kısır döngüdür.

***

Aykırı davranışlar sergileyen sosyopatlar, canları ne isterse onu yaparlar. Öfke kontrolüne sahip olmadıkları için, sıklıkla başka kişilerle çatışma yaşar, kavga eder ve zarar vermekten de çekinmezler. Yalan söyleme hususunda Oscarlık performansa sahip olan sosyopatlar, merhamet veya sadakat gibi duyguları olmayan insanlardır. Kolaylıkla başkalarını manipüle edebilir, kendi düşüncelerine inanmaya ikna edebilirler.

Tehlike ya da risk, sosyopatların sevdiği, hatta zevk aldığı şeylerdir. Analiz yetenekleri bir hayli gelişmiş olan sosyopatlar, genellikle karşısındakinin zaaflarını öğrenir ve bunu kendi çıkarları için kullanırlar. Suç işleme potansiyeli yüksek olan sosyopatlar karşısındaki kişilerin hislerini hafife alır ve çoğunlukla etkileme çabası içine girer. Sağlam arkadaşlıklar kuramazlar, ayrıca insanların onlara karşı tavırlı olmalarını kabullenemez ve güvenilmezdirler. Sosyopatlar yaptıkları kötü bir olaydan hiçbir zaman pişmanlık, suçluluk ya da vicdan azabı duymazlar. Sosyopatlar başkalarına hiçbir zaman değer vermezler, başkalarını bir araç gibi görerek, bağlılık, sadakat ve dostluk bağı kurmaya çalışmazlar.

***

Sosyopatların tedavisi oldukça zordur hatta bazen de imkânsızdır. Bu tür insanları iyi analiz etmek gerekmektedir. Bozukluğun altında yatan sebepler çok iyi araştırılarak ona göre bir sağaltım şekli seçilmelidir. Şayet bozukluğun altında madde bağımlılığı, depresyon ya da duygu değişimi gibi sebepler yatıyorsa, tıbbi destek gerekir. Ancak sosyopatlar her meseleyi farklı şekilde çözmeye çalıştıkları için ve kesinlikle hasta olduklarına inanmadıkları için tedavileri ne yazık ki zorlaşmaktadır. Terapi sürecinde motivasyon çok önemlidir. Özellikle bilişsel fonksiyonlar geliştirilmeli, sosyal ve ahlaki davranışlar konusunda yönlendirmeler yapılmalıdır.