Sosyal medya “düşkün”ü başkanlar

Yayın Tarihi 11 Mart 2021

O kesim lehinde hiçbir şey yapmadıkları halde, neredeyse herkesin, yılın sadece tek bir günü toplumun bir bölümüne yaranma savaşına girdiği günlerden biri daha geride kaldı.

 

Gazetelerde, sosyal medya platformlarında pembe pembe mesajlar yayınlamak, metrolarda otobüslerde kadınlara karanfil dağıtmak vesaire gibi şeyler ne kadar “yararlı” ise, kadınların gelecekleri de o kadar kurtuldu(!)

 

Bu “Kadınlar Günü”nün en çok hatırlanacak şeylerinden biri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Meral Akşener ile Pervin Buldan isimlerini bir araya getirdiği mesajıydı.

 

(Oradaki o “nezdinde” sözcüğünün falan çok alakasız olduğunu, yanlış kullanıldığını bir tarafa bırakalım) Çok doğal olarak etraf karıştı, tabiidir ki İYİ Partililer çok sert tepki gösterdi, elbette Millet İttifakı’nda derin bir çatlak daha oluştu.

 

Ekrem İmamoğlu bunun böyle olacağını çok iyi biliyordu.

 

Kişisel hesabından o tweet at(tır)ılıken, İYİ Partideki arkadaşların hiç ses çıkarmayacağı mı zannediyordu yani?

O tweet yazılırken ve atılırken, İYİ Parti’nin sağda mı, solda mı olduğu bilinmiyor muydu?

 

Hadi atıldı, neden (bir şekilde) “telafi” yoluna gidilmedi; birkaç kişi daha fazla insan kızdırılsın, “CHDP” diyenlerin sayısı iyice yükseltilsin (yani siyaseten biraz daha fazla düşman edinilsin!) diye mi?

 

Başkasının ne düşündüğünü bilmem; ama, 40 yıllık bir gazeteci olarak ben şahsen Ekrem beyin bu mesajının sadece bir “kadınlar günü” mesajı olmadığından eminim.

 

Tam da liderleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP konusunda ağır ithamlara uğradığı bir dönemde ve “Millet ittifakı”nı bozmak için saldırılar var” diye yakındığı günlerde böyle bir “girişim” çok manidar.

 

***

 

Sosyal medyayı düğünlerde, asker uğurlamalarında ellerinde kullanmayı iyi bilmedikleri silahla havaya kurşun sıkan adamlar benzeri kullanan Belediye Başkanları türedi son zamanlarda.

 

Sosyal medya platformu bizim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in (ve tabii ki CHP’nin!) de aleyhine dönen bir silah haline geldi mesela…

 

Başkan’ın zorlandığı için pancar gibi kızarmış haliyle koşulara katıldığının fotoğrafları...

Metro vagonunda herhangi bir yolcu görüntüsünde “haberi yokmuş gibi” çekilen kasketli fotoğrafları

Depremde her şeyini kaybetmiş insanlara çorba dağıtırken çekilmiş fotoğrafları...

Sosyal medyada alay konusu olan bu paylaşımlar yetmezmiş gibi, tam da Tunç Soyer’in “Belediye’yi HDP’lilerle doldurduğu”nun konuşulduğu günlerde, bir sosyal medya skandalı patlamıştı... “Herkesin başkanı; kuşların bile!” gibi Kaf Dağı’nda üretilmiş kadar gerçeklikten kopuk romantiklikteki sloganlarla gülünçlük ile zavallılık arasında gidip gelen şu “yem verme mesajı skandalı”! (Soyer'in kuşlara yem atma görüntüleri ile birlikte "Her sabah belediyeye gelirken durup kuşları beslediğini biliyor muydunuz @tuncsoyer" diye bir paylaşım yapılmış, hemen ardından Soyer'in resmi hesabından "Sadece insanların değil İzmir'deki bütün canlıların başkanı Tunç Soyer başkanımız" şeklinde kalp işaretiyle süslü bir yorum yapılmış, doğal olarak da olaya şahit olan herkes Soyer’in trol hesabından kendini överek, kendi kendine reklam yaptığını savunmuştu!) (Bu olay “trol” sözcüğünden başka bir şey bilmeyen bizim ortamlarda pek kullanılmasa da “sock puppet” denen kavram ile daha iyi ifade edilebilir)

 

Birkaç defadır vurguladığım gibi, yine aynı konuya dikkat çekeceğim;

Mansur Yavaş böyle şeyler yapıyor mu?

Hiç Ankara tarafında böyle CHP’ye zarar vermek üzere hazırlanmış gibi görünen, CHP aleyhine kullanılabileceği en başından belli olan ve üstüne üstlük CHP’nin kendi elleriyle seçtiği adamlar tarafından hazırlanıp altın tepsi içinde karşı tarafa sunulan kozlar gördünüz mü?

 

Demek ki “çeşit çeşit” “başkan” var!