Son fuarımız üzerine…

Yayın Tarihi 08 Eylül 2020

Son yazımda İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ne kadar önemli olduğunu yazmış ama içinde bulunduğumuz küresel salgın koşullarında kesinlikle açılmaması gerektiğini vurgulamış, dünyanın  her tarafında bazıları asırlardır yapılan organizasyonların bile iptal edildiğine dikkat çekerek fuarımızın açılmasına hayret ettiğimin altını çizmiştim...

Son yazımda İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ne kadar önemli olduğunu yazmış ama içinde bulunduğumuz küresel salgın koşullarında kesinlikle açılmaması gerektiğini vurgulamış, dünyanın  her tarafında bazıları asırlardır yapılan organizasyonların bile iptal edildiğine dikkat çekerek fuarımızın açılmasına hayret ettiğimin altını çizmiştim...

Girişlerin kontrol altında tutulacağı söylemine karşı “metro vagonlarındaki ve belediye otobüslerindeki kontroller gibi mi?” diye, fuara aynı anda 40 bin kişiden fazla alınmayacağı yolundaki açıklamalara karşı “neden 30 bin ya da 50 bin kişi değil de, 40 bin; ölçüt ne ve bunu kim belirliyor?” diye, “ateş ölçümü yapılacağı” açıklamalarına karşı da “40 bin kişiye mi?” diye

(“40 bin kişi çarpı fuarın açık olduğu gün sayısı = Kaos” olduğu için!) sormuştum ...

Açanların düzeyini bilemem ama “aklın yolu bir...”

Benim yazımın ardından, 1 gün sonra da İzmir Tabip Odası, fuarımızın açılmasının bir hata olduğu yolunda görüş bildirdi.

Açıklamada; “Daha önce ilimizde düğünler, spor ve bilardo salonlarının, sinemaların açılmasından dolayı duyduğumuz kaygıyı 04.09.2020 tarihinde açılışı yapılan ve beş gün açık tutulacağı belirtilen, İzmir Enternasyonal Fuarı için de duyuyoruz. Birçok toplu organizasyon, salgının büyümemesi için iptal edilirken İzmir Enternasyonal Fuarı'nın açılması bizi salgının yayılması açısından ciddi olarak kaygılandırmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni, toplum sağlığını göz önünde tutarak İzmir Enternasyonal Fuarı’nın açılması kararının uygulanmasından vazgeçmeye davet ediyoruz” görüşlerine yer verildi.
Ama yazmıştım ya; pandeminin başladığı günlerde büyük bir umursamazlıkla kokteyllere bile katılmaya devam eden adam böyle şeylere kulak verir mi!

Neyse…

Daha düne kadar fuar için uluslararası niteliği zayıflıyor diye eleştiriler yapılır, “gittikçe panayırlaşıyor” diye kaygılanılırdı!

Kastedilen şey, fuarın “asıl aktör”leri olan yabancı ülkelerin ilgisinin azalması, buna karşılık öteberi satan yerli katılımcıların gittikçe hızlı bir ivmeyle artmasıydı.

Geçenlerde, fuarın açılmasının bir gün sonrasında, 5 Eylül Cumartesi günü belediye basın birimi tarafından Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in fuarı ziyaret ettiği haberi paylaşıldı; fotoğraflarda tek bir ülke pavyonunun (ya da standının) görüntüsü yoktu!

11 fotoğrafın tamamı da başkanı zaten her gün gördüğü adamların, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Metrosu , İZBAN vesaire gibi sen-ben-bizim oğlan türü standlardan, tahta kaşık, baharat, künefe, çerez gibi şeyler satan yerlerdendi!

Yani aslında bütün görüntüler, zihniyetin nereden nereye geldiğini kanıtlayan birer fotoğraf niteliğindeydiler!

Ne diyelim; Allah kurtarsın.