Soma için ağıt…

Yayın Tarihi 20 Mayıs 2014

Acıyı en iyi şiir dile getirir. Soma kömür ocağındaki yüzlerce emekçinin öldüğü facia için her şey söylendi. Hukuk devreye girdi. Ceza devreye girdi. Yazdık çizdik. Bu arada acıyı yüreğinde hisseden şairler de vardı.

“Ölü ve yaralı, dolu ocakta

gözü yaşlı, bebeleri kucakta

mağdur olan, kentte köyde bucakta

ben ölmüşüm, yas tutsanız ne fayda”

Rahmetli Mahsuni Şerif ağıtlarını teybe okur, sonra tek sayfalık kağıtlara bastırır, trenlerde Anadolu’yu karış karış dolaşarak hem söyler hem halkın acılarını paylaşırmış. Kendisi anlattıydı, yurtdışına gitmek zorunda kalmadan önce böyle hep halkın içindeymiş. Yaşasaydı Soma için de ağıt yakardı muhakkak.

* * *

“kurban olayım yüzündeki çamura

kan karışmış kazandığın hamura

akan terin bugün dönmüş yağmura

yeni çorap giydirseler ne fayda”

Basından öğreniyoruz, sanatçılar Soma’ya gidiyor ve madenci ailelerini ziyaret ediyor, acılarını paylaşıyorlar. Herkes Soma’ya gitti. Şimdi sıra sanatçılarda. Kimse sanatçılar kadar madencileri anlayamaz, kimse onların acısını dindiremez. Edip Akbayram, Yavuz Bingöl, Öykü Gürman, Halil Sezai, Mehmet Gümüş, Onur Akın Soma’ya gidip sanatçılardan bazıları.

“kocası ocakta, sevgili ağlıyor

o gözyaşı ciğerleri dağlıyor

insan olan adam kara bağlıyor

ah ! vah! ile bayrak inse ne fayda”

* * *

Ünlü sanatçılar yanında bir de halkın arasında, mütevazi yaşamları ile ağıt yakan halk sanatçıları vardı. Bunlardan biri Serdari idi. Bugünkü köşe yazımı Aşık Serdari’nin Soma ağıdına ayırdım.

“işçilere yürüyüşü yasakla

sana oy deposu, kandır da sakla

öleni gör utanmayan yüzünü akla

kara elmas, altın olsa ne fayda”

Serdari ne fayda derken bir hakikati dile getiriyordu. Biz artık felaketler yaşanmadan önce ne gerekiyorsa bütün tedbirleri almalıydık. Yoksa cezalar, tazminatlar hiç biri ölenleri geri getirmeyecekti.

“işçiye sendika sakın kurdurma

taşeronun işlerini durdurma

Serdari kaşımayı sürdürme

bundan sonra yeter desen ne fayda”

Sanatçılar Haziran ayında geliri Soma’ya bırakılmak üzere konserler verecekler. Benim önerim ve çağrım, bu konserlerin yurt dışından sanatçı daveti ile uluslar arası yapılması. Live Aid konserlerini hatırlayalım. Ne müthiş uluslar arası sanatçı dayanışması idi.

Aşık Serdari “Burası bir vatan, ben bir vatandaş” adlı bir şiir kitabı çıkardı. Serdari mahlası idi. O da Aşık Mahsuni gibi trenlerde değilse bile, kent içi metro yolcu vagonlarında gençlerle şiirlerini paylaşıyor.

İyi ki varlar. Halk şairleri olmasa biz ne yapardık. Acılarımızı nasıl dile getirirdik. Şairler de olmasa gerisi ne fayda!