“Sokak yasağı” notları

Yayın Tarihi 13 Nisan 2020

“Sokağa çıkma yasağı”nın ilk dakikalarını yazmakla zaman kaybetmeyeyim. Hepimiz yazdık, çizdik, izledik, yorumladık.

“Sokağa çıkma yasağı”nın ilk dakikalarını yazmakla zaman kaybetmeyeyim.

Hepimiz yazdık, çizdik, izledik, yorumladık.

Yasağın duyuruluş şekline elbette itirazım var

Zaten, “en ideal biçimde böyle duyurulabilir” diyen de yoktur herhalde.

(Siyaset gereği inanmadan, inadına söyleyenler hariç)

Neyse, işte notlarım:

* En muhalif yayın organları bile haberi (iktidarın lehine bir biçimde!) yanlış verdiler; fırınların açık olacağı bildirilmesine rağmen panik oluştu dediler Ama öyle değildi, hepimiz şahidiz ki; İçişleri Genelgesi, insanlar sokağa döküldükten çok sonra yayımlandı.

* CHP’li belediye başkanları yasağı TVlerden öğrendik, fırıncılar bile bizden önce biliyormuş! diye yakınıyorlar Bizim sözcümüz ve savunucumuz olsunlar; bizi yönetsinler diye seçtiğimiz adamlar en küçük bir krizde hemen ağlamaya başlayacak kadar zayıflar, siyaseten çok güçlü olsaydınız da öğrenseydiniz! Güçlü değilseniz, siz de her vatandaş gibi TVlerden öğrenirsiniz.

* Fırıncı dedim de yazmadan geçemeyececeğim; başta bizim İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerin çoğu halkımızı yalnız bırakmayacağız falan diye bağrıştılar, ekmek dağıtacağız diye naralar attılar Ben şahsen 2 gün içinde ne görevli belediyeci gördüm, ne de ekmek!

Mitingler sırasında slogan sesi duydukları meydanların en az 3-4 cadde uzağından geçmeye dikkat eden zamane gençlerimiz, boş sokaklara çıkıp (kendi kendilerine) delikanlılık şovu yapma konusunda gerçekten çok iyiydiler!

*  Cezalara itiraz eden vatandaşların durumunu TVlerde acı acı gülerek izledim, hatta çalışma odamda yazımı yazarken, kendilerine yazılan cezalar üzerine çılgına dönen bazı vatandaşların canhıraş bağırışları kulağıma kadar geldi. Sevgili kardeşlerimin neden bu kadar bağırdığına hayret ettim; aylardır herkes kendilerine evde kalmaları için yalvarmışlardı; dinlemediler, bedelini ödediler!

Yazının sonunda da şu notum var;

Devletin 1 Nisan şakası!

“Coronavirus ile savaş” döneminde Bakan Berat Albayrakın anlı şanlı” bir biçimde açıkladığı “Temel İhtiyaç Desteği Kredisi için kamu bankaları Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıf Bank ilk cevapları vermeye başladı ve benim sevgili milletim bir kez daha dumura uğradı! 10 bin liraya kadar verileceği duyurulan çok avantajlı krediler için 5 bin, 7 bin 500 ve 10 bin seçenekleri varken, olumlu yanıt alabilen vatandaşların çoğu, (elbette aralarında bizzat tanıdıklarımda var; aylık hane halkı gelirleri 5 bin liranın altında olmasına ve başka hiçbir yere borçlu olmamalarına rağmen!) “3’er bin lira uygun görüldüğü” mesajıyla karşılaşıp şok oldu . O kadarcık para kimin hangi işini görecekse! Bakın ben sosyal medyada söylenenleri söylemiyorum; sadece şunu söylüyorum;  başvurular 1 Nisan’da başlamıştı; devlet baba vatandaşa 1 Nisan şakası yaptı herhalde!