Sizce Hasretlik nedir?

Yayın Tarihi 26 Temmuz 2017

Kimsenin hasreti, kimseye benzemez, ama adı hasrettir işte. Kendi içinde de sayısız hüznü barındıran…


Kimimiz bahara hasretken, kimimiz ebedi diyara göçmüş yakınlarımıza, kimimiz de peşimizi bırakmayan geçmişimize…

 

Herkes özler! 


Kimileri kalbine, kimileri beynine, kimileri defterlerine yazar hasretini…

 

Ne hasretler vardır kapalı kutularda, gizli sayfalar arasında kim bilir kaç mektup vardır okunmamış, açılmamış ve üzeri kapanmış ya da kapatılmış olan. 

 

Genelde hep aşklarımızdır hasret hastalığına tutulan.

 

Zira her an ne düşündüğünü, ne yaptığını merak ettiğimiz, hangi yollardan geçip, nerelerde bulunacağını hesap ettiğimiz, onu az da olsa görebilme umudunu her zaman taşıdığımız sevdalarımız vardır ya; işte bu kaçan sevdalarımız üzerine yazılan, sebebi yüzlerce ayrılık hikayelerinin ardındaki sırlarımızdır hasretimiz.

 

Kimi gün radyoda çalan şarkının ardından büyükbabalarımız, büyükannelerimizin aziz hatıralarının şarkının bitimine doğru gözlerimizde bıraktığı göz yaşıdır hasretlik.Hoş bir seda bırakıp gittikleri hayatlarımızda, hepsinin özlemi her geçen gün ayrı ayrı ayrı sızlatmaktadır yüreklerimizi.

 

Çünkü bundan böyle kollarını kocaman açarak sarıldığın ve kokusunu derin derin içine çektiğin, onlar yoktur yanında. Ve onların olmadığı çoğu zaman da içine derin bir nefes çekmek mümkün değildir artık. Hayatın boyunca alışmak zorunda kaldığın şiddetli bir astım gibi seninledir ve her nefes alışında biraz daha fazla hasret biner yüreğine…

 

Bir onlara hasret kalırsın, bir debirlikte soluduğun havaya, derin derin içine çektiğin kokusuna…

 

Diğer yanda dostlarımız vardır. Onları da çok uzun zamandır görmüyoruzdur. Aradaki mesafelerin çok kısa olmasına, aynı yollardan geçilmesine, aynı manzaranın seyredilmesine, zaman zaman aynı mekanlara gidilmesine rağmen, hatta bir bakış mesafesine kadar yakın olunmasına rağmen görüşemediğimiz bu dert ortaklarımızla yaşanan bu olmamışlık, bu ayrılık nasıl açıklanır sizce? Bunun sebebi de mi hasretliktir?

 

İşte insan denilen bu varlık, ne yazık ki her zaman sevdikleriyle birlikte olamayabiliyor bu dünyada.

 

Böylece gidenlerin ardından çaresizliğin ne kadar zor olduğunu anladığın zamana denk geliyor hasretlik.

 

Ve o an yalnızlığı içine sindirmeye çalışırken, bedeninin sevdiklerinin yanında, ruhunun ise çok uzaklarda olduğunun farkına varmanla artıyor içindeki sessizlik.

 

Bu sessizliğin cevabı da, özlediğinde gidememek oluyor sevdiklerine.

 

Hasretlik de gelip gidememe arasında yaşadığımız yalnızlığımızı her geçen gün arttıran bir kavramdan öteye gidemiyor nedense.