Siyasette ahlak

Yayın Tarihi 26 Haziran 2014

Siyaset hayatın bir parçasıdır. Her ne kadar siyasetten uzak dursakta hayatımızın bir parçası haline gelmesine engel olamıyoruz. Ben anlamam desenizde siyasetin tam göbeğinde olduğunuz aşikar ortaya çıkar. Ülkemizin jeopolitik bir durumda olması, zaten ülkede yaşayan herkesi siyasetle direk bağlantılı duruma sokuyor. Bu vesile ile hepimizin siyasetteki ahlak kavramına değinmemiz gerekir diye düşünüyorum. Soran, sorgulayan, hak arayan, haksızlığa karşı duran, duruş sergileyen zihniyetimizin ön plana çıkmasından yana fikirlerimizi birleştirmekten bahsediyorum. Kısacası siyasette ahlakın inşasından bahsedelim istiyorum.

Siyasette ahlak unsuru ön plana çıkan ülkelerde vatandaşın ciddi refahı mutluluğu ve memnuniyeti çok net gözlemleniyor. Siyaset ekonomik kalkınma sanatı veya işi değildir. Siyaset ideolojik görüşlerin ortaya konduğu ve insan kavramı üzerine montelenmiş hizmet kurgulamalarıdır.

Ahlaksız siyaset kavramı; Son zamanlarda duyduğumuz gördüğümüz sık kelimelerden biridir. Ana amacının dışında farklı amaçlarla siyaset yapan bireyler için kullanılan bu kelime kişilere endeksli kelimelerdir.

Gel gelelim bu ahlaksız siyaset bezirganlarına. Kim bunlar ilk başta hırsızlık yapanlar. Rüşvet yolsuzluğa bulaşanlar. İşçi emekçi ve garibanın ekmeği ile oynayanlar. Kim bunlar? Hizmet üretmeyen dedikodu üreten mevki makamının gücü ile insanları sömüren kandıran ahlaksız işlere bulaşanlar. Sokağa koruma orduları ile çıkanlar. Sokakta defalarca saldırıya uğrayanlar. Üstündeki apoletler ve görev kispetini kullanarak etrafına zulmetmek.

Kim bunlar hizmet etmek için geliyoruz deyip, hizmetçiye sarkanlar. Tecavüzcüler. Irza geçenler. Kim bunlar. Yalan dolan yalakalık,yalamalık yapanlar. Kim bunlar para ile hertürlü hokkabazlık yapanlar. Kim bunlar şeref namus ve ideolojisini para mevki makam için satanlar. Kim bunlar inandığı mücadele ettiği arkadaşlarını arkadan vuranlar. Kim bunlar aynı çatı altında aynı aile bireylerine zulmetmek, Onları düşman gibi görmek. Kim bunlar kendinden başka kimseyi düşünmeyen egoist çıkarcı kişiler. Kim bunlar her şeye ekonomik yönden bakanlar. Kim bunlar ülkenin menfaatini düşünmeyenler. Kim bunlar bu ülkede yaşayanları insan yerine koymayanlar. Kim bunlar halka aptal muamelesi yapanlar.

Ahlaklı siyaset yapıldığı gün bilin ki biz çağdaş bir ülke olmuşuzdur. Bilin ki ahlaklı siyaset yapıldığında işçi ve emekçinin ekmeği ile oynanmayacaktır. Bilinki ahlaklı siyaset yapıldığında ülkenin milli refah düzeyi 20-30 bin dolarlara çıkacaktır. Bilin ki ahlaklı siyaset yapıldığında bir ilçenin belediye başkanı bile sokağa tek başına çıkacak halkın arasında korkusuz dolaşacaktır. Bilin ki ahlaklı siyaset yapıldığında çevremizdeki herkes, herkesim, biri birinin hakkına hukukuna saygı gösterecek. Ülke savunması birlik beraberlik içinde yaşanacak ve koruma kalkanı halk tarafından oluşturulacaktır.

Peki, ahlaklı siyasetin yapılması mümkün mü? Pek mümkün gibi görünmüyor. Dünya nimetleri kişisel hırs ve ego tatmini ile sınanan, insanoğlu bu kişisel yapılarından vaz geçip, gerçek insan olma durumlarına dönerler ise elbette ki mümkündür. Kısacası inancın samimi ve gerçekçi boyutta anlaşılıp yaşanması ve ahlak kavramının insanların hakkına, hukukuna, tecavüz olmadığı anlayışı ile mümkündür. Sözümüz herkese ve her kesime elbette değil. Ahlaksız siyaseti kendine şiar edinenleredir. Kim mi bunlar onlar kendini bilir…

NOT; Mücadelemize ortak olan katkı koyan kişilerin ekmeği ile oynayan, emekçi garibanlara zulmeden, eziyet eden ekmekleri ile tehdit eden zihniyeti alçakça buluyor ve kınıyorum…