Sivas’taki Kız Köprüsü'ne kepçe vurdular

Yayın Tarihi 24 Ağustos 2020

Sivas’ta bulunan Kız Köprüsü bölgenin önemli kültürel varlığıdır. Osmanlı döneminde Divriği’yi Ziniski-Sincan-Yağbasan-Karabel üzerinden Sivas’a bağlamak için yaptırılmıştır.

Sivas’ta bulunan Kız Köprüsü bölgenin önemli kültürel varlığıdır.

Osmanlı döneminde Divriği’yi Ziniski-Sincan-Yağbasan-Karabel üzerinden Sivas’a bağlamak için yaptırılmıştır.

Lakin Sivas’ın Divriği ilçesindeki Kız Köprüsü’nün onarımını yapan müteahhit firma, 800 yıllık tarihi köprünün üstüne iş makinası çıkararak neredeyse bir tarihi yok edecekti.

Firma "Büyük taşlar vardı, o nedenle iş makinasıyla çalışmak zorundayız" savunması yaparken, arkeologlar başta olmak 7’den 70’ e herkes duruma tepki gösterdi.

Restorasyon uzmanlarının ve yetkili mimarın başında olmadan taşları kaldırma işinin işçilere bırakılması tam da bizlere uygun trajikomik bir durum.

Şükürler olsun ki konu sosyal medyada gündeme geldi.

Yoksa 800 yıllık tarih kaybolup, gidecekti.

Yakın zamanda Galata Kulesi’nde yaşananlar, şimdi de Kız Köprüsü’nün durumu hepimizin içini acıtmakta.

Restorasyon çalışmalarına mukavemet sorunları belirgin olan böyle tarihi bir köprü üzerinde iş makinesi çıkartıp çalışılması hiçbir gerekçe ile kabul edilecek bir durum değildir.

Vatandaş olarak bizlerin bu tip konularda daha hassas ve duyarlı olma zamanımız gelmiş hatta geçmiştir.

Tarihi eserleri hırpalayan, deforme eden bu tarz çalışmaların önüne geçmek her vatan evladının bu ülkeye borcudur.

İhmali olanlar hakkında suç duyurusunda bulunmak, idari soruşturma başlatmak, konuyu yakından takip etmek ve ihmali olanlar için idari işlem uygulamaları yapılacağına dair sözler artık inandırıcı ve gerçekçi değildir.

Galata Kulesi’nde hilti ile duvarı delmek, Kız Köprüsü’nün üzerine iş makinesi çıkarmak restorasyon ise batsın böyle restorasyon.

Göz göre göre gözümüz gibi korumamız gereken değerlerimizi yanlış uygulamalarla kaybedeceksek bu halleriyle kalmaları inanın daha mantıklı.

Bu yapılanlar tarihe karşı işlenen cinayet aslında.

Bu denli değerli bir anıtın onarımına üzerine kepçe çıkarılarak, tarihi taşları sökerek başlanıyorsa bu işte gerçekten çok garip bir durum var.

Modernizm altında yıkılan bu kültürel miraslar için “daha iyi nasıl koruyabiliriz?” diye çalıştaylar yapılmalı ve kültürel mirası koruma gönüllüleri bu işe bir an önce el atmalıdır.

Diğer yandan devletin de bu işe el atma zamanı gelmiştir.

Kontrol ve denetim mekanizmaları niye çalışmaz Allah aşkına!

Her şeyimiz neden sözde kalıyor bizlerin?

Böyle nadir eserlerin müteahhit firmalar tarafından yok edilmesi kısa tabirle çok vandalca…

Yarınlara bırakılabilecek, toplumların geçmişlerini ileriye taşıyabilecek kültürel mirasları da yok edecek kadar gözümüzü kararttıysak yazık bizlere…

Bazen bu kadar acımasız ve gaddar olan biz insanların bu yaşadığımız dünyayı pek haketmediğimizi düşünmekteyim.

Bu nedenle karşılıksız herşeyi bizlere sunan yaşam karşısında bizlerin yaptıkları için “Vandal” yaklaşımında bulunmak az olsa gerek…

Öyle değil mi?