Sivas Katliamı'nın üzerinden 24 yıl geçti...

Yayın Tarihi 05 Temmuz 2017

2 Temmuz 1993, aydınlığın karanlığa, sevginin nefrete yenildiği günlerden biri...

Bundan 24 yıl önce gözü dönmüş bir kitle, kötülüğün sınır tanımazlığını göstermişti bizlere.

Sivas'ın göbeğinde 35 kişiyi yakarak katlettiler.

Adalet beklenen her yıl boşa geçti, bir kez daha yapanın yanına kaldı.

Peki ne olmuştu 24 yıl evvel?

Sivas'ta 4. Pir Sultan Abdal Şenlikleri vardı.

Lakin, Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas'a gelen birçok aydın daha şehre gelmeden hedef gösterilmişti.

2 Temmuz günü yerel gazetelerde kullanılan sözler, olacakların habercisi gibiydi.

Akşam saatlerinde ise gözü dönmüş kalabalık Madımak Oteli'nin önündeydi.

Aydınların dışarı ile iletişimini sağlayan tek araç telefondu.

Hatta rahmetli Erdal İnönü arandı. Gereken önlemin alınacağını söyleyen İnönü, azalan umutları biraz olsun tazelemişti. Lakin kalabalığın öfkesi dinmiyor, topluluğu sakinleştirmek adına konuşan Belediye Başkanı 'Gazamız mübarek olsun' sözüyle adeta çığırtkanlık yapıyordu.

Bundan sonra olacaklar kitle psikolojisinin sonuçlarıydı.

'Cumhuriyet Sivas'ta kuruldu, Sivas'ta yıkılacak' , 'Laiklere ölüm' , 'Yaşasın şeriat' ve 'Sivas Aziz'e mezar olacak' sloganları, aslında hedefin sadece Aziz Nesin olmadığını anlatır gibiydi.

Önce yağmalama sonra ise 'yakın ulan yakın' sesleri ve tekbirlerle çevredeki araçlar ateşe verilmişti.

Aziz Nesin'in dediği gibi ateşin kızıllığı, dumanın siyahlığıyla birleşip çevreyi sarmıştı.

Her şey kısa zaman zarfı içinde olup bitmişti.

Bugün bile yeri doldurulamayan 33’ü aydın olmak üzere 35 can katledilmişti.

Kimler yoktu ki içeride?

Metin Altıok vardı içerde, Asım Bezirci, Behçet Aysan vardı.

Birimize bir şey olursa kalanlar ne yapar diye sorulduğunda, 'Kalanlar, ölenler için şiirler yazar' denilerek bekleniyordu ölüm.

Dava 13 Mart 2012'de zaman aşımından dolayı düştü.

Dönemin Başbakanı “Hayırlı olsun” dedi, başka bir şey demedi. Ve o davadaki birçok sanık daha sonra milletvekili oldu. Bazı sanıklar firar etti, yıllarca bulunamadı.

Madımak Oteli bir türlü utanç müzesi haline getirilemedi. Bu sebeple 24 yıldır da kara duman tütmeye devam ediyor ne yazık ki...

Bu kara leke hafızamızda ve vicdanlarımızda kolay kolay kapanmayacak bir yara açtı.

24 yıl önceki katliamın hesabının sorulmadan da bu yara kolay kolay kapanmayacak gibi...