Sis

Yayın Tarihi 07 Ocak 2014

İstanbul’dan geliyorum, her yer sis.¶

İstanbul sis altında. Marmara, Ege sis altında. İzmir sis altında.

Türkiye sis altında. Kafam karmakarışık. Neler oluyor ülkemde. Yalanlar, yolsuzluklar, iki yüzlülükler, doğa ile birlikte anlaşmışlar sanki, toplumsal alan da sis altında.

Hani böyle durumlarda ben şiire sığınırdım ya, işte yine imdadıma şiir yetişti. Bu kez Tevfik Fikret “Sis” şiiriyle kafamdaki dumanı dağıttı. Siz de okuyun, iyi gelecektir.

“Sarmış ufuklarını senin gene inatçı bir duman, beyaz bir karanlık ki, gittikçe artan

ağırlığının altında herşey silinmiş gibi, bütün tablolar tozlu bir yoğunlukla örtülü;

tozlu ve heybetli bir yoğunluk ki, bakanlar onun derinliğine iyice sokulamaz, korkar!

Ama bu derin karanlık örtü sana çok layık; layık bu örtünüş sana, ey zulümler sahası!

Ey zulümler sahası... Evet, ey parlak alan, ey facialarla donanan ışıklı ve ihtişamlı saha!

Ey parlaklığın ve ihtişamın beşiği ve mezarı olan, Doğu'nun öteden beri imrenilen eski kraliçesi!”

Kandilli rasathanesi doğada görülen sisin stratüs bulutunun yeryüzünü kaplaması ile oluşan bir meteor olduğunu söylüyor. Sis olayında yatay görüş mesafesi 1 km üzerinde olursa buna da “Mist” deniyormuş.

Bir sis, bir mist.

Doğadaki sis olmasa bile önümüzü görebiliyor muyuz sanki!

 

“Ey tutulmayan vaatler, ey sonsuz muhakkak yalan, ey mahkemelerden biteviye kovulan 'hak'!

Ey en şiddetli kuşkularla duygusu körleşerek vicdanlara uzatılan gizli kulaklar;

Ey işitilmek korkusuyla kilitlenmiş ağızlar. Ey nefret edilen, hakîr görülen milli gayret!

Ey kılıç ve kalem, ey iki siyasi mahkûm; ey fazilet ve nezaketin payı, ey çoktan unutulan bu çehre!

Ey korku ağırlığından iki büklüm gezmeye alışmış zengin - fakir herkes, meşhur koca bir millet!

Ey eğilmiş esir baş, ki ak-pak, fakat iğrenç; ey taze kadın, ey onu takibe koşan genç!

Ey hicran üzgünü ana, ey küskün karı-koca; ey kimsesiz; avare çocuklar... Hele sizler, hele sizler...

Örtün, evet, ey felaket sahnesi... Örtün artık ey şehir; Örtün, ve sonsuz uyu, ey dünyanın koca kahpesi!”

Tevfik Fikret çok kızmış besbelli ki. Biz de mi kızsak ve toplumsal sis altında uyusak.

Bir ses duyuyorum. Meydanlardan, sokaklardan geliyor. Sis dağıtmaya geliyor.