Sesimi duyan var!

Yayın Tarihi 25 Kasım 2020

“Sesimi duyan var mııııııı?” Depremde göçüğün altında kalan insanımızın yaşama tutunma sesiydi bu seslenişi.

“Sesimi duyan var mııııııı?”

Depremde göçüğün altında kalan insanımızın yaşama tutunma sesiydi bu seslenişi. Bir can daha kurtarmanın heyecanı ile çalışan kurtarma ekipleri parmaklarını ağızlarına götürüp hep birlikte “susssss” işareti yaparlar. Birden sesler, fısıltılar kesilir ve kulaklar molozlar arasından gelecek bir sese odaklanır. Ve yıkıntılar arasından o ses duyulur: “Sesimi duyan var mııı?”

Ve kurtarma başlar!

***

Gazeteci de yazar bunu ve başkalarını. Gazeteci de sesini duyurmak ister. Yazısını okutmak istemesi sesi duyulsun diyedir. Yazı sestir çünkü, sesleniştir. Gazeteci kime seslenir, bazen bir yetkiliye, bazen sıradan bir insana, bazen kendi kendine söyleşir.

***

Deprem ve afetlerde eğitimin önemini belirten çokça yazı kaleme aldım. Her konuda olduğu gibi deprem öncesi, deprem sırasında ve deprem sonrası yapılacaklar konusunda hemen her insanımızın bir Afad, bir Akut elemanı kadar olmasa da eğitimli olması gerektiğini belirttim. İşi ciddiye aldım ve “eğitim şart” dedim.

***

Veee sesimi duyan oldu! Belki de benden önce aynı şeyi düşünenler oldu. İyi ve doğru düşünülüp hayata geçsin de kim önce düşündüyse önemi yok.

İçişleri bakanlığı 2021 yılını “afet eğitim yılı” ilan etti!

Bu ilan çerçevesinde bu yılın sonuna kadar bütün illerimizde, İzmir’de, Manisa’da Denizli’de, Aydın’da, Balıkesir’de, Uşak’ta, Afyon’da, Kütahya’da…81 ilimizde “İl Afet Planı” yapılacak ve bitirilecek.

Yaşasın: Milyonlarca insana afet eğitimi verilecek! Yüzbinlerce afet çantası dağıtılacak.

Ne güzel, işte bu!

Keşke afet olmasa, keşke deprem olmasa, keşke yangınlar, seller, tsunamiler, heyelanlar, grizular olmasa. Mademki doğa ile uyumlu yaşayacağız, doğanın gerektirdiği yaşam pratiğine ulaşacağız ve doğa bizi bağrına basacak.

AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı) yaptığı çalışmaları düzenli olarak açıklıyor. Buna göre 1999'dan bu yana 27 bin kişiye arama kurtarma eğitim verilmiş. Şüphesiz bu sayı çok az. Şimdi Afad atağa kalkıyor. Bu sayı milyonlara ulaşacak.

Ben her kurumun kendi bünyesinde bu eğitimi alması için çağrı yapmıştım. Bu çağrımı bir kez daha yineleyeyim: Belediyeler, meslek odaları, sivil toplum örgütleri kendi kararlarıyla meslek içi eğitim gibi afet eğitimi aldırabilirler. Eğitim alan her kişiye de bir sertifika verilir. Her evden en az bir kişinin afet eğitimi aldığını düşünürsek kayıplarımızı en aza indirmiş oluruz. İlla herkesin profesyonel kurtarıcı olmasına gerek yok. Gönüllü olsunlar yeter. İçlerinden mutlaka becerikli ve daha iyi eğitim almış profesyoneller çıkar. 2011 yılında yürürlüğe giren Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı var. Bunun güncellenmesi gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi de Radius projesini raflarından indirip bu kapsamda afet eğitimlerine başlarsa çok yerinde olur diye düşünüyorum.

Sesimi duyan var. Enkaz altında yardım bekleyen adına, başka sesimi duyan var mı diye sormaya devam ediyorum.