Sele karşı “Kumdan Kale”!

Yayın Tarihi 17 Aralık 2020

Sele karşı “Kumdan Kale”!

Yayına başladığı ilk günlerden itibaren yazarı olmakla onur duyduğum Yenigün, dün müthiş bir manşet attı; Kumdan Kale!

Depremden önce deprem için hiçbir şey yapmayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, sele karşı önlem almak da selden sonra aklına geldiği için, şiddetli yağışlar sırasında denizin taşmasına karşı insanın beynini cayır cayır yakan bir çözüm(!) bulmuş, denize karşı kumdan bir set çekmişti malum...

 

Süreç, ancak bu kadar güzel bir manşetle özetlenebilirdi…

 

Ben de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu “çözüm”(!)üyle ilgili bir şeyler yazayım istedim:

 

* “İzmir Büyükşehir Belediyesi sele karşı kumdan bir set yaptı!”

O da bir şey mi!

Adamın biri markete gitmiş, bir ekmek alıp 1 lira uzatmış, kasiyer "tamam da, ekmek zaten 2 lira" demiş. Adam da "fark etmez, ben zaten bisiklete geldim" demiş.

 

* “İzmir Büyükşehir Belediyesi sele karşı kumdan bir set yaptı!”

    O da bir şey mi!

    Adamın biri eşeğe ters binmiş… “Neden eşeğe ters bindin?” diye sormuşlar. Adam, “ben Nasreddin Hoca değilim ki; neden ters binmeyeyim” demiş.

 

*    “İzmir Büyükşehir Belediyesi sele karşı kumdan bir set yaptı!”

    O da bir şey mi!

    Olimpiyatlarda 100 metre finalinde yarışan adamın biri doping yapmış; ama kimse     çakmasın diye bile bile sonuncu olmuş.

 

*    “İzmir Büyükşehir Belediyesi sele karşı kumdan bir set yaptı!”

    O da bir şey mi!

    Deniz yolculuğu yapan adamın biri güvertede güneşlenirken, koşa koşa yanına gelip     “çantanız denize düştü!” demişler… Adam, “zararı yok; anahtarı bende” demiş.

 

*    “İzmir Büyükşehir Belediyesi sele karşı kumdan bir set yaptı!”

    O da bir şey mi!

    Çocuk babasına “baba, bak uçak geçiyor” demiş; babası “elleme geçsin!” demiş. 


 

Hak verin; Yenigün’ün dünkü manşetini saymazsak, “sele karşı kumdan set yapma” mantığı bundan daha iyi anlatılamazdı...