Seçim sonucu analizi-2

Yayın Tarihi 04 Temmuz 2018

 

İnce nereye koşuyor?

İnce CHP’nin başına geçebilecek mi?

İnce yeni parti mi kuruyor?

Sorular, sorular…

Daha şöyle sağlıklı, dört başı mamur bir analiz yapamadan, daha 24 Haziran seçimlerinin erken mi-baskın mı sonucuna varamadan bu kez Mart 2019’da yapılması gereken yerel seçimlerin erkene alınması tartışılmaya başlandı.

Ben bunca yıllık siyasi köşe yazarlığıma rağmen erken seçimin bu yıl yapılabileceğini pek çok gazeteci arkadaşım gibi öngörememiştim, şimdi yerel seçimin erkene alınmasını hiç öngöremem, kusura bakmayın! Çünkü bildiğim kadarıyla yerel seçimlerin erkene alınması için Anayasa değişikliği şart. Canım, onda sorun yok bir gecede değişiverir anayasa derseniz, bakın ona da sözüm yok!?

 

24 Haziran seçimlerinin Başkanlık sistemine geçiş için yapılan evet-hayır referandumunun devamı olmalı tespitim Cumhurbaşkanı adaylarının bunu öne çıkarmaması nedeniyle cılız kaldı. Bence -burada yineliyorum, başkanlık seçiminin ikinci tura kalmamasının veya başkanlığı Muharrem İnce’nin alamamasının nedeni parlamenter sisteme dönüş konusunda yeteri kadar güven vermemesi idi.Bu yazıyı yazarken Muharrem İnce’nin İzmir mitingi için dağıttığı el ilanına bakıyorum. Parti logosu olmayan el ilanında Hepimizin Cumhurbaşkanı Muharrem İnce’nin Barışacağız, Büyüyeceğiz, Bölüşeceğiz söylemi ve diğer söylemleri sıralanıyor ama Parlamenter rejim söylemi öne çıkarılmıyor. Muharrem İnce CHP rozetini çıkarsa da CHP’nin gösterdiği bir adaydı. CHP başka adaylar düşünüyordu. Bugünden geriye gidip baktığımda CHP Muharrem İnce’yi aday göstermek zorunda mı kaldı diye soru sormadan duramıyorum. Acaba CHP Muharrem İnce’yi aday göstermese idi İnce yine de her şeye rağmen aday olabilir miydi?

 CHP Muharrem İnce’yi aday göstermese İnce 100 bin imza toplayıp aday olur muydu? Bunlar kulislerde konuşuldu mu? CHP bu resti gördü mü?

 

Ben bu yazıyı hazırlarken Muharrem İnce’nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ailelerinin de katılımı ile yedikleri yemekte yaptığı teklif siyaset gündemine bomba gibi düştü. Her ne kadar sayın Kılıçdaroğlu, özel yemekte konuşulanların paylaşılmasının nezaketsizlik olduğunu söylese de sayın İnce ‘bende gizli saklı yok’ diyerek açıklamayı çoktan yapmıştı. 

Sayın İnce’nin teklifi; CHP’nin olağanüstü kongreye giderek Kemal Kılıçdaroğlu’nun onursal başkan olması, kendisinin CHP genel başkanı olması ama TBMM’de grubu Kemal Kılıçdaroğlu’nun yönetmesi şeklinde idi. Kılıçdaroğlu tabii  bu teklifi derhal reddediyor ama İnce resti çekiyor! O halde gereği yapılır!

Yani ne yapılır, Parti iç tüzüğüne göre imza toplanır ve CHP olağanüstü genel kurula zorlanır!

 

Kamuoyunda İnce’nin kendisini partinin üstünde görmeye başladığı şeklinde kanı oluşmaya başladı. Kimse partiden üstün değildir. İnce bu şekilde giderse mevcut sempatiyi de kaybedebilir. Türkiye kötü başkana karşı iyi başkan aramıyor. Türkiye başkanlık sistemini istemiyor. İnce,ben iyi başkan olacağım, diyor.

 

Uzun sözün kısası: CHP’yi olağanüstü kurultaya zorlayan kaybeder!