Sapanca’da köpek katliamı!!!

Yayın Tarihi 09 Kasım 2016

Gün geçmiyor ki hayvanlara edilen eziyetlere bir yenisi daha eklenmesin. 

Geçtiğimiz hafta başında sosyal medyaya düşen Sakarya’nın Sapanca ilçesindeki köpeklerin zehirlenme videoları ülke çapında infial yarattı.

Twitter'da #SapancadaKatliamVar# hastagı ile paylaşılan görüntülerde bir grup hayvanseverin köpekleri kurtarmak için mücadele ettiği, zehirin etkisiyle can çekişen köpeklere, hayvanseverlerin olay yerine çağırdığı veteriner hekimlerin ilk müdahaleyi yaptığı görüntüler damga vurdu.

Olayın vahameti ve aciliyeti suçluların derhal bulunup, adalete teslim edilmesini, benzer olayların tekrarlanmaması adına her türlü yasal tedbirin alınması gerektirmekte.

Devam eden süreçte; olayın faillerinin tespiti ile cezai ve idari olarak yaptırımlar uygulanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı, mülki ve yerel idareler, yasaların amir hükümleri ile görevlendirilmiş tüm resmi kurumlara başvuru, şikayet, bilgilendirme ve yapılması gerekenler hususunda istişare süreci kararlılıkla sürdürülmelidir.

Sapanca katliamının ilk olmadığını bildiğimiz gibi ne yazık ki son olmayacağını da biliyoruz.

“Kimliği belirsiz” olarak adlandırılan kişiler her yıl yüzlerce hayvanı katlediyor bu ülkede…

Çoğunu duymuyoruz bile.

Çarpıcı görüntüler sosyal medya ya da basına yansımaz ise haber değeri bile yok ne yazık ki!.

Belki de bir hafta sonra hiçkimse bugünü hatırlamayacak bile…

“A-aa evet, videosunu açtım ama bakamadım…” deyip geçiştirilecek.

Sadece Sapanca’da değil, Türkiye’nin birçok noktasında yetersiz barınak koşulları yüzünden (ki bu barınaklar sokaklardan daha güvensiz) köpekler sokaklara terk ediliyor, zehirlenerek öldürülüyor.

Şimdi artık unutmamanın, onlar için bir şeyler yapmanın, sosyal medyanın gücünü kullanmanın zamanı.

Ve en önemlisi de empati yapma zamanı. Tıpkı o günü yaşayan bir köpeğin, insanlığımızı sorgulatacak o son günü gibi…

Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, tüm bu katliamı yapan insanları şeytan şeklinde hayal ederdi herhalde.

Bu nasıl bir öldürme güdüsü inanılır gibi değil.

İnsanın kendisiyle aynı şekilde iletişim kurmuyor diye dünyada yaşamayı daha az mı hak ediyor bu canlılar?

Ben artık bu ülkedeki hiçbir şeyi kaldıramıyorum. Kimse kimseyi sevmiyor, kimse hiçbir canlıyı sevmiyor çünkü…

Korunmasız köpekler öldürülüyor, kedilere tecavüz ediliyor, insanlar karşılaştıkları bir kadını tekmeleme hakkını kendinde görüyor, küçücük çocuklar her gün taciz ve tecavüze uğruyor…

Herkeste korkunç bir yok etme güdüsü hakim.

Nasıl hastalıklı bir ruh halidir, nasıl canavarca histir ki bir canlının acı çeke çeke ölmesine sebep olup birde hiç bir rahatsızlık duymadan yaşamlarını sürdürebiliyorlar?

Başta Sapanca olmak üzere ülkenin birçok yerinde bu katliamı yapanlara, buna sessiz kalanlara, hukukun gereklerini yerine getirmeyen idarecilere seslenmek istiyorum.

“Gerçekten hiçbir şey olmayın hayatta, vicdan sahibi olun yeter!!!”