Sanık er Evren öldü!

Yayın Tarihi 13 Mayıs 2015

12 Eylül Faşist Amerikancı askeri darbesini yapan cuntanın lideri Kenan Evren yargılandığı Ankara Ağır Ceza mahkemesince generallikten er statüsüne indirildi, müebbet hapis cezası aldı ve cezası henüz Yargıtayca onanmadığı için sanık olarak öldü.

Yani basının yazdığı Evren paşa öldü başlıkları doğru değil. Paşa paşa öldü ama er olarak öldü. Hoş o güzelim Mehmetçiklere-erlere kurban olsunlar, o güzelim halk çocukları da askerliklerini er olarak yapıyorlar ama Paşalıktan onursuzca erliğe düşenler gibi ülkelerini Amerika’ya satmıyorlar!

* * *

Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya Ankara Ağır Ceza mahkemesince adil bir şekilde yargılanmışlar ve ceza almışlardı. Daha önce yazdım, işkence görmeden ve adil şekilde yargılansınlar diye. Evren ve Şahinkaya 21 Aralık 1979'da dönemin Başbakanı'na verdikleri muhtırayla Anayasa'yı ve TBMM’yi ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçunu işledikleri, 12 Eylül 1980'de de cebren Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tağyir, tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül eden TBMM'yi ıskat ve cebren men suçunu işledikleri gerekçesiyle eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 146/1. maddesi gereğince "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırılmıştı.

Mahkeme iyi hal indirimi yaparak sanıklar hakkında bu cezanın "müebbet hapse" çevrildiğini kaydetmişti.

Evren ve şürekası, henüz 17-18 yaşındaki gençleri sıkıyönetim askeri mahkemelerinde aynı TCK’nın 146/1 maddesinden yargılarlarken o gençler ‘Gün gelecek biz bağımsızlık için, faşizme karşı direniş için, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla uygulanmasını istediğimiz için yargılanırken siz vatanı Amerika’ya, Nato’ya satmaktan, darbecilikten yargılanacaksınız’, demişlerdi. Gençlerin dedikleri oldu.

* * *

Kenan Evren’in yargılanmasını ve hatta ölümünü hafifseyenler, küçümseyenlere küçük bir notum var.

Siz ne diyorsunuz? Ne istiyorsunuz?

Ertuğrul Özkök dikkat çekmek için herkesin dışında tersten bakışla “12 Eylül sabahı oh kurtulduk duygusu yaşadığını” yazdı. İyi de sevgili Ertuğrul, “darbe koşullarının olgunlaşmasını bekledik” dediler ya darbeciler. İşte seni önce bunalttılar, darbeye hazırlattılar, sonra da darbe yapıp “oh kurtulduk” duygusu yaşattılar. 35 yıl sonra darbecilerin itiraflarına rağmen hala bunu görmediysen pes doğrusu!

12 Eylül sonrası rahmetli Bülent Ecevit’le Arayış dergisi aracılığı ile işkenceye karşı verdiğiniz mücadelenin hatırına görüşlerine saygı duyuyorum ama lütfen artık toplumun ortak kanısına bu kez katıl. Onlar darbeciydi ve seni kurtarmadılar!

12 Eylül faşizmine karşı mücadeleyi küçümseyenlere de bir notum var. Bakın er Evren’in ölümü ile kimse darbeyi ve cenazeyi savunamayacak duruma geldi. Demek ki faşizme karşı mücadelede, faşizmi teşhir, işkenceleri teşhir, darbeyi ve darbecileri teşhir ve onlarla psikolojik mücadele önemliymiş ve 12 Eylül’de işkence tezgâhlarından alınlarının akıyla çıkan gençler haklıymış.

* * *

Er Evren’in ölümü üzerine her şeyi hafife alanlar, sevgili arkadaşlar, kardeşler, sizi çok seviyorum, bu tavırlarınızdan öyle göstermelik yargılama olmaz deyip gönlünüzdeki gerçek yargılamayı yapacağınızı umuyorum, er Şahinkaya için devlet töreni dahi yaptırmayacağınızı umuyorum, sivil darbecilere ve darbe heveslilerinin kursağında kalacak mücadele örgütleyeceğinizi umuyorum. Yoksa yapılan mücadeleyi küçümser misiniz? Yargılandılar da n’olcak, öldü de n’olcak der misiniz hiç? Sizi önemli görevler bekliyor. Haydi bakalım, demokrasi nöbetine!