Salgın, siyaset, spor…

Yayın Tarihi 11 Mayıs 2021

“Tam Kapanma”(-dan başka her şeye benzeyen!) günlerimiz devam ederken, en çok konuştuğumuz şeylerden biri de, sürecin uzatılıp uzatılmayacağı

Bilim insanları zaten “en azından 28 gün olmalı” demiyorlar mıydı?

Bu kapanma süreci boyunca neredeyse her gün önlemlerde düzenlemeler yapan yöneticilerin nasıl bir karar verecekleri meçhul ama sayılara bakıldığında durumun iyiye gidiyor olması çok sevindirici.

Çok sevindirici olan bir başka gelişme “aşı ikna ekipleri”nin devreye girmesiyle 65 yaş üstü aşılanma oranının % 80’e çıkmış olması… Demek ki vatandaş kendisiyle ilgilenilirse, olumlu yanıt veriyor.

Şimdi önemli olan Bayram günleri… Asıl durum ondan sonra belli olacak.

 

***

 

“Elleri arkadan bağlama hikayesi”nde ilginç bir gelişme oldu.

İçişleri Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “görevden uzaklaştırılan HDP'li belediye başkanlarını ziyaret ederek suçluyu övdüğü ve Fatih Sultan Mehmet'in türbesine saygısızlık yaptığı” iddialarıyla ilgili olarak soruşturma izni vermedi.

Yani CHP’lilerin “çok çektirecekler bu İmamoğlu’na!” iddiaları boş çıktı.

Zaten aklını kullanabilerek bakabilenlerin kolayca anlayabileceği gibi bu gelişmeler İmamoğlu’nun aleyhine değil; lehineydi.

 

***

 

Spora gelince…

Çoook uzun yıllar sonra yine Süper Lig’in kapısına dayanan Altınordu ile Altay’ı yürekten kutluyorum…

Altınordu’nun rakibi Samsunspor bana göre ligin en güçlü takımıydı ama hiç farketmez, Altınordu’da çoğu takımında hiç olmayan bir şey (devasa biçimde!) var; inanç!

Bana göre tek dezavantaj ilk maçların İzmir’de olması.

Her şey gönlümüzce olsun inşallah!

 

Önceki gün spor dolu bir gündü…

Altınordu’nun Süper Lig yolundaki son engeli yükselme maçları için kader günüydü, ben o maçla birlikte Karşıyaka’nın maçını da aynı anda izliyordum...

Kaf Kaf futbolda süper ligin artık çok uzağında ama, bu büyük camianın  kulübü sadece futbol kulübü değil ki!

Pınar KSK, Basketbol Şampiyonlar Ligi’nde Rusya’daki finalinde Burgos’a karşı şampiyonluk maçına çıkmıştı!

Coşkumu da sadece KSK’ya sevdalı tribünlerin önde gelen isimlerinden Fatih Şenolanlar ile birkaç mesaj atarak paylaşmayı yeğledim…

Neredeyse bütün hayatını yeşil-kırmızıya boyayarak renklendiren Fatih kardeşimle paylaşım çok anlamlıydı çünkü.

Ama ne yazık ki, Kaf Kaf finalde yenilerek 2. oldu.

Gözleri “üç büyükler”den başka takımları seçemediği için bu finale ilgi göstermeyen “Bizans basını”nı hallerine acıyarak ayıplıyor; tanıtımlarında bile Karşıyakalılık ruhunu büyük bir ustalıkla yansıtan yayıncı TV kuruluşunu bütün kalbimle alkışlıyorum.