Reşit Galip

Yayın Tarihi 12 Kasım 2018

Son günlerde ülke gündemi Danıştay 8. Dairesi'nin Öğrenci Andı'na ilişkin kararıyla kasıp kavruluyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 1933 yılında yayımladığı bir genelgeyle ilk ve orta dereceli okullarda okutulmaya başlanan Andımız uygulamasına 2012 yılında ortaokullarda, 2013 yılında da ilkokullarda son verildi.

Türk Eğitim-Sen, 8 Ekim 2013’te kaldırılan "Öğrenci Andı"nın yeniden yürürlüğe girmesi için Danıştay'da dava açtı. Danıştay 8. Dairesi Türk Eğitim-Sen'in "Öğrenci Andı" ile ilgili açtığı davayı görüştü ve "Öğrenci Andı"nı kaldıran işlemi hukuka aykırı buldu.

Andımızın gündemde tartışılmasıyla yazarı Reşit Galip de sık sık gündeme gelmeye başladı.

Peki kim bu Reşit Galip?

Reşit Galip ya da diğer adıyla Mustafa Reşit Baydur 1893 yılında Rodos'ta doğdu.

Babası mahkeme reislerinden Mehmet Galip Bey, annesi Rodoslu Münevver Hanım'dır.

İlk ve ortaöğrenimini Rodos'ta tamamlar.

Milliyetçi, hırslı, heyecanlı bir genç olan Reşit Galip, liseyi İzmir Atatürk Lisesi’nde okur ve ardından yüksek tahsilini Tıbbiye’de yapar.

Atatürk’ün çok önem verdiği Reşit Galip, 19 Eylül 1932'de Milli Eğitim Bakanı, 26 Eylül 1932'de açılışı yapılan Türk Dil Kurumu'nun Başkanı Samih Rıfat Bey hayatını yitirdiğinde, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanısıra bu kurumunda başkanlık görevini üstlenir.

Dünyanın sayılı müzeleri arasına giren Anadolu Medeniyetleri Müzesi onun bakanlığı döneminde tasarlanmıştır.

Milli bir müze kurulmasının yanısıra Milli Kütüphane ile İlimler ve Sanatlar Akademisi'nin kurulması da onun bakanlık döneminde kararlaştırılmıştır.

Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklarına kendi yazdığı bir andı okutmuş ve o gün Çocuk Haftası’nın açılış konuşmasında da bu metni tekrar etmiştir.

Bu konuşmanın ardından, Bakanlıkça yayımlanan bir genelge ile Cumhuriyet'in 10. yılından başlayarak okullarda bu Ant sürekli hep bir ağızdan okutulmuştur.

Peki bu Öğrenci Andı bugünlerde neden tü-kaka edilmiştir?

Neresi sinirleri bozuyor, neyi vicdanlarını bulandırıyor?

İnanın anlayabilmiş değilim.

 

Danıştay'ın bir kez daha hatırlattığı gibi Atatürk milliyetçiliğini esas alan Andımız herhangi bir etnik kökeni dışlamaz. Kimseyi ayrıştırmaz. Andımız ülke bütünlüğü içinde vatan, Cumhuriyet ideallerini barındırır. Saygı ve sevgi kavramlarını içselleştirir.

Sürekli konuşulan yerlilik ve millilik de bu topraklara dayanmayı gerektirir.

Yerlilik ve millilik ulusal çıkar alanlarında sağlam ve sarsılmaz bir irade ile kendini gösterir.

Sözde değil özde “yerli ve milli” olmak gerekir.

Devletin temelini oluşturan bu gelenekleri tahrip etmemek gerekir.

Unutulmamalı ki büyük devletler gelenekleriyle yaşar. Bu geleneğin mimarı Reşit Galip’i de bu vesiyle rahmetle anmak gerekir.