Referandumun ekonomiye etkisi

Yayın Tarihi 27 Nisan 2017

Referandum mu ekonomiye etki etti, yoksa ekonomi mi referanduma etki etti; bu soru sosyo-ekonomik araştırma konusu. Aman ha, bu konuyu da anket şirketlerine vermeyin, elli tane farklı sonuç alırsınız.

İstatistik dersinde hoca öğrenciye bazı rakamlar verir ve istatistiki olarak sonucu sorar. Öğrencinin cevabı anket şirketlerinin cevabı gibidir: siz kaç olmasını istersiniz hocam!

* * *

İzmir iş dünyasının referandum sonrası değerlendirmelerini yazdığım yazıdan sonra da açıklamalar gelmeye devam etti. O nedenle aynı konuda bu ikinci yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Önceki yazımda yer veremediğim kurum ve kuruluşların da görüşlerini dikkatlerinize sunuyorum. Hepsinin ortak noktası artık gündem EKONOMİ olmalıdır.

* * *

Enerji sanayicileri ve İşadamları Derneği (Ensia) yönetim kurulu başkanı Hüseyin Vatansever, stagflasyon riskine dikkat çekmektedir. Yani işsizlik, fiyatlar ve her şeyin arttığı, paradoksal bir duruma işaret etmektedir. Açıklaması aşağıda belirteceğim ekonominin üst düzey bir yetkilisi ile uyumludur: Hüseyin Vatansever şöyle demektedir:

“Referandumun hemen ertesi günü açıklanan işsizlik verisi son yedi yılın en yüksek noktası olan yüzde 13’ü işaret ediyor. İşsiz sayımız 4 Milyona ulaşmış durumda. Bu rakama iş bulmaktan umudunu kesen vatandaşlarımız dâhil değil. Genç işsizliğin yüzde 25’lere ulaşması, bize göre ülkemizin en temel ve yapısal sorunudur. Enflasyonun yüzde 11.2, büyümenin yüzde 2.9 seviyesinde olduğunu dikkate alırsak, Türk ekonomisinin işsizlik ve enflasyonun aynı anda arttığı, buna karşılık büyümenin düştüğü stagflasyon riski altında olduğunu söylememiz mümkün. Yapısal sorunlar, ancak o yapıyı değiştiren reformlarla çözülebilir. Hükümetimizin önünde yaklaşık iki buçuk yıllık bir süre var. Bu sürede ihtiyaç duyduğumuz reformları rahatlıkla yapabiliriz. Erken seçim ülke gündeminden tamamen çıkarılmalı.”

* * *

Alüminyum Koruma, Kapatma, Gölgelendirme Üreticileri ve İşadamları Derneği (AKGİAD) Başkanı ve Becker Türkiye CEO’su Volkan Kebir, referandum sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’nin son üç yılda beş seçim yaşadığına dikkat çekti ve bir dikkat de belirsizlik-istikrarsızklığa çekti ve ekledi “… Ancak ülkemiz ekonomisinin çok önemli yapısal sorunları da bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın, referandum gecesi ‘2019 yılına kadar seçim olmayacağını’ söylemesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu açıklamanın tekrar erken seçim havası ile belirsizlik ve istikrarsızlık yaratmasının önüne geçeceğine inanıyoruz. Önümüzde iki yıldan fazla bir süre var. Parlamentomuzun bu süreyi iyi değerlendirerek yapısal öncelik taşıyan reformları bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

* * *

Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) Başkanı Aydın Buğra İlter: “Yeni dönemde en çok ihtiyaç duyacağımız şey yürütmenin tek elde toplanması ile birlikte istikrarlı politikaların izlenmesidir. Bu politikaların içinde de EKONOMİ politikaları öncelikli olmalıdır. Yerel ve küresel krizlere dirençli bir ekonomi, sanayide dönüşüm, sağlıklı ve kapsayıcı büyüme, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin önlenmesi ve işsizlik sorununun çözümüne yönelik tedbirler öncelikli gündem maddeleri olmalıdır” diyerek diğer iş dünyası ile aynı ekonomik muhtıraya dikkat çekiyor.

* * *

Alman gazetesi Bild, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in ekonomiyi canlandırmak için Almanya’dan yardım istediğini iddia ediyor. Yalanlanan bu habere inanırsak durum gerçekten ciddi. Yunanistan ekonomik anlamda kendini Almanya’ya teslim etti, sonuçlar ortada. İş ve ekonomi dünyasının feryat niteliğindeki Ekonomik Muhtıra bakalım yankısını bulacak mı?