Referandum yapalım!

Yayın Tarihi 10 Haziran 2014

İzmir İl Özel İdare mallarının Büyükşehir’e mi, hazineye mi devredileceğini belirlemek üzere Referandum yapalım!

Biz bir meseleyi ya karakolda ya da mahkemede çözme sürecinden halkla çözme sürecine ne zaman geçeceğiz?

Bir sorunu kangren haline çevirmeye ne kadar da meraklıyız!

Sorunun bir parçası olacağımıza neden çözümün bir parçası olmuyoruz?

Yıllardır hemen bütün devlet dairelerinde karşılaştığımız bir durumdur; bugün git yarın gel, yasak, mevzuata uygun değil, mahkeme kararı getir öyle uygulayayım vs…

Mahkeme kararı getirsen ne olacak, bir başka bahane bulup, yeni bir işlem tesis edip sana yine mahkeme kapısını gösterecek…

* * *

İl Özel İdarelerinin kapatılması ile Özel İdare’nin hizmetlerini yerine getirme yükümlülüğü büyükşehir belediyelerine geçti. Hizmet alanı kent bütünü oldu ve bütünşehir belediyeleri hizmeti üstlendiği gibi, tüzel kişiliği sona eren Özel İdare mallarını da devralmalıydı. Kanun bunu sağlamak üzere bir komisyonun kurulmasını öngördü. Komisyonun görevi kanunun bu emrini yerine getirmekti ama komisyon görevini aşan şekilde kanuna aykırı olarak İzmir’de gayrimenkullerin hazineye devrine karar verdi. Oysa komisyonun böyle bir karar alma hakkı yoktu ve alınan bu karar geçersizdi.

Şimdi bu geçersizlikle ilgili hukuki süreç başlayacak. Aldığım bilgilere göre idare mahkemesinde iptal davası hazırlığı var. Fakat bunun sorunu tam çözeceğinden emin değilim.

Konu basında İzmir Valisi Mustafa Toprak ile Büyükşehir Belediye Başkanı arasındaki inatlaşma olarak sunuluyor, ki gerçekle ilgisi yok. Evet, tarafların birbirlerine tavrı var ama her ikisinin de arka planı var. Konuyu kısır döngüden, tıkanıklıktan çıkarmanın yollarına bakmak gerekir.

Aslında hukuken en önemli girişimi üstadım avukat Enis Dinçeroğlu başlattı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Foça Belediyesi adına yönetmeliğin iptali için dava açtı. Yönetmelik iptali ile sorun kaynağından çözüme doğru yol alacak.

Hukuki ve siyasi çalışmaların dışında ben, demokrasinin kurallarının işletilmesi adına bir öneride bulunuyorum.

Hani İstanbul Gezi Parkı’nda da bir ara referandum yapılması gündeme gelmişti ya, hatta referandumu iktidar temsilcileri önermişti-onun gibi İzmir’de de sorunu çözmek için neden referandum yapılmasın? Belde belediyelerinin kapatılmasına karşı da o yörelere sandık kurulmuştu ama yetersiz çalışmayla gereken etkiyi yapmadı.

* * *

Hatırlıyorum, Bergama ‘siyanürlü altına hayır’ kampanyası çerçevesinde referandum yapılmıştı. Bergama ve köylerine konulan sandıklarda halk siyanürlü altın istemediğini ortaya koymuştu.

Halk iradesinin belirlenmesi açısından referandum çok önemlidir. Doğrudan demokrasinin çok güzel bir örneğidir. Biz bu şekilde hem demokrasiyi öğreneceğiz hem de demokrasiyi yaşayacağız. Demokrasi çok uzun vadeli bir süreçtir ama biz onu böyle konular gündeme geldiğinde adım adım yaşayabilir ve uzun vadeyi kısa-orta vadeye çekebiliriz.

* * *

İzmir Bütünşehir Belediye Başkanı ve Ege Belediyeler Birliği Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu’na önerim, bu öneriyi ister hukuki çalışmanın, ister siyasi çalışmanın, ister idari çalışmanın bir örneği kabul etsin- başta Konak Meydanı olmak üzere kentin meydanlarına, ilçelerin meydanlarına ön hazırlıkları tam yapılarak sandık koyulsun ve halka sorulsun: Özel İdarenin malları a-Hazineye mi devredilsin, b- Bütünşehir belediyesine mi devredilsin.

Bu referandum da sembolik, usulen yapılmasın. Gerçekten sonucuna herkes uysun. Büyük Başkan Aziz Kocaoğlu da sonuçta halk malların hazineye devri kararı verirse buna uyacağını önceden açıklasın.

Böylelikle İzmir’in demokrasi örneğini bir kez daha Türkiye’ye ve dünyaya gösterelim. Bizi izleyen herkese; demokrasi güzel şey be kardeşim, dedirtelim.