Referandum öncesi iyi düşünmek lazım

Yayın Tarihi 01 Şubat 2017

Türkiye'mizin tarihle ve gelecekle hesaplaşmasına vereceğimiz oy ile dahil olacağımız Anayasa Değişikliği Referandumu öncesi endişelerimi dile getirmek istedim bugün…Anayasa değişikliği görüşmelerini imkanlar kısıtlı olsa da sosyal medyadan izlemeye, takip etmeye çalıştım. Geçen maddelerin içeriklerini okudukça da endişelerim, korkularım bir kat daha arttı. Bu Anayasa değişikliği teklifinin alelacele, telaşla hazırlanmış olduğu fikri hasıl oldu bende…Nerdeyse bir asırlık siyasi geleneğimizi tahrip edecek, siyasi kültürümüzü çökertecek bir sisteme adım adım ilerliyoruz sanki.. Malesef böyle bir Anayasa değişikliği milletin haberi olmadan, anlayıp öğrenmesine fırsat vermeden, alelacele komisyondan geçirelerek, TBMM’de hızlı bir şekilde onaylandı. Neden bu acele? Hem de ülkemiz olağanüstü hal dönemindeyken…

Öyle böyle değil Cumhurbaşkanı’na verilecek yeni yetkiler.

Mesela Cumhurbaşkanı’na Meclis’i tek başına gerekçesiz fesih yetkisi veriliyor. Suriye’nin zalim diktatörü Beşar Esad bile kendi Meclisi’ni gerekçesiz fesih edemezken, ülkemizde böyle birşeyin olmasını hayal etmek bile çok korkutucu. Bu sistemde Cumhurbaşkanı hiç kimseden güvenoyu almadan kabine kurabiliyor, hem partisinin Genel Başkanı, hem de ülkenin Cumhurbaşkanı olabiliyor. Böyle bir tezatlık içerisinde Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlık yeminine sadık kalması mümkün mü acaba?Cumurbaşkanı; 15 Anayasa Mahkemesi Üyesi’nin 12’sini kendi seçiyor, diğer 3’ünü ise TBMM. Bu üyelerin Cumhurbaşkanını denetlemesini beklemek inandırıcı mı Allahaşkına?

Gensoru, güvenoyu, meclis soruşturması yok! Ne garip ki bu değişiklikten Türk halkının haberi yok!

Muhalefete ve sivil toplum kuruluşlarına referandum döneminde çok iş düşüyor. Umarım meseleyi Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden kurgulamak gafletine düşmezler. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, partili cumhurbaşkanı olsun mu olmasın mı çizgisinde yürütülecek bir propaganda metodunun kazanma şansı yoktur.

Bu referandumun sonucu; Sayın Tayyip Erdoğan’ın partili Cumhurbaşkanı olmasından ziyade ülkenin geleceğiyle alakalıdır. Bu Anayasa değişikliğinin kişilerin üzerinde bir konu olduğu çok net anlatılmalıdır.

”Hayır” kararının gerekçeleri; ötekileştirmeden, kırmadan, dökmeden, ön yargısız şekilde tarif edilmeli ki halkımız bu proje karşısında referandumda “Hayır”diyebilsin…

Son olarak “Evet” diyenlere seslenmek istiyorum:

Zaman; Cumurbaşkanı Erdoğan’ın partili Cumurbaşkanı olup, olmaması değil, “Bu yetkilerle Erdoğan sonrası dönemde ülkenin başına Besar Esad modelinde biri gelirse ne yapacaksınız?” sorusuna vicdanlarda cevap bulma zamanıdır.

Devletin temellerini sarsan bu kadar köklü bir anayasa değişikliğini ,zorlayarak referandumda geçirmeye çalışmak, bu ülkeye yapılabilecek en büyük yanlıştır.

Benden söylemesi…