Psikolog gözüyle "Maçoluk"

Yayın Tarihi 27 Ocak 2021

Psikolog gözüyle "Maçoluk"

Yaradılışından dolayı kadının erkeğin egemenliğinde olması gerektiğini düşünen ve kadına üstünlük taslayan erkeklere “maço” deniliyor. Bir maço erkek, sözünü geçirmek ve yetkisini sürdürmek için toplumsal ya da fiziksel gücünü kullanmaktan hiç çekinmez. Bu anlayışı benimseyenlere göre erkeğin önemi, ihtiyaçları ve değerleri kadınınkinden çok daha öndedir. Peki, bu erkekler kadınlara karşı neden bu kadar saygısız, kaba ve duyarsız? Cevap hep aynı: “Onu koruyorum”, “Onun iyiliği için”, “Çok seviyorum”, “Ortam kötü mecburum”. Kadın korunması gereken, aciz ve çaresiz bir varlık sanki...

 

Yüzyıllar boyunca erkeğin, kadını koruyup kolladığı söylendi. Peki erkek, kadını "kime" karşı koruyordu? Asıl soru bu...

 

***

 

Hepimize doğduğumuz andan itibaren makbul erkek ve kadın olmakla ilgili birtakım özellikler empoze ediliyor. Haliyle davranış ve düşüncelerimizin de bu kalıplarla uyumlu gelişmesi bekleniyor. Erkek çocuklar için kırıp dökmeli, koşmalı, bağırmalı oyunlar seçilirken kızlar hanım hanımcık evcilik oynayıp ev işi öğreniyor. Dolayısıyla kabul görmek ve takdir edilmek isteyen erkek baskın, rekabetçi, saldırgan ve işlevsel olmak zorunda hissederken kadın boyun eğen, şefkatli, narin yapıda ve en hassas şekilde yetiştiriliyor.

 

***

 

Maço erkekler hem toplumsal cinsiyetin kendilerine verdiği üstünlük ve adaletsizliğin olağanlığını kullanıyor hem de kadına karşı üstün olma noktasında sırtlarını yasladıkları sosyokültürel değerlerden destek alıyor.

 

Kadınlar ise çoğu kez ahlâk, inanç, politik amaçlar ya da ailesi için bu haksızlığa, saygısızlığa ve kabalığa göz yummak zorunda kalıyor.

 

***

 

Kendisine biçilen role bürünmeye çalışan erkeğin hem duygularını bastırması hem de ne pahasına olursa olsun üstünlüğünü ve iktidarını kanıtlamaya çalışmasıyla birlikte dönüştüğü insanlıktan uzak duruma "toksik erkeklik" diyebiliriz.

 

Bu hale gelmiş bir erkek kendini toplumun en değerlisi, en efendisi, en delikanlısı, en güçlüsü, her şeyi en iyi bileni ve en akıllısı zannederek eşine, çocuklarına, arkadaşlarına hatta sokaktan geçen herhangi birine bile hükmedebileceğine inanır. Bu yozlaşmış modelin sorumlusu ne yazık ki toplumun kendisinden başkası değildir.

 

***

 

Bir erkek, sevdiği kadını koruyup kollamak, sahiplenmek ve kıskanmak isteyebilir. Bu doğal ve içgüdüsel bir durum fakat maçoluğun gerektirdiği kabalığı ve sertliği kadına göstermemelidir. Kadını üstün gelinecek veya hükmedilecek bir varlık olarak görmemelidir. Erkek, kadının ince bir ruh taşıdığını hiçbir zaman unutmamalıdır.