Pişkinlik ve ahlaksızlık

Yayın Tarihi 27 Ekim 2014

2014 yılı bilgi ve uzay çağına adımın atıldığı, bilgi teknolojilerinin en üst seviyeye ulaşıldığı noktada her şeyin insan rahatı ve gelişimi için tasarlandığı bu süreçte maalesef pişkinlik ve ahlaksızlığın en üst seviyelere ulaşmasına tanık oluyoruz. Bu durumdan rahatsız olanlar da var. Pişkinliği şiar edinenler ve ahlaksızlığı kişilikleri ile özleştirenler de var. Tarihte bile herkes aynı ahlaka zaten sahip olsaydı, kişisel hırs, kapris, kompleks ve bencillik olmasaydı, Nuh tufanı dönemi yaşanır mıydı? Yaşadığımız bu dönemde de kıyametin kopması ile ilgili bir çok bilgi sahibi olmamız, uyarıları dikkate almadan sanki hiç ölmeyecekmiş gibi düşünerek ahlaksız yaşam felsefesinin sonu nereye varacaktır sizce…

Gelin bir an herkesin dürüst, namuslu, şerefli insan gibi insan olduğunu düşünelim. Ülkesinin geleceğinin ve toplumunun sağlıklı yaşamasını sağlayan bireyler olduğunu düşünelim. Ne olur? Güllük gülistanlık olmaz mı yaşamımız. Başarısız olan kişinin başarısızlığını özeleştiri ile değerlendirdiği bir yaşamdan bahsediyorum. Maalesef ama maalesef, birileri çıkar, yaşamı hazmetmemiş, birlikte yaşam kültürünü benimseyememiş, dünyaya şeytanın arkadaşı olarak gelmiş bu kişiler maalesef topluma ahlaksızlığı, pişkinliği aşılarlar. Canavarlarda bile ar damarı vardır. Ama insanlarda bu ar damarı şarlatanlıkla ödül alacak pozisyona gelir. Türk-Kürt kavgaya sürüklenmeye başlandı. Alevi-Sünni çatışması kapıda bekliyor. Ülkücülerle solcular kavgaya hazırlar. Cumhuriyetçilerle, cumhuriyet düşmanları değil, düşmanı gibi gösterilenler arasında kavga an be yaşanabilir pozisyonda.

Gafil ve haddini bilmez gibi hitaplara tesadüfen maruz kalmayı becermiş şerefsiz ve arsızlar. Sahne almış bir yerlerinin açıkta olduğunun bile farkına varamayacak kadar salaklaşmış gafil kuş beyinliler. Hayvan bile sizden daha kaliteli duruyor. En azından ben hayvanım diyebiliyor. Sizde o kişilik ve o karakter var mı acaba kapı köpeği finoş olmuş yaratıklar ordusu nerelere kimlere nasıl hizmet ettiğiniz belirgin değil mi zannediyorsunuz. Ülke çıkarınız mı şahsi çıkarınız mı en ön plana çıkmıştır. Kimsiniz siz, sizin kim olduğunuzu ne olduğunuzu ben bile bilmiyorum. Hakikaten siz kimsiniz be? İnsan olmadığınıza göre zaten ben sizi tanımıyorum. Çünkü pişkinlik ve ahlaksızlık, alçaklık, namussuzluk sizin şiar edindiğiniz bir yaşam biçimi ise zaten bu dünyada da yaşamıyorsunuzdur. Siz yoksa uzayın derinliklerinde yaşayan film kahramanı mı zannediyorsunuz kendinizi? Eh desenize kardeşim bu dünya uzaya da açıldı. Ah be Cem Yılmaz çok kötü örnek oldun. Memleketi uzaya açtın ya, hatta seyahat edilebilecek ulaşılamayan bölgeler oluşturdun ya bu arada kaçan kaçana ne olacak? Kaçın kaçın. Ama nafile ne yaparsanız yapın kuldan kaçabilirsiniz ama Yaradan’a takılacaksınız.

Şimdi kimsiniz siz inanın bilmiyorum. Siz kendinizi biliyorsunuzdur. Bir ara kim olduğunuzu da öğrenebilirsek, en azından üstünüze basarken poşet geçiririz ayaklarımıza sülük bile sizden daha karakterlidir diye yanlış anlamayın. Pişkin ve ahlaksız olan bu bahse konu olan insan görünümlü şeytanların kim olduğunu bilmek de artık istemiyorum. Bakın ima etmedim. Direkt anlattım kim olduğunuzu bilmiyorum. Ahlaksız ve pişkinler. Siz kendinizi biliyorsunuz. Ne olduğunuzu biliyorsunuz. Ama ben bilmiyorum. Belki sizden bahsedince tanıyan arkadaşlar varsa sizi bana da bahsederler. Şu anda sanalsınız, gerçekten yaşıyorsanız bilin ki sizlerle mücadele ve sizin zihniyetinizle mücadele ve yok etme boyun borcumuz olacaktır. Hadi şimdi rahatım deyiverin ama, her zaman korkarak yaşayacaksınız çünkü ensenizdeyiz