Pandemi, Kaygı ve Alışveriş Çılgınlığı

Yayın Tarihi 07 Nisan 2021

Alışveriş yapma ve biriktirme davranışlarımız çoğunlukla kaygı ile yakından ilişkilidir. Pandemi döneminde artan internette yaşanan alışveriş hareketliliği ve marketlerdeki gereksiz satın almalar aslında bunun bir göstegesidir. Günlük hayatta strese maruz kaldıkça hem kaygı hem de öfke duygularında yoğunlaşma olur.

Peki ama bu duygular satın alma faaliyetlerini nasıl etkiliyor? Tüketici psikolojisi araştırmalarına göre;



  • Artan kaygı ile birlikte dürtüsel olarak satın alma davranışlarımız da paralel şekilde artar. Kaygı, insanı dürtüsel anlamda alışverişe teşvik etmektedir. Kişi dürtüsel olarak alışveriş yaparak, kendini daha iyi hisseder ve kontrolden çıkmış bir durum üzerinde kontrol sahibi olma hissini ortaya çıkarmaya yardımcı olur. Yapılan araştırmalar, üzgün ve mutsuz kişiler için alışveriş yapmanın üzüntülerini hafiflettiğini göstermiştir. Fakat endişeye yatkın kişiler için bu dürtüsel davranış sürekli olarak kişiyi daha savunmasız hale getirebilmektedir.

  • İnsanlar çoğunlukla belirsiz ve kontrol dışı olduğunu hissettiği anlarda endişe duygusunu yaşarlar. Bu sebeple gergin ve endişeli olduğumuz zaman rahatlamak adına mevcut durum üzerinde kontrol ararız. Mesela üzgün olan biri alışverişi ruh halini düzeltmenin bir yolu olarak kullanabilir. Bu durumda da satın alma kararları verilirken, yaşanılan risk ve belirsizliği azaltmanın bir yolu olarak güvenli ya da güvenilir seçimlere yönelmeye meyilli olunur. Yapılan çalışmalara göre, endişeli dönemlerde araba seçimleri yapan kişilerin çoğu güvenli özelliklerle donatılmış arabaları lüks modellere kıyasla daha fazla tercih etmektedirler. Fakat ani ve yoğun kaygı altında, kontrol ve güvenlik üzerinde vurgu olan bu davranış, panik satın alma ve istifleme gibi zararlı davranışlara yol açabilmektedir.

  • Refah ve gelecek ile ilişkili kaygı genellikle satın alma davranışı üzerinde paradoksal bir etkiye sahiptir. Bireyler üzerinde materyalist değerleri ve kararları teşvik eden bu kaygı, daha çok lüks markalar üzerinde savurganlık dürtümüzü arttırır.



Özetle, kaygı düşünmeden bir şeyleri satın alma, güvenli seçimler yapma ve savurganlık davranışlarını tetikliyor. Kişinin yaşamını tehdit eden olayların yarattığı kaygı, savurganlık dürtüsünü artırırken bir yandan da kişileri daha materyalist hale getiriyor. Bu sebeple kaygı bireyin yaşamında finansal ve ruh sağlığı için kötü olan değerler ve satın alma davranışları ile ilişkili bulunmuştur.

Doğal alışveriş düzenimizi bozmamaya çalışarak, alışveriş öncesinde liste yaparak, kredi kartı yerine nakit kullanarak dürtülerimizi kontrol altına alabiliriz. Sağduyulu davranmak ve istikrarlı olmak alışveriş bağımlılığını önleyebilir.