Örgütü hiçe saymak

Yayın Tarihi 07 Temmuz 2014

Başlığı görünce herkesin derdi depreşmiştir.

Ne yapsın örgüt mensubu, çalış, çabala, mücadele et, belki siyasi olarak bir yere gelirim de, birileri gelsin son dakika heyecanını mücadele hevesinin ta ortasına yapsın. Neymiş efendim. Benden değilsin, benim ekibimden değilsin.

Ekipçilik zihniyetinin siyasi başarıya bireysel bakıldığında katkısı olduğu geçici gözlemlenebilir. Ancak siyasi mücadelesini yaptığı partisine faydasının sıfır olduğu, kaldı ki zararının inanılmaz düzeylere çıktığı gözlemlenir. “Siyaset uzun soluklu bir iştir.”, “Siyaset sonuç alma sanatıdır.” Siyaset yapıyorsanız, kesinlikle iktidar için siyaset yapmalısınız. İktidar olamıyorsanız, çalışmalarınızı gözden geçirmenizde fayda olacaktır.

Kendi içinizde veya partiniz içinde iktidar mücadelenizle uğraşıp bütün eforunuzu, performansınızı parti içi iktidara bağlıyorsanız, genel iktidara gelme hayalden öteye gitmez.

Yıllar yılı içe dönük mücadele peşinde koşan ancak dışa karşı mücadelede yalnızlaşan zihniyetler veya siyaset yapış tarzları sınıfta kalmıştır. Kalmaya da devam edecektir.

Halktan kopuk vatandaşın ne istediğini bilmeyen yapıların oluşması, baron yapılanması ile yapılan siyaset anlayışı ile toplum dışı ve çoğunluğun sesi olamayan ve belirli bir oranda seçmen sayısının oyunu alıp oturan bir yapı oluşur ki, bu yapıda iktidara hep hasret kalır.

Aslında anlattıklarımız, herkes tarafından bilinebilir. Hatırlatmak ve artık siyaset yapış şeklinin değişmesi ve gerçekten hümanist anlayışın hakim olduğu birlik ve beraberliğin gıpta ile izlendiği bir noktaya gelinmesi herkesin hedefi, heyecanı olmalıdır. Ya siyaset de “biz kavramı” için yapılmalı ya da “ben kavramı” içinde siyaset yapan siyasetçilerden uzak durulmalıdır. Aksi halde örgüt hep hiçe sayılır.

“Ben veya adamlarım olursak olur. Aksi halde tu kaka” zihniyeti ile yapılan siyaset, ahlaklı bir siyaset yapısı olamaz. Hangi partide olursa olsun örgütlü güç en büyük güçtür. Örgütünün güçlü olmasına katkı yapan örgüt mensuplarının, partilerine taşıyacakları ekstra halkoyu ve desteği olduğu sürece genel iktidar mümkün olabilir. Siz ne kadar ben doğruyum, çalışkanım, hizmet aşkı taşıyorum deseniz de bunu anlatamadığınız ve taraftar bulamadığınız zaman boştur. İllaki kişilerin bir yere gelmesi için birilerine biat etmesi gerekmiyor. Biat, halka, örgüte ve ideolojiye yapılmalıdır.

Son olarak sözüm, örgütlerini hiçe sayıp kendilerini örgütlerinin üzerinde gören zavallılaradır. Ekipçilik yapıp benim adamım olsun gerisi umurumda değil zihniyet fukarası olanlaradır. Haddinizi bilin, örgütlerin ve örgütlenmenin olmadığı yerde, parti olmaz, başarı olmaz. Eğer ki siyasi gelecek rantı peşinde koşuyorsanız bırakın alicengiz oyunlarını, adam olun, partinize desteği artırıcı çalışma yapın ve samimiyseniz örgütünüzün ellerine kendinizi bırakın. Korkmayın doğru siyaset yapıyorsanız ve akçeli işlere bulaşmamışsanız, örgütünüzü adam yerine koymuşsanız, zaten karşılığını alırsınız. Siyasi menfaatiniz ve çıkarınız için örgütü hiçe sayıp, insanları satın alma alçaklığına giriyorsanız, unutmayın örgüt sizi tasvip etmez, bilakis size ders vermek için elinden geleni yapar. Örgütlerini hiçe sayanlar mutlaka acı ders alacaklardır. Örgütlerine sahip çıkanlar ahde vefa gösterenler mutlak suretle er geç başarıyı yakalayacaklardır. Son söz: Belediye başkanlarının örgüt seçimlerine müdahil olması doğru değildir. “Kim seçilirse seçilsin benim başkanımdır” diyebilecek erdeme sahip olmalılardır. Örgüte baskı olarak, gücünü kullanmaya çalışan belediye başkanları maalesef sıkıntı yaşayacaklardır. Lütfen!!