'Organik sertifikası' tüketicinin garantisi

Yayın Tarihi 19 Haziran 2021

Son yıllarda organik kavramı yaşamımızda önemli bir yer tutmaya başladı. Bunun en önemli nedeni sağlıklı yaşam koşullarımızı arttırmaya çalışmamızdan kaynaklanıyor.

Organik, dendiği zaman akla hemen saflık, temizlik ve sağlık geliyor.

Yani, tohumu GDO'suz, zararlı ilaçlar kullanılmamış, temiz suyla sulanmış hatta yakınında her hangi bir zararlı işletmenin olmadığı bir alanda yetiştirilen ürünler tarif ediliyor.

Ancak bir süredir bize ulaşan şikayetlere göre, çakma organik ürünler iddiaları gündemde çokça yer almaya başladı. Yani, ürünün organik olup olmadığı artık çok önemli. Gerçek mi değil mi? kesinlikle araştırılması gerekiyor.

Tabi ki tüketicilerin kendi imkanlarıyla bunu test etmeleri mümkün değil.

Ürünün garantisi ancak 'Organik Sertifikası' ile tescillenebilir.

Bu konuyla ilgili önemli araştırma şirketleri var.

GekoO’nun kurucusu Biyolog Özlem Atabaş'ın konuyla ilgili açıklamaları çok önemli. Basında da yer alan şekliyle bunları sizlerle paylaşmak ve uyarılarda bulunmak da bizim görevimiz.

Etiket okuma alışkanlığının yanında etikette belirtilen özellikler hakkında da yeterli bilgiye sahip olmanın önemine değinen, GekoO’nun kurucusu Biyolog Özlem Atabaş, organik gıda üretiminin aşamaları ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Atabaş, organik ürün kullanımının özellikle felsefi ve ahlâki yönlerinin altını çizerek, bunun bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Ekolojik döngü içerisinde doğaya uyumlu bir üretim modeli olan organik (ekolojik, biyolojik) tarım kısaca; toprak, ekosistem ve insan sağlığını devam ettiren bir üretim sistemidir” şeklinde konuşan Atabaş, Türkiye'de ‘organik’ kelimesinin suistimal edildiğine vurgu yaptı.

Türkiye’de, organik sertifikası olmadığı halde bu etiketle satılan sayısız ürün olduğuna dikkat çeken Atabaş, “Adı ‘organik’ ile başlayıp hiçbir ürünü organik olmayan e-ticaret siteleri, dükkanlar, pazarlar ve sosyal medya hesaplarında yanıltıcı tanıtım ve satış yapılıyor” şeklinde konuştu.

Peki organik ürün nedir? Atabaş, tüketicilere konu ile ilgili şu bilgiyi verdi: Organik ürün; hormon, genetik olarak modifiye edilmiş organizmalar (GDO), sağlığa zararlı tarım ilaçları, suni gübre, yapay kimyasallar, antibiyotikler, koruyucuların kullanılmadığı sağlıklı ürünlerdir.

Bir ürünün organik olarak üretilip pazarlanabilmesi için, T.C. Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarım Yönetmeliği'ne uygun olarak üretilip, Tarım Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Organik Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları tarafından denetlenmesi, laboratuvar analizlerinin yapılması, izlenebilirlik sistemi ile her aşaması kayıt altına alınıp belgelendirilmiş olması gerekir.”

Türkiye’de organik üretime olan güven düzeyinin çok düşük olduğunu belirten Atabaş, bu ürünlerdeki fiyat politikasının da tüketiciyi uzaklaştırdığının altını çizdi. Ancak bu noktada aslında konvansiyonel ürünlerin ‘fazla’ ucuz olduğunu vurgulayan Atabaş, güvenli gıda tüketiminin bireysel sağlık giderlerini önemli ölçüde azalttığını bir kez daha hatırlattı.

Türkiye’de, organik sertifikası olmadığı halde bu etiketle satılan sayısız ürün olduğuna dikkat çeken Atabaş, “Adı ‘organik’ ile başlayıp hiçbir ürünü organik olmayan e-ticaret siteleri, dükkanlar, pazarlar ve sosyal medya hesaplarında yanıltıcı tanıtım ve satış yapılıyor” şeklinde konuştu.

Ürün etiketlerinde yer alan ve yanıltıcı ifadelere de dikkat çeken Atabaş, “Bir ürünün ‘doğal, naturel, katkısız, hormonsuz, saf, köy ürünü, çiftlikten, ev yapımı, sağlıklı’ gibi ifadelerle pazarlanması onun organik olduğu anlamına gelmez. Eğer bir ürünü kendiniz yetiştirmiyorsanız mutlaka organik sertifikası olup olmadığına bakın” uyarısında bulundu.

Sonuç: Demek ki her organik yazan ürüne organik diye atlamayacakmışız. Bu konu özellikle son zamanlarda çok güncel hatta yaşamımızın bir parçası gibi oldu. Yarınlarda kandırılmamak sonra da şikayetçi olmamak adına dikkatli ve araştırmacı olacağız...