Ömrümüze yön veren öğretmenler…

Yayın Tarihi 24 Kasım 2020

Ömrümüze yön veren öğretmenler…

Bugün Öğretmenler Günü


 

Ben Doğan Karabulut için öğretmenler o kadar değerliler ki, aslında onlar için neler yazarsam yazayım; sözler, sözcükler hiçbir zaman onların değerini anlatmaya yetmez gibi…

Haklarını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimi bildiğim öğretmenlerimine duyduğum sınırsız sevgi ve saygının yanısıra, bizzat kardeşim Şükran Şenoğlu’nun ve bize babalık yapan rahmetli eşi Yavuz Şenoğlu’nun öğretmen (ve daha sonra da Milli Eğitim Yöneticisi) olmaları ile, hatta bir diğer kardeşim, büyük ablam Fikriye Aydemir’in kısa süreli olsa da, vekil öğretmenlik yapmasıyla her zaman gurur duydum…


 

Normal akıl düzeyine sahip herhangi bir insanın “öğretmenler”in, göz kamaştırıcı pırlantalar gibi parlayan o eğitimcilerin değerini anlamaması mümkün müdür ki zaten?


 

Geçmişe bir göz atmak, onlar için söylenenleri görmek, zaten çok şeyin cevabı...


 

Yüzlerce asır önce, insanların boş hedefler ve değersizlik peşinde olduğuna vurgu yapmak için bütün hayatını bir küpte geçiren Diogenis (Diyojen) onları “Yeryüzünde öğretmenlikten daha onurlu bir şey tanımıyorum” diye tarif ederken, bilinen dünyanın neredeyse tamamına yakınını fetheden Makedonyalı Aleksandros (Büyük İskender) öğretmeni Aristoteles hakkında konuşurken, “yaşamımı babama borçluyum, iyi yaşamamı öğretmenime!” diye onurlandırmıştı öğretmenleri...


 

Hazreti Ali, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” dememiş miydi?


 

Ya Mustafa Kemal Atatürk, onların paha biçilemez değerlerinden söz edip, eğitimin önemine ve öğretmenlerin fedakarlığına vurgu yaparak, onlara cumhuriyetin geleceği konusunda “öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyecek kadar güvenmemiş miydi?


 

* “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür vicdanı hür irfanı hür nesiller ister.”

* “Geleceğin güvencesi sağlam temellere dayalı bir eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.”

* “Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir.”

* “Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.”

*“Eserinin üzerinde imzası olmayan yegane sanatkar öğretmendir.”


 

Ulu Önderin bu sözleri unutulur mu?

“Hayatta en büyük mucize, küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır” demişler… Bana göre bütün öğretmenler mucize…

 

Çocukluğumun sisler içinde zar zor seçilen hatıraları gelip gidiyor gözümün önüne: Alaşehir’de 5 Eylül İlkokulu’nda, yağmurlu bir günde, okul ile köyleri arasındaki çayı geçemedikleri için geç kaldıkları ve (ıslak paçalarından çok) bu yüzden dayak yiyeceklerini sandıkları için tir tir titreyen arkadaşlarıma kurunmaları için kazağını çıkarıp veren öğretmenim vardı benim…

Saruhanlı’da Devrim İlkokulu’nun bahçesinde freni kopan bisikletimle çitleri kırıp geçip öğretmenlerimin çay içtiği masayı darmadağın ettiğimde, bembeyaz döpyesiyle yere yuvarlanan ve çamurlar içindeki eteklerini toplayıp yanıma gelen, bana vuracağını zannettiğimde saçlarımı okşayıp “bir yerin acıyor mu?” diye soran öğretmenim vardı…

İzmir’de başka okula tayin edildiği halde, aylar önce sorduğum bir soruyu mektupla yanıtlayan öğretmenim vardı…


 

Biliyorum; bütün öğretmenler böyleydi ve hep böyleler...
 

Onların değerinin daha da iyi anlaşılması ve hak ettikleri yaşam standardına kavuşturulmaları dileğiyle, bütün öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutluyor, önlerinde diz çökerek ellerini öpüyorum.