“Nesrin Avlunyalı olayı”

Yayın Tarihi 16 Mart 2020

Avlunyalı soyadı çoğu göçmen yurttaşımızın soy adlarında rastladığımız üzere atalarımızın yurdu olan yerlerden geliyor; Avlunya’dan…

Avlunyalı soyadı çoğu göçmen yurttaşımızın soy adlarında rastladığımız üzere atalarımızın yurdu olan yerlerden geliyor; Avlunya’dan…

Dedesine bu soy adını Mustafa Kemal Atatürk bizzat verdirmiş.

Anneannesi Zübeyde Hanım’ın hemşehrisi, dahası yakın komşusuymuş.

Nesrin hanımefendi, ilk Balkan muhacirlerinden Avlunyalılar'ın, kendisini Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in Partisi denilen CHP’ye adamış mücadeleci bir kızı.

 

CHP ile ilgili çoğu etkinlikte hep gördüğüm, “sahiplenici” bir tavırla, “sanki kendi evinde ev sahibiymiş” samimiyetiyle dikkatimi çeken bu hanımefendiyi genellikle aralarında yakın dostlarım da olan Avrupalı siyasetçilere benzetmişimdir (belki de bu anlattığım köklerinin etkisi ile)...

 

Geçtiğimiz günlerde CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanlığı’na aday oldu.

 

Ve neler yaşadı neler…

Bu bölümde yazıda estetik kalmayabilir, arka arkaya sıralayacağım çünkü: Her noktaya, her kademeye kendilerine biat edecek isimleri yerleştirmek isteyen mekanizma birdenbire harekete geçti, kendileri Meclis üyesi olan ve yine kendi aralarından meclis üyeleri çıkaran bir takım kişiler, bu koltuğa da kendilerine bağlı kişileri oturtmak için “lehte çekilme” yani adaylık yarışından vazgeçme için Avlunyalı’nın üzerinde büyük bir baskı kurdular. Arayıp “çekil” diyen ilçe başkanları mı istersiniz, “hem çekil, hem de şu mesajı Facebook’tan paylaş” diyenler mi istersiniz, “şunun lehine çekilmezsen şöyle şöyle olur, o da senin için iyi değil” diyenler mi, neler neler… Şu baskı türüne bakın: Avlunyalı’nın “yuva”sı niteliğindeki Konak İlçe Örgütü diğer bütün kadın adayları davet ediyor; Nesrin hanımefendi çağrılmıyor… Daha neler neler… Ne baskılar...

 

Alt tarafı bir seçim yapacaksınız kardeşim!

 

Çok mu zor, Parti’yi kuran Atatürk’ün, ilk genel başkanınızın çok büyük bir aşkla bağlı olduğu demokrasinin temel kurallarını işletmek?

 

Demokrasinin ayaklarına sarılmayı bıraksanız; o zaten kendi kendine işleyecek!

 

Delegelerine “ben sizin özgür iradenize müdahale etmem, istediğiniz adaya oy verin!” diyen Buca İlçe Kadın Kolları Başkanı Pervin Senem gibi insanlar çok mu azdır; hiç yok mudur?

 

***

 

Sonuçta, kendini çok yalın bir biçimde “Atatürkçü bir Cumhuriyet kadını” olarak tarif eden Nesrin Avlunyalı başkan adaylığından çekildi.

 

Ezgi Deniz Urunga’nın yolunu kapatıp “erkek il başkanı” seçerken, dönerler, köfteler dağıtılan kongrenin ardından, çayın bile parayla satıldığı kadın kolları kongresinde bizzat pilav yapıp dağıtan Nesrin Avlunyalı, “CHP’ye emeği geçen herkes gibi” Parti’ye gönülden bağlı olmanın cezasını çekti!

 

Bir tarafta coronaviruse meydan okuyarak kokteylden kokteyle koşan belediye başkanları, bir tarafta artistlik yapmaktan görev yapmaya fırsat bulamayan il başkanları… Demokrasi “falan”(!) kimin umurunda!