Neler oluyor?..

Yayın Tarihi 12 Nisan 2015

Ülkemizde olanlar son zamanlarda bizleri hem telaşlandırıyor hem de şaşırtıyor...

Onurdan siyaseti bırakır mı dediklerimiz var?

Halkın içerisine çıkacak yüzü bulamaz dediklerimiz var?

Ortada dönenlerden ders almayanlar ile çevrilişimiz var.

Var da var...

*

Toplum olarak ‘bize neler oluyor’ diye sesli düşünelim...

Önce bir parti binasına saldırı...

Elektriklerin aniden tüm ülkede kesilmesi...

Berkin Elvan olayını aydınlatmak için uğraşan savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesi...

Sonrasında Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı...

Hemen ardından futbol ligimizin 4 büyük takımlarından bir tanesi olan Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı yok etme girişimi...

Yargılananlar, yakalananlar, yakalanamayanlar, yargısız infazlar, tutuklanan askerler, kadınlarımızın hiçe sayılması, gizli yapılanmalar vs. vs...

 

*

 

Zamanında sağ-sol, Kürt-Türk, Alevi-Sünni sorunları yaratılmaya çabalandı.

Emellerine ulaşmak için türlü yollar deneyen farklı düzenler çıktı.

Bakın ki irademiz ele geçirilmek isteniyor işte dönüm noktası budur. Bu nedenle resmin bütünü büyük önem taşıyor.

Olaylara bütünsel bakalım diyorum çünkü tek bir bakış açısı işimize yaramaz.

Bütünsel resme baktığımızda gerçekler önümüze açılacaktır.

 

*

Öngörülerimizi kullanalım.

Gelecek nedir?

Nasıl şekilleniyor?

Tehlikeye karşı uyanık mıyız, yoksa uyutuluyor muyuz?

Bir bütünün parçası mıyız, yoksa değil miyiz?

Öncelikle bütünsellik dile gelmeli, bu noktada gerçekleri gören bir birlik ruhu oluşmalı diye düşünüyorum...

*

 

Bize neler oluyor?

Bir yanda kaos...

Bir yandan barış süreci...

Bir yanda Türkiye’de huzursuzluk ortamı...

Bir bilinmezlik...

Tüm bunların içinde,olumsuzlukların ve kaosun içinde şimdi düşünün neler oluyor?

Neden art arda gelen bu oluşumlar bir anda ortaya çıktı?

Şekillenen nedir?

Düşünürken lütfen son dokunuşlar kalbinizle olsun...

Çünkü ülke olarak artık kalbimizden kötülükleri def ederek birlik olma zamanı...

 

 

 

Dip notlar;

 

Panik atak arttı...

 

Sürekli duyduğumuz metropol yaşamda özellikle dikkati çeken panik atak oldukça sık rastlanır bir hastalık olmak yolunda hızla ilerliyor...

Ekonomik açıdan zorlaşan hayat şartları, toplumsal olayların artması ve stres nedeniyle insanlarımız artık güvensiz...

Bu hastalığa çağımızın hastalığı dersek sanırım yanılmayız...

Ataklar şeklinde seyir eden panik atak nedeniyle geçtiğimiz haftalarda sıkça bahsettiğimiz ilaç kullanımı daha da arttı...

Korku nedeniyle panik ve endişe dolu bir yaşam süren kişi sayısı hızla artıyor...

Hayat tarzları ‘her an ölebilirim’ halinde düzenlendiğinden dolayı hayatları hastanede ve yakınlarında geçer…

Atak sırasında beyin vücuda acil hastalık alarmı verdiği için, hasta öleceğini düşünür ya da çıldıracağını...

Şimdilerde artan bu hastalıkta çözüm hemen ilaç mıdır?

Ruhsal açıdan çöküntü, mutsuzluk, depresyonun ana nedeni tetiklemeler değil midir?

İşin daha da özüne inmek gerekir.

Neden mutsuz bir toplum ve dünya olduk?

 

60. Yıl Oyun Köyü”...

 

2015 yılı Ege Üniversitesi’nin 60. kuruluş yılı...

Ve bu yıl kapsamında Ege Üniversitesi Rektörlüğü Engelli Çocuk Rehabilitasyon ve Eğitim Parkı Araştırma Uygulama Merkezi bünyesinde “60. Yıl Oyun Köyü” kurulacak...

Proje çok güzel...

Engelli çocukların eğitsel ve sosyal aktivitelere katılarak toplumsal yaşama hazırlanmaları ana hedef...

Bu çocukların birarada olması ana hedef...

Seramik, resim, müzik, spor, ebru, balık ve bitki yetiştirme, gemici düğümleri gibi pek çok eğitici faaliyetler bu oyun köyünde çocuklarımızla buluşacak...

Buradaki hassas nokta şu;

Tüm bu etkinlikler okullarla işbirliği içerisinde, yani okul çocukları ile özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların buluşması ile oluşacak...

Bir nevi kaynaşma...

İşte bu hassas kaynaşma ile okullardan katılan çocuklar ile özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar birbirlerini tanıma fırsatı bulacak...

Ayrıca bu köyde Pan’ın Şirin Köyü kurulacak, çocuklar sebze ve meyve yetiştirmeyi öğrenecek.

Harika bir girişim...

Tüm kalbimle destekliyorum...

Bugüne kadar hiçbir belediyenin düşünemediği tekerlekli sandalye kullanan engelli çocuklar için salıncaklar da olacak...

Hastane içerisinde faaliyete geçen tren ile Onkoloji Bölümü’nde tedavi gören çocuklar, “60. Yıl Oyun Köyü”ne taşınacak ve buradaki faaliyetlerden yararlanabilecek.
Bir başka hasssa nokta ise bu merkezde çocukların yanı sıra, engelli çocukların aileleri de atölye çalışmalarına katılabilecek...

Ayrı bir kaynaşma ve rehabilitasyona destek...

Bir de işin içinde atölye çalışmalarında üretilen ürünlerin satışı var...

Ege Üniversitesi Tıbbiyeliler Dükkanı’nda satışa sunulacak ürünleri aldığınızda huzuru da hissedeceksiniz...

Müzik eğitimi ve aktiviteleri sonrasında oluşturulacak koro, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda mini bir konser verecek.

Atölye çalışmaları sırasında üretilen seramik, resim ve fotoğraf çalışmaları Engelliler Haftası ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında sergilenecek.

Aman unutmayın diyorum...

Bir destek de sizden...

 

Fıkra;

 

Temel'in bir köpeği varmış bu köpeği öyle bir eğitmiş ki yapacağı her bir şeyi yapıyor.
Temel Dursun'la sohbet ederken Temel köpeğine 2 milyon verir, git bana sigara al der. Köpeği kısa süre sonra elinde 1 tane sigarayla gelir. Bu olay Dursun'un ilgisini çeker.
Bir gün Dursun kahvede otururken Temel'in köpeğini görmüş ona 2 sigara alsın diye 4 milyon verip bakkala yollamış. Beklemiş beklemiş köpekten haber yok, sonunda Temel'i bulup demiş ki.
- Ula Temel senin o köpeğin hırsızdır 4 milyon verdim 2 sigara alsın diye köpek bana hiç bir şey getirmedi.
Temel de kahkaha atarak:
- Ula Dursun ona 4 milyon verince haçan sinemaya gidiyor.

 

Günün sözü;

"Her birimiz kaçınılmaz, her birimiz sınırsız, her birimiz dünyada bir hak sahibi. Her birimize dünyanın ebedî amacından biraz verilmiş. Her birimiz diğer herkes kadar ilâhî."
Walt Whıtman