Neden CHP, neden Kocaoğlu?

Yayın Tarihi 25 Mart 2014

Herkesin bir siyasal düşüncesi var. Bu siyasal düşünceler başkaları ile uyuşmayabilir, ki çoğu zaman da uyuşmaz. Milyonlarca siyasi düşünce sonuçta tarihsel anlamda emekten yana olanlarla emeğin sırtından geçinenler arasında çeşitli nüanslarla bölüşülür.

Tarih, insanlığın daima ileri giden düşünce evrimi ile yaşanan, mevcut olan arasındaki çelişki ve ilişkiye göre akıp su yolunu bulmuştur.

Geçtiğimiz yüzyılda Avrupa’da ve Türkiye’de yaşananları daima irdeleyip tarihten ders çıkarmaya çalışmak gerek. İspanya’da Cumhuriyetçilerle Sosyalistlerin çatışması sonucu Frankocuların iktidarının derslerle dolu olduğunu, İtalya’da ve Almanya’da Musolini ve Hitler’in dünyayı savaşa sokacak gelişmelerde o ülke halklarının Bizansın meleklerin cinsiyeti ile uğraştığı gibi nihai gelişmeyi göremeyecek hale geldiklerini bilmek gerek.

Türkiye’de geçen yüzyılın baş belası 12 Eylül Askeri faşist diktatörlüğe giden yolda emekten yana olanların birliğinin tam olarak sağlanamamasının iyi tahlil edilmesi gerek.

Tarih hiç ders alınsaydı tekrar eder miydi diye sormak gerek.

* * *

Yeni yüzyılın ilk silkiniş olayı Gezi direnişi bize tüm soruların yanıtını verdi! Apolitikleştirilmeye çalışılan gençlik aslında politikanın yüce hedefler gibi görünen değil, günlük yaşam üzerinden, an üzerinden yapılabileceğini gösterdi. Siyasal partilerde birleşen düşüncelerin üzerine çıktı ve soldan sağa bütün siyasal partileri peşine taktı.

Bugün hala bütün siyasal partilerde Gezi düşüncesi var ve hala her konuda canlılığını koruyor. Ama 30 Mart yerel seçimlerine siyasi partiler katılıyor ve biz her fikrine tamam demesek de bir siyasi partiye oyumuzu vereceğiz. Bağımsız katılanlar ve siyasi parti adına katılmayan muhtar ve azalar da şüphesiz çok değerli insanlar ama bu yazı bir siyasi parti tercihinin neden yapılacağı üzerinedir.

Cumhuriyet Halk Partisi 90 yıllık çınar ve taze bir filiz diye kendini tanımladı. Neden CHP sorusunun yanıtı aslında CHP’nin köklerinde var. Bağımsızlık mücadelesi ve çağdaşlaşma yolunun inşasında atılan her adımda CHP var.

CHP’nin eleştirilecek çok yönünü bulabilirsiniz. Ki bunların pek çoğu da doğru olabilir. Hatta solda bir başka partiye veya siyasi görüşe mensup olabilirsiniz. Ki bu en doğal hakkınız ve bu hakkı kimse size vermedi, siz alınterinizle ve mücadelenizle aldınız. Hala da bu görüşünüzü savunabilirsiniz ve savunun tabii ki.

Bu tarihi süreçte toplumsal muhalefet CHP’ye akıyor ve CHP de bunu çağırıyorsa artık CHP’ye oy vermek gerek. CHP’ye oy vermek sizi kendi görüşünüzü savunmaktan alıkoymaz. CHP’yi eleştirmekten alıkoymaz. Ama doluya koyun hesap edin, boşa koyun hesap edin varacağınız nokta CHP’dir. Bu bugün için böyledir. Yarın sizsin siyasal söyleminiz toplumsal muhalefetin çekim gücü olur ve artık siz onları çağırırsınız.

* * *

Neden Aziz Kocaoğlu?

Yukarıdaki sözlerim İBB başkanı ve adayı Aziz Kocaoğlu için de geçerlidir. Çok geniş tahlil yapmalı ve sonuçta sevdiğiniz sevmediğiniz, övdüğünüz, eleştirdiğiniz yönleri ile Aziz Kocaoğlu’nda birleşmelisiniz.

Neden?

Aziz Kocaoğlu bu seçim döneminde kendini yeniledi. Önceki dönemlerdeki dostlarının, arkadaşlarının eleştirilerinden ders aldı ve artık eski Aziz Kocaoğlu değil, yeniliğe açık, farklı görüşlere açık, kentin ve ülkenin gelişmesi, kalkınması, çağdaş değerlerle birlikte yaşaması için ana hedefte yürüyor.

Bu yazım anlaşılacağı gibi zaten CHP’ye, zaten Aziz Kocaoğlu’na oy vereceklere yönelik değil. Belki onlar da yazıdan nasibini alırlar ama esas olan bu seçimde CHP ve Aziz Kocaoğlu’nu aday adaylığı sürecindeki kırgınlıklardan dolayı eleştirenler ve her seçim dönemindeki ortada olanlar ile ilk kez oy kullanacak genç seçmene yöneliktir.

Aziz Kocaoğlu’nu benim anlatmama gerek yok, onu benden çok daha iyi tanıyorsunuz. Ben Aziz Kocaoğlu’nun üniversite öğrenciliği yıllarında Bornova’da kaldığı öğrenci yurdundaki oda arkadaşı ile tanıştım. Herkesin yaz tatilinde evine giderken Aziz Kocaoğlu’nun baba ocağına gitmeyip belki de ekonomik tasarruftan dolayı gidemeyip yazı yurtta geçirdiğini öğrendim. O yıllardaki arkadaş sevgisini, fedakarlığını, dostluğunu öğrendim.

Aziz Kocaoğlu bu seçimde katılımcılık dedi. Bir şey olduysa oldu, olamadıysa olamadı dedi. Bize yalan söylemedi. Biz kıyıdan söz söylemeyi tercih etsek de o bizi sürece dahil etmeye çalıştı.

Bu sözlerime karşı çıkanlar elbette olabilir. Bana kızın, Aziz Kocaoğlu’na da kızın. Ama oy başka. Aziz Kocaoğlu’na kızgınlığınızın hesabını sorabilirsiniz ama başkasına verdiğiniz yanlış oyun korkunç neticelerini kendinizden, kentinizden, ülkenizden geri döndüremezsiniz.