Nasreddin ile Coelho

Yayın Tarihi 04 Kasım 2019

Nasreddin bir gün bir mağarada meditasyon yapan bir yogi görmüş, adamı transtan çıkıncaya kadar beklemiş ve daha sonra ona “ne aradığını” sormuş. Yogi, hayvanlar üzerine çalıştığını ve onlardan insanların da ibret alması gereken bir çok “dersler” öğrendiğini söylemiş.

Nasreddin bir gün bir mağarada meditasyon yapan bir yogi görmüş, adamı transtan çıkıncaya kadar beklemiş ve daha sonra ona “ne aradığını” sormuş. Yogi, hayvanlar üzerine çalıştığını ve onlardan insanların da ibret alması gereken bir çok “dersler” öğrendiğini söylemiş. Hoca da ona “evet bir zamanlar bir balık benim hayatımı kurtarmıştı” demiş. Hayretten ağzı açık kalan yogi “Vay canına bir balık tarafından kurtarılan adam çok kutsal biri olmalı!” diye düşünmüş ve Nasreddin’e olayın ayrıntılarını sormuş. Bunun üzerine Hoca, yoginin hayvanlardan öğrendiği dersleri kendisine de öğretmesi karşılığı bunu anlatabileceğini söylemiş. Meraktan ölen yogi bütün bildiklerini Nasreddin’e anlatmış ve “evet söyle bakalım, balık seni nasıl kurtardı?” diye sormuş. “Çok basit” demiş Hoca, “birgün açlıktan ölmek üzereydim, bir balık tuttum ve karnımı doyurdum!”

* * *

Bir gün Nasreddin’e “Hocam niye hiç evlenmedin?” diye sormuşlar. Hoca “ya ben de gençliğimde yuva kurmaya çalıştım ama bir türlü kısmet olmadı” demiş ve ayrıntıları anlatmaya başlamış: “Evleneceğim diye yollara düştüm, gide gide Şam’a vardım, orada çok güzel bir kadına rastladım ama dünyadan habersizdi, gönlüm razı gelmedi, devam ettim, çöller aştım Isfahan’a vardım, orada çok bilgili, dindar bir hatun buldum ama o da güzel değildi, ben yine yollara düştüm taa Kahire’ye kadar gittim, orada bir kadın ile tanıştım ki, hiç sormayın dostlar” demiş. “Hem dünyalar güzeli, hem çok eğitimli, hem çok dindar!”

Lafın sonunu merakla bekleyenler, “Hocam o neden olmadı!” diye sormuşlar; Nasreddin

“Ah dostlarım ah, o mükemmel birini arıyordu!” diye yanıtlamış.

* * *

Hayatınızda ilk kez duyuyorsunuz değil mi? Daha neler neler var, çok sevdiyseniz ileride yenilerini de anlatırım. Ama “Bunlar nasıl fıkralar böyle ya; Nasreddin bir yogi ile nasıl karşılaşır, hangi Hoca fıkrasında coğrafi yer adları ayrıntılarıyla verilir ki?” falan dediğinizi de duyar gibiyim…

 

Bu fıkralar “Simyacı” adlı yapıtıyla dünyayı adeta kasıp kavuran Paulo Coelho’nun maalesef henüz Türkiye’de yayınlanmayan “Stories for parents, children and the grandchildren / Ana-babalar, çocuklar ve büyükçocuklar için öyküler” kitabında anlattığı “Nasrudin” “menkıbeleri”

Ne tuhaf (ve elbette şahane!) bir şey değil mi, benim topraklarımın değerlerini çok uzaklardaki bir adam, Brezilyalı ünlü bir yazar Dünya’ya anlatıyor…

 

Dünya halklarını belli sınırların içine hapsetmeye uğraşanların kulakları çınlasın, insanlar kalplerindeki ve kafalarındaki sınırları kaldırmaya ve birbirlerine doğru yürümeye kararlı.

Doğruluğa yürüyenlerin “yolları açık olsun”!