Nasıl geçti bir yıl;

Yayın Tarihi 30 Aralık 2020

Nasıl geçti bir yıl;

Gerçekten nasıl geçtiği konusunda hiç kimsenin doğru düzgün mutlu bir cümle kuramayacağı bir yıl. Hatta herkesin hatta bütün dünyanın 2020 derhal bitsin istediği bir yıl.

Ülkemizin başına gelmedik kalmadı. Doğal afetler mi desem hastalıklar salgın mı desem kuraklık mı desem, ekonomik kriz mi desem siyasi krizler mi desem, savaş mı desem her şey vardı. Ben 2020 nin gelişini kutlamamıştım. İyi ki de kutlamamışım, gidişine hiç de üzülmüyorum. Kaldı ki yeni yıldan 2021 den çok ama çok umutluyum.

Sevgi barış kardeşli diye başlardı yeni yıl kutlamaları! Şimdi sadece sağlıktan bahsediyoruz. Sadece sağlık ve sıhhat ten bahsediyoruz. Bir virüs dünyayı eve hapsetti. Bir virüs dünyanın yüzüne maske geçirtti. Maskesiz yaşamamayı sağladı. Bir virüs insani değerlere belki geri dönüşümüzü sağlayacak. Belki bir virüs yolsuzluk yapan büyük devletlerin yetkililerini de hizaya getirecek. Belki bir virüs dünyanın jandarması ABD yi bile dize getirecek. Artık insan hayatta olması gereken en değerli varlık olmaya başlayacak. İnsan sağlığı en değerli konu haline gelecek.

İnşallah diyeninizi duyar gibiyim.

Evet ben de inşallah diyorum. Bir musibet bin nasihatten evladır demiş atalarımız. Boşuna dememiş. Virüs musibeti hepimize sağlığımızı hatırlattı. Dikkat etmemiz gerektiğini insana sağlığının her şeyden önemli olduğunu gösterdi. Milyarlarca dolarınız olsa ne yazar evinizden çıkamıyorsunuz. Hastalandığınızda ve virüsün etkili olduğunda bünyenizde sizi yüzüstü yatırı günlerce ciğerlerinize hortumla hava veriliyor. Milyar dolarınız olsa da olmasa da aynı sistem geçerli.

Hasta olup olmadığınızın tespiti tedavisi çok çok önemli bulaşma riski çok yüksek ve sizin kendinizi değil sürekli artık başkalarını da düşünür hale getiriyor. İşte burada sosyal demokratik hayat başlıyor.

Yani kendiniz izole edildiğinizdeki yalnızlığınızı düşündüğünüzde yalnızlık Allah cc mahsustur gerçeğini görüyorsunuz.

Birçoğumuzun psikolojik olarak ciddi değişiklikler beyinlerinde yaşadığını düşünüyorum. Korkunun üst seviyeye tırmandığı bir süreci yaşıyoruz. 100 hatta 200 yılda bir gerçekleşen veba salgın hastalıklar illetine 21 . Yüzyıl uzay çağında bile çare bulunmakta zorlanıyor. Kaldı ki eski dönemde neler nasıl ne mücadelelerle çareler oluşturulmuş. İnanılmaz ateşli hastalıklar veba’lar milyonları nasıl katletmiş düşünün. İşte en büyük savaş da burada ortaya çıkıyor. Komplo teorisyenleri biyolojik bir savaş dedi. Kimisi inanmayın büyük devlet oyunları dendi. Hazırlanan faz 3 aşamasını geçti denilen aşıların içinde mikro çiplerin olduğu kana enjete edilerek bütün insanlar kontrol altına alınacak dendi. Saçmalıklar dizi içinde insan hayatının evrenimiz için çok kıymetli olduğunu gözden kaçırarak. Yaradan’ın yarattığı bu insan canlısının evreni yok etmek veya yok olmak değil düşüncesi, evreni yaşanabilir bir evren haline getirmesi bana göre ön plana çıkıyor çıkmalıdır.

Evet yeni yıla birkaç gün kaldı ve 2020 yılından kurtulmamızın şerefine birkaç kadeh parlatacakmısınız evet ben parlatacağım vallahi de billahi de! Gelecekte insanca ve insanın en değerli varlık en önemli değer olduğunun bütün insanlık tarafından bilinmesi kavranması umudu ile sağlıklı bir toplum hırsızlıktan vaz geçmiş devlet yönetimleri katledilen insanlık değil var edilen insnalık ile savaşmayan sevişen bir dünya umudu ile 2021 yılınızı kutluyorum.