MÜSİDA ve ekonomi tıkırında(mı?)

Yayın Tarihi 21 Ekim 2015

MÜSİAD'ın İzmir Kaya Termal Otel'de düzenlediği ve sayın bakan Nihat Zeybekci ile İzmir Milletvekili Adayı Binali Yıldırım'ın katıldığı toplantı üzerine değerlendirmemi haftalık yazı günüme bırakırken bu arada gelen bir açıklamaya öncelik vereyim istedim.

Kısa adı MÜSİAD olan Müstakil Sanayici ve İşadamları DerneğiYönetim Kurulu Üyeleri ve Şube Başkanları, İstanbul'daki Genel Merkez'de yapılan Başkanlar Toplantısı’nda; Terör, Ekonomi ve yaklaşan 1 Kasım Seçimleri'ni değerlendirdi ve sonuçları bir bildiriyle açıkladı.

Bu sonuç bildirisinden önemli gördüğüm bölümleri aktaracağım. Hep TÜSİAD'ın görüşlerini irdeleyecek değiliz ya...

* * *

MÜSİAD çok önemli bir konunun altını çiziyor: "Sandıktan çıkacak iradeye saygı duyulmalıdır." diyor.

Ve yine son ayların en çok tartışılan bir diğer konusu koalisyon hakkında "uzlaşmaz görüntü veren tavrı doğru bulmuyoruz" diye görüş belirtiyor ve yapılması gerekeni söylüyor: "Siyaset, ülkeyi yönetme ve çözüm sanatıdır."diyor.

* * *

İşte ilgili bölümler:

"Son 2 yılda, 4. defa seçime gitmemize rağmen, 1 aydır, seçim hükümetiyle yönetilmemize rağmen, ekonomimiz, küçük hasarların dışında, hala sağlam şekilde ayakta. Birilerini şaşırtarak, büyüyoruz.

Ancak, ekonomi, aynı zamanda, 'Beklenti Yönetimi'dir. Ekonomimize yön veren yetkililerimiz, susmayıp, ekonominin gerçeklerini, güven telkin edici bir üslupla, çokça ve yüksek sesle anlatmalıdır.

Terörün zarar verdiği bir alan da ekonomidir. Doğu ve Güneydoğu'da ticaretin büyük yara alması, bölgedeki vatandaşımızı makus bir talihe hapsetmektedir.

Çok önemli 5 ay geride kaldı. Milletimiz, 1 Kasım'da olgunlukla ve çoğunlukla oyunu kullanmalı, sandıktan çıkacak iradeye de saygı duymalıdır. Devlet ise, sandık güvenliğini sağlamalıdır.

Siyasetin, 7 Haziran'dan sonra, uzlaşmaz görüntü veren tavrını doğru bulmuyoruz. Siyaset, ülkeyi yönetme ve çözüm sanatıdır."

* * *

Nasıl mesajı aldınız mı?

Vatandaş olarak biz, siyasetçi olarak siz, mesajı aldınız mı?

"Uzlaşın kardeşim" deniyor kısaca. Uzlaşma çatışmadan, zıtlaşmadan, kutuplaşmadan iyidir.

* * *

Şimdi geleyim İzmir'de yapılan MÜSİAD toplantısına.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi organizasyonu çerçevesinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katıldığı “Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler” adlı toplantı düzenledi. Toplantıya, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Binali Yıldırım, İzmir Valisi Mustafa Toprak, AK Parti İzmir Milletvekilleri İbrahim Turhan, Hüseyin Kocabıyık, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, MÜSİAD İzmir Başkanı Ümit Ülkü, İl ve Bölge Müdürleri, Oda Başkanları, STK temsilcileri, işadamları ve MÜSİAD üyeleri katıldı.

Nihat Zeybekci ekonomi konusunda iyimser yaklaşımı ile açıklamalarda bulundu ama ben CHP ile AKP'nin üzerinde aynı titizlikle durduğu ortak bir tespite yer vereceğim:

Orta gelir tuzağı!

Nihat Zeybekci'nin açıklama yaptığı aynı dakikalarda CHP İzmir Milletvekili Adayı ve CHP'nin olası hükümetinde ekonomi kurmaylarından Selin Sayek Böke EGİAD'ın konuğuydu ve o da aynı tespiti yapıyordu: Orta gelir tuzağı!

Kişi başına düşen milli gelirin yeni bir hesaplama yöntemi ile 9 bin dolardan 20 bin dolara çıktığının açıklandığı bir dönemde gerek iktidar ve gerekse muhalefetin bu işin gerçeği üzerine gitmemelerini yadırgadım.

Öyle ya, milli gelirimiz arttı ise bunu iktidarın, mesela Nihat Zeybekci'nin MÜSİAD toplantısında övünerek anlatması gerekmez miydi? Veya gerçek değilse bunun muhalefet tarafından eleştirilmesi gerekmez miydi?

Ne olduğunu doğrusu anlayamadım!

Ciddi gazetelerde bu konuda ciddi bir açıklamaya rastlanmazken bir magazin gazetesi şöyle manşet atmıştı: Vatandaş milli gelirde artan 10 bin dolarını istiyor!

Öyle ya, madem kişi başına düşen milli gelir madem 10 bin dolar arttı, verin o zaman!

* * *

Bakan Nihat Zeybekci'nin, 396 milyar dolar kamu borcumuzun olduğunu, 120 milyar dolar kısa vadeli borcumuz bulunduğunu ama buna karşılık IMF'ye borcumuz olmadığı gibi icra direktörleri kurulunda yer aldığımız açıklamasından ürperdim doğrusu!

Ben IMF'ye borcumuz bitti diye seviniyordum. Meğer başka yerlere borcumuz varmış!

* * *

Ekonomiden tabii siyasetçiler kadar anlamam, ben vatandaş gözüyle bakarım. Türkiye orta gelir tuzağında mı, alt gelir tuzağında mı?

Milli gelir bölüşümünden vatandaş olarak ben ne aldım? Üst gelir grubu ile ara açıldı mı? Üst gelir ve alt gelir, ortası mortası kalmadı mı?

Bana bunu açıklayacak bir iktidar ve bir muhalefet siyasetçisi çıkar mı acaba? Selin Sayek Böke açıklar mı acaba?

Yoksa ben hala ekonomi tıkırında rüyalarını görmeye devam mı edeyim!?