Miras Sözleşmesi

Yayın Tarihi 22 Nisan 2021

Ölümü bağlı bir tasarruf işlemi olan miras sözleşmesinde, 4721 sayılı TMK.m.11, 181, 397, 463, 503, 504, 514, 527, 532, 536, 542-549, 565, 566, 572 hükümleri, miras sözleşmesinden dönmede ise 6098 sayılı TBK.m.125, 138, 228-230, 235, 259, 260, 271, 292 hükümleri kıyasen uygulanır.

Miras sözleşmesi yapabilecek kişilerin, ayırt etme gücüne sahip bulunması, ergin olması ve kısıtlı bulunmaması gerekir. Erginlik, onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar. Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir. Vesayet altında bulunan bir kişinin miras sözleşmesinin tarafı olabilmesi için hem vesayet makamınca hem de denetim makamınca izin verilmesi gerekir. Vesayet makamı, kısıtlının yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.

Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır.

Mirasbırakan, sözleşme ile mirasını veya belirli malını karşı tarafa ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir. Bu sözleşmeyi yapmış olması, mirasbırakanın tasarruf hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak, miras sözleşmesindeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz ederek iptalini isteyebilir. Bu iptal talebi tenkis davasının bir türüdür.

Miras sözleşmesinin geçerli olması için, resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur (Bkz. TMK.m.545, 532, 543, 545, 536). Verdiğim bu hükümlere göre geçerlilik koşulları:

Resmi memur (sulh hukuk hakimi, noter veya kanunla yetki verilmiş bir görevli) tarafından iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun üzerine memur, miras sözleşmesini yazar veya yazdırır, tarihini koyar ve okuması için mirasbırakana verir. Mirasbırakan, okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder ve imzalar.

 Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini miras sözleşmesine yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Miras sözleşmesinin içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.

Mirasbırakan miras sözleşmesini bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan miras sözleşmesinin son arzularını içerdiğini beyan eder.

Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem miras bırakanın kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun son arzularını içerdiğini beyan ettiğini miras sözleşmesine yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.

Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, miras sözleşmesinin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.

Miras sözleşmesini düzenleyen memur, vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür.

Miras sözleşmesi gereğince sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir.

Yine, mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse, miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkar. Bu durumda mirasbırakandan önce ölen kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ölüme bağlı tasarrufta bulunandan, miras sözleşmesi uyarınca elde ettiği ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilirler.

Miras sözleşmesiyle yapılan ölüme bağlı kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir.

Kendisine tenkise tâbi bir kazandırma yapılmış olan kimse iyiniyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. Elde ettiği kazandırma tenkise tâbi tutulan kimse, bu kazandırma için mirasbırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilir.

Mirasbırakan, sağlığında bütün malvarlığını miras sözleşmesiyle atadığı mirasçıya devretmişse, bu mirasçı resmî defter düzenlenmesini isteyebilir.

Mirasbırakan, malvarlığının tamamını devretmemişse veya daha sonra yeni mallar edinmişse; miras sözleşmesi aksine bir kural içermedikçe, yalnız sağlıkta devredilmiş olan malları kapsar.

Mirasbırakan sağlığında tüm malvarlığını devretmişse, miras sözleşmesinde başka türlü bir kural yoksa, miras sözleşmesinden doğan hak ve borçlar atanmış mirasçının mirasçılarına geçer.

Miras sözleşmesi, hem ölüme bağlı tasarruf, hem de normal bir sözleşmedir. Karma sözleşme özelliği göstermektedir. O nedenle TMK yanında TBK hükümlerine de tabidir.

Miras sözleşmesinin karşı tarafı sağlararası bir ivazda bulunmuşsa buna ivazlı miras sözleşmesi denilmektedir. Yine, birine mal bırakma olumlu miras sözleşmesine, mirastan feragat ise olumsuz miras sözleşmesine örnektir.

Miras sözleşmesi çift taraflı olduğundan kural olarak dönülemez. Sözleşmenin bağlayıcı olup olmadığı, mirasbırakanın tek taraflı olarak dönüp dönemeyeceği hususunda menfaat ölçütüne bakılmaktadır. Örneğin mirasbırakan eşiyle yaptığı bir sözleşmede eşine veya eşinin bir akrabasına bir mal bırakmayı taahhüt etmiş ise bu karşı tarafın (eşin) menfaatine ilişkin olduğundan bağlayıcı, buna karşın mirasbırakan bu sözleşme içerisinde kendi bir akrabası için bir mal bırakmayı taahhüt etmişse bu karşı tarafın menfaatine olmadığından bu hüküm mirasbırakan yönünden bağlayıcı değildir. Mirasbırakan isterse bağlayıcı olmayan bu hükümden tek taraflı olarak dönebilir. Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılabilir. Tek taraflı olarak ortadan kaldırması ise vasiyetnameler için öngörülen şekillerden biriyle yapılabilir (bkz. TMK.m.542, 543).

Miras sözleşmesi bazı hallerde kendiliğinden veya kanun gereği sona erer. Bu durumlara örnek olarak, miras sözleşmesinin lehdarının, mirasbırakandan önce ölmesini; miras sözleşmesi yapmış olan eşlerin boşanmasını (TMK.m.181); lehtarın mirasçı olmaktan yoksun kalmasını (TMK m.578, 546/II); bir şarta bağlanmış ancak şartın gerçekleşmemesini; ivazlı miras sözleşmesinde karşı tarafın edinimini yerine getirmemesini verebiliriz.