Metin Feyzioğlu ve CHP’de liderlik arayışları!

Yayın Tarihi 24 Eylül 2013

Avukatlıkta Üstadım Enis Dinçeroğlu beni Büyükşehir belediyesi önünde yakaladı ve “Hadi Seferihisar’a gidiyoruz.” dedi.¶ Benim yine gazetecilikte üstadım Öcal Uluç’la buluşmam gerekiyordu. Öcal ağabeyi aradım, gazeteci duayenimiz hemen bana görev verircesine “Seferihisar’a git ve Metin Feyzioğlu’nu dinle.” dedi.

Seferihisar belediye başkanı ve adı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için sıkça geçen arkadaşım Tunç Soyer davet etmişti Türkiye Barolar Birliği Başkanımız Metin Feyzioğlu’nu. “Hukuk ve Demokrasi” konulu söyleşi yapacaktı.

Enis Dinçeroğlu ile yolda sohbet ederek gittik, Kale içindeki söyleşiye yetiştik. Seferihisar’a vardığımızda bir hareketlilik bizi karşıladı. Yavaş şehirde (Cittaslow) bir canlanma vardı. Halk akın akın Kale içine gidiyordu. Bu akın nedendi?

Metin Feyzioğlu’nu dinlemek için gelen Seferihisarlılar sevgilerini ve coşkularını gizlemiyorlardı.

Barolar Birliği Başkanı Profesör Metin Feyzioğlu’na bir umut olarak sarılıyorlardı.

Ben gittiğim etkinliklerde kıyıda durur, izlerim. Hangi hareket yapmacık, hangisi içten yoklarım. Halkın fotoğraf çektirmek için yarışması içtendi. Daha da içten olan Metin Feyzioğlu’nun kendisine bir şey söylemek isteyeni eğilip kulak vererek dinlemesiydi. Boyu zaten uzun, heybetli, ya dinliyor gibi yapacak, sıradan politikacılar gibi, ya da kendisine değer verip bir şeyler söyleyene eğilip, kulağını vererek candan dinleyecek ve o da bir şeyler söyleyecekti.

Metin Feyzioğlu’nun bıkmadan herkesi can kulağı ile dinlemesi, ve koltuğunda oturmayıp konferansı izleyenlerin arasına girerek konuşması beni etkiledi.

* * *

Metin Feyzioğlu geçen hafta İzmir’de bir dizi ziyarette bulundu. Ege-Koop’u ziyaretinde Hüseyin Aslan’la, Esnaf Birliğini ziyarette Zekeriya Mutlu ile görüştü. Ben İzmir Barosu başkanımız Sema Pekdaş’a “Baromuzu ziyaret edip etmediğini” sordum. Sema Pekdaş “Tabii ki ziyaret etti, hatta akşam yemek yedik. Biz Birlik seçimlerinde oy vermedik kendisine ama demokrasi bu saygı göstereceğiz. Oy başka sevgi, saygı başka. Kendisi şimdi bizim Birlik Başkanımızdır ve biz onu ağırlarız.” dedi.

Barolar Birliği seçimlerinde İzmir’in delegeleri serbest bıraktığını biliyordum ama başkanımızın açık yürekle ‘oy vermediğini’ açıklaması ve ardından küskünlüğün olmaması demokratik olgunluğu gösteriyordu.

* * *

Metin Feyzioğlu sonra Eskişehir’e gitti. Sonra ve şimdi hangi Anadolu şehrinde halk içinde çalışma yapıyordur, bilmiyorum.

Metin Feyzioğlu adı, hadi gizlisi saklısı yok “CHP genel başkanlığı” için geçiyor. Hatta Mümtaz Soysal ve Uğur Dündar CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı diye de yazdılar.

Ben Metin Feyzioğlu’nun birkaç konferansını izledim, dikkatle dinledim. Anladığım kadarıyla kendisi hiçbir zaman tepeden inme bir yere gelme düşüncesinde değil ve bu şimdiye kadar hiç olmamış. Ankara Baro Başkanlığı ve Barolar Birliği Başkanlığı, hep arkadaşları ile ortak aldıkları kararlar ve tabanda yaptıkları çalışma ile oluşmuş.

Bu anlatımdan benim çıkardığım; eğer bir gün siyasete soyunursa bu tabandan olur. Önce tabandan, halk içinden alt yapıyı oluşturur ve yankı alırsa, birlikte üretimi görürse, yola devam eder.

Bence Seferihisar’da bu sevgi ve coşkuyu gördü. “Parmaklar ayrı ama kol bir” tanımlaması ile de solda, sosyal demokraside, cumhuriyette ve aydınlanmada birlik mesajı verdi.

* * *

Siyaset çok uzun soluklu bir süreçtir. Hele solda yapılan siyaset çok daha zahmetlidir. Çok emek ister. Hem içeriye hem dışarıya karşı. Hemen dedikodular yayılır.

Zaten Amerikan Büyükelçisinin Barolar Birliği başkanı olarak Metin Feyzioğlu’nu ziyareti farklı yönlere çekilerek konuşuldu.

Oysa bu gizli bir ziyaret değil, birlik internet sitesinde de yer alan açık bir görüşmeydi.

Kaldı ki anti-Amerikancılık hiç görüşmeme değil, Emperyalist Amerikancı politikalara taviz vermeme idi. Bizim de, halkın da bakacağı nokta her kim Amerika’nın veya başka bir emperyalist yayılmacının politikalarına vize veriyor mu vermiyor mu? Sözde başka, gizlide başka işler çeviriyor mu çevirmiyor mu? Halk artık bir daha kandırılmak istemiyor.

Dedesinin torunu, rahmetli Turhan Feyzioğlu’nun torunu Metin Feyzioğlu hiç merak etmeyin tam bağımsızlıktan yana, özgürlükçü bir demokrat cumhuriyetçidir.

Aksi halde Tunç Soyer onu davet etmezdi, Seferihisarlılar böyle bağırlarına basmazdı.

* * *

CHP’de lider arayışı, bölünme, koltuk kavgası ve benzeri…Şu anda sol karşıtları dışında kimsenin istemeyeceği gelişmelerdir. Metin Feyzioğlu yürüyüşünü uzun soluklu tutarsa Türkiye demokrasi kültürüne önemli katkılar sunabilir. İyi ki iki büyüğümün sözünü dinleyip Seferihisar’a gitmişim.

Metin Feyzioğlu Kimdir (d.7 Temmuz 1969, Kızıltoprak, Kadıköy, İstanbul), Türk ceza hukuku profesörü.

Prof.Dr. Turhan Feyzioğlu ve Leyla (Cıngıllıoğlu) Feyzioğlu'nun kızı Saide (Feyzioğlu) Buçukoğlu (1950-1969) ile Mehmet Buçukoğlu (1945-2000) çiftinin tek çocuğudur. Annesi doğum sırasında vefat edince, dedesi ve anneannesi tarafından evlat edinilmiştir. 1986 yılında TED Ankara Koleji'nden, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. 1992 yılında Kamu Hukuku yüksek lisansını tamamlamıştır. Kamu Hukuku alanında 1995 yılında doktor unvanını almıştır. 1996 yılında mezun olduğu fakülteye Ceza Hukuku alanında Yardımcı Doçent olarak atanmıştır. Columbia Üniversitesi'nde Hukuk İngilizcesi sertifikasını almıştır. 2000 yılında Doçent, 2005 yılında Profesör olmuştur. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olmuş ve bu görevi bir yıl sürdürmüştür. 1991 yılından beri kayıtlı olduğu Ankara Barosu'nun, 10 Ekim 2010 tarihinde başkanlığına seçilmiştir. 18 Temmuz 2012 tarihinde Bilim Yönetim ve Kültür Platformu kontenjanından CHP Parti Meclisi üyesi olmuştur. 26 Mayıs 2013 tarihinde yapılan Türkiye Barolar Birliği 32. olağan genel kurulunda Türkiye Barolar Birliği'nin 8. başkanı seçilmiştir. Evli ve iki kız çocuğu babasıdır.