Metin Altıok’un ardından 23 yıl geçti…

Yayın Tarihi 13 Temmuz 2016

2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ın Madımak Oteli’nde diri diri insan yakılmadı bu ülkede…

O gün, ülkemin şiirlerini de yaktılar türkülerini de...

İşte o gün, yakılan şiirlerin sahiplerinden biri de Metin Altıok’tu.

2 Temmuz’da, Sivas'ta gerçekleşen insanlık suçunda katledilen Metin Altıok 9 Temmuz'da hayata gözlerini yummuştu.

Ölüm yıldönümüydü 9 Temmuz 2016...

O gittikten sonra şiirleri ve biricik kızı Zeynep babasız kaldı.

Zeynep Altıok: “ Ben babamı kaybetmedim. Sizler geleceğinizi kaybettiniz. Metin Altıok ve 34 can yanarak öldüğü için değil, unuttuğunuz için, sustuğunuz için” derken hem gönülleri dağlıyor hem de herkese ders veriyordu.

Üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen ne gerçek suçlular bulundu, ne de yakanlar, emri verenler, tedbir almayanlar cezalandırıldı!

Sivas'a ateş düştüğü 1993 yılından beri bizim de yüreğimizdeki kor hiç sönmedi.

Saatlerce kurtarılmayı bekledikleri halde kimsenin yardıma gelmediği Madımak Oteli'nin merdivenlerinde çaresizce oturan üç şair; Metin Altıok, Behçet Aysan ve Uğur Kaynar'ın arasında geçtiği söylenen son diyalog Metin Altıok’u daha iyi anlatıyordu bizlere.

Dışarda ' Bunların katli vaciptir ' diye bağıran, tekbir getirerek oteli taş yağmuruna tutan kalabalık beklerken, aralarından birisi "Olaylar büyür de birimize bir şey olursa ne yaparız? " diye sorar.

Elindeki kırık fırça ile; dışarıda bekleyenlerin nefretine, kinine karşı koyamayacağını bildiği halde o kırık fırçayı elinden bırakmayan ve uzaklara dalan şair Metin Altıok:

"Kalanlar, ölenler için şiir yazar" diye cevap verir.  

İşte şiirlerini bazen bir sigara paketinin üstüne ve ya bir kağıt parçasına bazen de peçeteye yazan bu şair; şiiri sevmesinin, şiire yönlenmesinin tarifini "acı" olarak nitelendirirken belki de katliamı çok önceden hissetmişti.

‘Benim hayatımda hep bir acı vardı; hep acıdan yola çıktım. Çok fukara bir çocukluğum oldu benim.. Sevgisiz üstelik.. Bu yüzden kendimi hep garip bir leke gibi gördüm bu dünyada; ama tertemiz zamanlardan kalma bir leke.’ olarak tarif ediyordu kendini…

Turgut Uyar, Metin Altıok şiiri için “kusursuzluğun o ürkütücü sessizliği” diyordu.

O gitti…

Lakin şiirin, insanlığı her türlü kötülükten arındırdığına inandırdı bizleri..

‘Şiir insanları sevmeye yarar.’ diyordu..

Haklıydı…

Ama bizler anlamadık.

Hem de üzerinde 23 yıl geçmesine rağmen…