Kültürpark kurtuldu!

Yayın Tarihi 18 Mayıs 2016

“Görevde olduğum 12 yıl boyunca istekleri yerine getirseydik bir tane ağaç kalmaz, her yer yapılaşmaya açılırdı, Kültürpark’ın yerinde binalar yükselirdi.”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yeni Kültürpark projesini basına tanıtım toplantısında böyle söyleyince zaten bildiğim gerçeği bir de en yetkili ağızdan tekrar duyunca ürperdim. Ve ‘helal olsun Sayın Kocaoğlu’na’ dedim bir kere daha. İzmir ve İstanbul ve hatta uluslararası güya yatırımcı burjuvaziye-bana göre talancı burjuvaziye- kentin yeddi emini olarak direnmek büyük olay. Tamam Kocaoğlu bunu yaptığı için teşekkür beklemiyor ama biz İzmirliler nasıl efsane Belediye Başkanı Behçet Uz’a şükranlarımızı hala sunuyorsak, ileride bu eşsiz Kültürpark alanının gelecek kuşaklara kalmasını sağlayanlara da şükranlarımızı sunacağız.

Şimdi tabii ben Sayın başkandan Jülyen Asanj gibi Wikiliks belgelerini açıklamasını, yani kimlerin, hangi burjuvanın, hangi şirketlerin yeşil alanı, Kültürparkı inşaat alanına çevirmek için baskı yapmaya çalıştığını, hangi tekliflerle geldiğini “açıkla başkan” manşeti ile kamuoyunu aydınlatmak adına istemeyeceğim. Ama başkan yeri ve günü geldiğinde açıklar. Belki de anılarında yazar.

Kültürpark kurtuldu!

Evet, biz Kültürpark'ın nasıl daha yeşil, daha kültür işlevli, daha tarihsel olması için kafa yorar İzmir düşü kurarken, birileri rant düşü kuruyormuş. Kültürpark rantçılardan kurtulmuş!

Önce buna sevinelim ve kıymetini bilelim. Ve bir daha uzun vadede rant için ağızlarını açamayacak hale getirelim. İzmir’in zaten duyarlı olan kamuoyunu yeşil için en yükseğe çıkaralım.

Profesör İlhan Tekeli hocanın önceki müellif Şükrü Kocagöz’ün emeğine saygı gösterip yeni Kültürpark projesinde ona öneri götürmesi ve Kocagöz’ün de yeni projede yer alması fikre saygı açısından, fikir emeğine değer açısından çok önemlidir. Fikir hırsızlığının bu kadar çok olduğu günümüzde fikre değer her zaman üstün tutulmalı.

Tekeli hocayı dinlerken konuya bir projenin ayrıntıları, rakamlar ve haritalar üzerinden değil de felsefesi üzerinden anlatmaya başlaması beni memnun etti. Çünkü Kültürpark'ın bir ruhu vardı. Kültürpark'ta milyonlarca insanın anısı hala çimenlerin üstünde fısıldaşıyor. At sırtında dünyayı dolaşan bizler için yerleşik düzene geçince kırsalın rüzgarını, çayırını, yeşilini yerleşik düzende yaşatmak genlerimizde var. Ah bir de Kültürpark'ın duvarları olmasa, saçlarımızı rüzgarda savurarak Kültürpark'ta özgürlüğün tadını daha iyi alabilsek!

Kültürpark'ın ağaçları da tarihsel öneme sahip. Halikarnas balıkçısının ağaçları, sevgili Zeki Müren’in manolya ağacı ve birçok anıtsal ağaç bizi yeşille iç içe tarihsel yolculuğa çıkarıyor.

İzmir Fair Gaziemir'e taşındı. Gelecek kuşaklar bunu da şimdiden kent belleğine olumlular hanesine yazdılar. Sevgili Kocaoğlu’nun en özgün eseridir Gaziemir’deki İzmir Fuarı. Sanayi ve ticaretin geliştiği, ihtisas fuarlarına ihtiyaç oluştuğu, ulusal ve uluslararası fuarcılığın zirveye vardığı, EXPO peşinde koşulduğu bir çağda özgün fuar alanının olmayışı zaten bir eksiklikti. Bu derin eksiklik Aziz Kocaoğlu tarafından tespit edildi ve giderildi.

Kültürpark projesi toplantısı için Tarihi Asansör'de davet alınca doğrusu önce korktum. Hatta bu korkumu CHP İzmir il yönetiminden bir arkadaşla paylaştım. Fakat proje ortaya çıkınca arkadaşım “Korktuğun olmadı, tam senin istediğin gibi yapılaşması az, yeşili artırılmış, halkla daha kucaklaşan bir proje olmuş” dedi.

Şüphesiz her proje yaşam gibi sürekli gelişir. Tartışılır. Daha olumlu, daha halkçı hale getirilir. İzmirli de bu yönde katkı koyacaktır. Ama projeyi kıyısından köşesinden çekiştirenleri de bu arada izliyorum. Sonraki yazılarımda onları kritik etmeye çalışacağım.

Şimdilik Kültürparkı kuran ve kurtaranlara şükranlarımla diyorum!