Kredisi yüksek ama susuz İzmir!

Yayın Tarihi 10 Aralık 2020

Kredisi yüksek ama susuz İzmir!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de 2021 yılı bütçesine ilişkin konuşurken aslında bütün İzmir’i onurlandıran ilginç bir konuya dikkat çekti.

 

Konuşmasında iktidara yüklenen CHP Genel Başkanı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin aldığı düşük faizli uluslararası kredilere vurgu yaparak, AK Parti sıralarına doğru, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin aldığı faizin daha düşüğünü bizim belediyelerimiz alıyor. Hazine garantili değil. Eğer faizi Hazine'den daha düşük fiyata alıyorsak bize duyulan güvenin güvenini düşüneceksin arkadaş. İzmir Büyükşehir Belediyesi, uluslararası piyasadan bizim kamu bankalarımızdan daha düşük faizle para buluyorsa bize olan güveni düşüneceksin!" diye seslendi.

 

Bu konuşmayı duyar duymaz sosyal medya memurlarına direktif veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabına, "TBMM 2021 bütçe görüşmelerinde Büyükşehir Belediyesi'nin finansal gücünü örnek gösteren Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na teşekkürlerimi sunuyorum. Kurum olarak önceliğimiz kamu kaynaklarını kamu adına şeffaf ve verimli kullanmak. Bu inançtaki bir ekiple çalışıyoruz." diye mesaj yazdırdı.

 

***

 

Burada bir yanlışlık var! Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri çok doğru, Soyer’in mesajı çok yanlış…

Daha doğrusu eskilerin “suistmal” dedikleri, bir durumu bile bile kötüye kullanma , kötü zanda bulunma var.

Çünkü, açıkça belli ki, konuşmada kastedilen Büyükşehir Belediye Başkanı değil; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tüzel kişiliği

...Ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın tüzel kişiliğine o güvenilirlik Aziz Kocaoğlu zamanında kazandırılmış, uluslararası kredi derecelendirme kurumlarının neredeyse tamamı Aziz Kocaoğlu dönemindeki kredilendirme ve yatırım girişimlerine tam not vermişlerdi!

Övünmesi gereken biri varsa, o kişi Aziz Kocaoğlu yani; baskası değil!

“Pardon” kendimden söz etmek gibi olmasın ama şu anda benim yaptığım gibi, gerçekleri dile getirmek çok önemli. Gerçekler şov denen şeye kurban edilirse, bundan gerçekleri bilip susanlar da zarar görür; işin doğrusu bu!

Herkesin gazete arşivi yok elbette ama internet denen bir şey var; açıp bakın!

 

***

 

Bazı yazılarımın ardından bazı CHP’li arkadaşlar arıyorlar, hep aynı, malum şeyleri söylüyorlar: “bu yazı çok ağır olmuş”, “keşke böyle yazmasaydın”, “bu yazılar zarar veriyor” falan filan…

Bakıyorum neredeyse hepsi de İzmir’deki yerel iktidarın bir yerinde görev almış adamlar (yani Türkçesi Belediyelerde memurlar!)...

“E ne yapalım; gerçekler pek sevilmez; çünkü çok ağırdır” falan diyorum; susuyorlar…

 

“Keşke böyle yazmasaydın” diyenlerden tek bir tanesinin bile “yazının şurası yanlış” ya da “burası doğru bilgi değil” gibi şeyler söylediğini duymadım

 

Çoğunlukla ben soruyorum; “neresi yanlış yazdıklarımın?” diye; çıt yok. Tuzlukta ses var; bu sevgili kardeşlerimde  yok! Çünkü yazıda yanlış yok!

 

Alın bakalım şimdi şu son “su kesintisi”ni…

İZSU planlı ve arıza yüzünden olan kesintilerin duyurusunu yapıyor; ama, salı ve çarşamba günleri yani önceki gün ve dün İzmir’in sadece o bildirilen birkaç yerinde değil; çoğu yerinde sular kesildi durdu!

Sonuç, Türkiye’nin en çağdaş kentinin insanları yine perişan oldu.

 

Açın bakın sosyal medyayı; her taraf İZSU’nun bildirmeden, uyarmadan su kestiğinden, İZSU’nun telefonları açılmadığı için su kesintisi yüzünden iletişim kuracak muhatap bulamamaktan yakınan vatandaşların mesajlarıyla dolu!

 

Su yahu, su! En temel gereksinme.

 

Kent böyle 3-4 ayda bir susuz kalırken, o adamlar marul gibi kravatları ve atletsiz gömlekleriyle nasıl olup da böyle gerine gerine hükümdarlar gibi hava atabiliyorlar hayret!

 

İşinizi tam yapın, ondan sonra göreyim havanızı; bakayım azalıyor mu, artıyor mu?

Neyse, nasıl olsa bir gün seçim günü gelecek ve herkesin hava miktarı ölçülecek