Köy- Koop’tan yanıt var! 

Yayın Tarihi 21 Nisan 2021

“Başka bir tarım ve zeytinyağı” yazımdan sonra Köy-Koop İzmir Birliği başkanı sayın Neptün Soyer hem bir yanıt yazısı gönderdi hem de telefonla arayarak görüşlerini açıkladı.  

Üst üste yazdığım tarım ve zeytinyağı yazılarından sonra kamuoyundan destek ve eleştiriler geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis grupları başka bir tarımı tartıştılar. Sevgili okurlardan yankılar, eklemeler geldi. Aşağıda bunlara yer vereceğim.  

Önce sayın Neptün Soyer ile telefon görüşmesinin içeriğini anlatayım. Neptün Soyer anladığım kadarıyla kendini tarıma ve kooperatifçiliğe adamış biri. Tunç Soyer’in İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından evvel Köy-Koop başkanı olmuş. Bir kadın, bir eş. Ama kadın kooperatifi başkanı değil, kooperatif başkanı. Yani kooperatif başkanı kadın da olur erkek de. Kooperatif başkanının kadın olması kooperatifi kadın kooperatifi yapmıyor. Kooperatif kooperatiftir. Amaçları, çalışması yasa ile belirlenir. Bunları şu nedenle belirtiyorum. İBB başkanı Tunç Soyer’in işi, görevi ayrı, Köy-Koop başkanı Neptün Soyer’in işi, görevi farklı. Sayın Neptün Soyer, İBB başkanı başka bir isim olsa onunla da çalışır, nitekim daha önce sayın Aziz Kocaoğlu ile de çalıştı. Önemli olan yerelden kalkınma, köylünün emeğinin karşılığını alması, kooperatifleşmek, üretmek ve paylaşmak.  

Yerelden kalkınma ve kooperatif ilişkisi kalıcı hale, kurumlaşmış hale nasıl getirilir, artık bunun üzerinde düşünmek gerekir. Kurumlardan kişiler gitse de öyle bir kurumsal kültür, ilkeler yerleşmeli ki artık, yeni gelen ben yılların birikimini kaldırıyorum diyemez hale gelmeli.  

Sayın Neptün Soyer’in açıklamalarını kendi kaleminden aktarayım:  

“Tarım ve Orman Bakanlığının talebi ile Ticaret Bakanlığı 31 Ekim 2021 tarihine kadar dökme zeytinyağı ihracatını yasaklandı. Sadece kutulu ambalajlı ihracatına izni verildi ama diğer yandan Cumhurbaşkanı kararı ile ayçiçeği kanola ve aspir ham yağına ve tohum olarak ithalatına uygulanan vergiler sıfırlanarak kapılar açıldı. Bizler yıllardır küçük üreticilerin bir araya gelerek kooperatif çatıları altında köylerinde üretim yapan çiftçiler olarak her şartta üretime devam ederken piyasalarla bu şekilde oynanmasına üzülüyoruz. Üretici yüksek girdi maliyetleri ile üretimini hak ettiği değerinde satamazken, kredi faizleri ile boğuşurken bir yandan pandeminin yol açtığı olumsuzluklarla gelecek kaygısı yaşarken, ithalatta sıfırlanan vergilere anlam veremiyoruz. Tek çare, uğraşmamız gereken üretimi arttırmaktır. Üretim yapan çiftçiye destek olunmasıdır. 

İzmir'de en önemli Tarımsal ürünlerden biridir zeytin. İzmir KöyKoop Birliği ortaklarımızın ilçelerde toplam 20 tane zeytinyağı sıkma tesisimiz var. Bir kısmı markalaşma sürecini tamamladı. Kendi dolumlarını yapabiliyor. Yaptığımız eğitimlerle kaliteyi arttırmaya, markalaşma sürecini hızlandırmaya çalışıyoruz. İzmir KöyKoop Birliği olarak köy köy dolaşarak alanda bitkisel ve hayvansal eğitimler yapıyoruz. Ziraat Mühendisleri Odası ve Veteriner Hekimleri Odası İle de yaptığımız ortaklıkla yol alıyoruz Bu eğitimler; kahvelerde köy meydanlarında bire bir üretici ile soru cevap şeklinde ziraat mühendislerimizle oluyor, zeytin yetiştiriciliği, bakımı, hasatı, hastalıkları her türlü konuyu karşılıklı konuşuyoruz. İzmir KöyKoop Birliği olarak eğitim en önem verdiğimiz konulardandır. Zeytinde kalite ve verimi etkileyen önemli faktörlerden biri de hasat ve sonrasındaki nakliye işlemlerinde kullanılan yöntemlerdir. İdeali  kasa kullanımıdır, bunu yaygınlaştırmak ve  arttırmak istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesine verdiğimiz talep yazısında “Başka Bir Tarım Mümkün” ideali ile örtüşecek zeytinyağı üretiminin iyileştirilmesi ve ihracata değer ürün- marka ürün elde edebilmemiz için ilk aşamadan başlayarak, kasa talep ettik. 

Hedefimiz en kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretimi ve ihracatıdır.” 

Sayın Neptün Soyer’e ilgisi için okurlarım adına teşekkür ediyorum. Birlik ortağı kooperatiflerin 20 adet zeytinyağı sıkma tesisinin olması önemli! Neptün Soyer’in “İhracata değer ürün-marka ürün” hedefi benim dizi yazılarımın amacı! Diğer kurumlardan da yanıtlar geldikçe paylaşacağım. 

                                 *   *   * 

“Zeytinyağlı yiyemem aman/basma da fistan giyemem aman” sahte türküsünü yazdığım yazımdan sonra değerli okurlarım türkünün devamındaki eksik yazdığım dizeyi hatırlattı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Köylü Milletin Efendisidir” demişti. Burjuvazi bu özdeyişe sinsice karşı çıkıyor. İşte sahte burjuvazi, 10 Kasımlarda sosyal medyada sahte gözyaşı döken -rahmetli Attila İlhan’ın montaj burjuvazisi dediği kesimler, köylüyü hor görmek ve göstermek için bu sahte türküye bir nakarat ekliyorlar: “senin gibi cahile/ ben efendim diyemem aman” 

Elleri nasırlı üreten köylüye cahil diyerek, sana efendim diyemem diyerek sosyal ve sınıfsal üst bakışını ortaya koyan çarpık burjuva anlayışın geldiği noktaya karşı; gerçek üretici, gerçek köylü, gerçek Atatürkçü, gerçek köylünün kooperatifleri cahil olmadıklarını yerelden kalkınmayla, başka bir tarımla ortaya koyuyorlar!