Koronavirüsün işyeri kira sözleşmelerine etkisi

Yayın Tarihi 09 Nisan 2020

Koronavirüsün işyeri kira sözleşmelerine etkisi

Değerli Okuyucularımız,

Tüm dünyada hızla yayılmaya başlayan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından PANDEMİ olarak ilan edilen koronavirüs, ülkemizde de yayılmaya başlayınca, yayılım hızının düşürülmesi ve kontrol altında tutulabilmesini için devletimiz birçok koruyucu tedbir almış; bu bağlamda okullar eğitime kapatılmış, avm, kafeterya, restoran, kahvehane, sinema, tiyatro, eğlence mekanları vs. birçok işyerinin çalışması geçici olarak durdurulmuş, birçok işyerinde kısa süreli çalışmaya geçilmiş, 20 yaş altı ve 65 yaş üzeri olanlar ile kronik rahatsızlığı bulunanlara sokağa çıkma yasağı getirilmiş,  pazaryeri, süpermarket gibi yerlerde maske kullanımı zorunlu tutulmuş, sosyal mesafenin korunması, yurtdışından gelenlerin 14 gün karantina altında tutulması, yurtdışı uçuşların durdurulması ve şehirlerarası seyahat izne bağlanmıştır.

Diğer taraftan 7226 sayılı Kanunla hak düşürücü süresi, zamanaşımı süresi, arabuluculuğa başvuru süresi, nafaka dışındaki takip işlemlerinin durdurulması, vergi beyannamelerinin daha sonra verilmesi gibi birçok hukuki konuda tedbir nitelikli hükümlere yer verilmiştir. Bunlardan bir tanesi de İŞYERİ KİRA ÖDEMELERİDİR. Bugünkü yazım işyeri kiralarına ilişkindir.    

Türk Borçlar Kanununun 138 nci maddesi, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, aşırı derecede borçlu aleyhine koşulların değişmesi, henüz borcun ifa edilmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması durumunda borçluya, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme; sürekli edimli sözleşmelerde ise sözleşmeyi fesih etme hakkına sahip olduğunu düzenlemiştir.

İşyeri kiraları “ticari” nitelikte olduğundan, hâkime başvurmadan önce adliyelerdeki arabuluculuk büroları vasıtasıyla bir arabulucuya başvurulması, bağımsız ve tarafsız bir arabulucu nezdinde uzlaşma aranması gerekir.  

Koronavirüsün yarattığı bu beklenmeyen olağanüstü durum nedeniyle çıkarılan 7226 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesiyle İŞYERİ KİRALARI için özel bir düzenleme yapmıştır. 

Geçici Madde 2

01/03/2020 tarihinden 30/06/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz.

Görüldüğü üzere bu düzenleme geçici bir dönem için kira bedelinin ödenememesi veyahut eksik ödenmesinin kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi sayılamayacağına amirdir.

Ancak, koronavirüsün yarattığı bu olağanüstü durum, çok ciddi müşteri kaybına, üretimin kısmen veya tamamen durmasına sebep olmuş veyahut sözleşme koşulları kiracı aleyhine aşırı derecede değişmiş olursa, kiracı, bu durumu kiraya verenine bildirerek, TBK.m.138 gereğince kira bedelinde indirim isteyebilir, ihtiyari veya zorunlu arabuluculuk yoluyla kiracı ve kiraya veren uzlaşma sağlayabilir, yine de uzlaşma sağlanamaz ise hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını talep edebilir veyahut sözleşmeyi fesih edebilir.

Bir an önce hep beraber sağlıklı günlere ve işlerimizin başına dönmemiz dileğimle,