Koronavirüs: İnsanlığa karşı suç!

Yayın Tarihi 15 Nisan 2020

Koronavirüs salgın hastalığı nedeniyle iki görüş var.

Koronavirüs salgın hastalığı nedeniyle iki görüş var.

1-Koronavirüs salgını, Kovid-19 doğal yollarla başladı (yarasa vs.) doğal yollarla yayıldı. Bu bir tabii durumdur.

2-Koronavirüs salgını, Kovid-19 doğal yollarla başlamadı, suni olarak laboratuvarda üretildi, doğal olmayan yollarla kasten yayıldı. Bu tabii bir durum değil, nükleer savaştan sonra yeni bir uluslararası dünya savaşı biçimidir.

                            *   *   *

Birinci görüşü benimsiyorsak, ki şimdilik bu yöndeyiz, o zaman Dünya Sağlık Örgütü’nün Pandemi sözleşmesine göre her ülke kendi tedbirini ve çaresini alacak, koronavirüsle mücadele edeceğiz. Ediyoruz da. Bu mücadele nasıl sonuçlanacak, ne zaman sonuçlanacak, henüz tam bilemiyoruz.

Birinci görüşün mücadele yöntemi tamamen tıbbidir.

                                          *   *   *

İkinci görüşü benimsiyorsak, ki şimdilik Amerika bu görüşte, o zaman ne yapılacak?

Amerika başından beri bu virüse “Çin virüsü” diyordu. Amerika’da bir hukuk bürosu Çin aleyhine 20 trilyon dolarlık tazminat davası açmaya hazırlandığını duyurdu.

            *   *   *

Tazminat davası olayın maddi yönüdür. Amerika her şeyi para olarak gördüğü için ve paraya doymadığı için tazminata hazırlanıyor.

Peki maddi tazminatın hukuki temeli nedir?

Mesela birinin diğerine zarar vermesi, haksız fiil-haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi zarar vermesi gerekir ki, bunun tazmini istensin.

Peki olayımızda haksız fiil nedir: Koronavirüsün kasten üretilip, kasten yayılıp, insanların hasta edilmesi ve ölümlerine neden olunması.

Yine peki diyorum, eğer böyle bir haksız fiil varsa bu sadece tazminatla geçiştirilecek bir konu mu olur yoksa bunun bir de ceza boyutu yok mudur?

                        *   *   *

Koronavirüs nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağına uymayanlara, koronavirüsle mücadele kurallarına uymayanlara, koronavirüsü başkalarına kasten bulaştıranlara para ve hapis cezaları Ceza Kanununda, Hıfzısıhha kanununda düzenlenmişse, dünya çapında koronavirüsü laboratuvarda kasten üretip dünyaya kasten yayanlara karşı bir ceza yaptırımı yok mu?

        *   *   *

Uluslararası Ceza Hukukunda ve bizim de Türk Ceza Kanunumuzda(TCK) İnsanlığa Karşı Suçlar bölümü var.

İşkence, soykırım vs. zaman aşımı olmayan insanlığa karşı suçlardır. 5237 sayılı TCK md. 77-1/e maddesine göre: İnsanların Bilimsel deneylere tabi kılınması. İnsanlığa karşı suçtur.

Bu suçu işlemek amacıyla örgüt kurulmuşsa ayrıca örgüt kurucuları ve üyeleri cezalandırılır.

Eğer koronavirüs salgınını toplu ölüm/soykırım ve insanlığı bilimsel deneylere tabi kılma suçu kapsamında değerlendiriyorsak elbette ki bunu bir kişi değil, uluslararası-uluslarüstü bir çete, bir insanlık düşmanı örgüt yapmıştır!

                              *   *   *

Savcı ne zaman harekete geçer? Bir suç işlendiğinde veya bir suç kuvvetli şüphesi oluştuğunda bunu ihbar kabul eder ve soruşturma numarası vererek, dosya açar.

İnsanlığa karşı suçlarda Türk Savcısı ve Türk mahkemeleri de yetkilidir. Ayrıca konuyu Uluslararası Ceza mahkemesine de taşıyabilir. Mesela Bosna soykırımcısı Srebrenista soykırımında sorumlu tutulan Miloseviç, Uluslararası Ceza Mahkemesince yargılandı ve ceza aldı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi kapsamına giren suçlardan biri de “savaş suçları”dır.

Bill Gates bir sunumunda şöyle diyor: Geçmişte savaşlar şöyle yapılıyordu: (Ekranda atom bombası dumanı resmini gösteriyor.) Şimdi savaşlar böyle yapılacak: (Ekranda virüs resmini gösteriyor.)

İşte size ilk tanık!

İlk tanık mı, ilk sanık mı bilemiyorum.

Çin eğer koronavirüsün sanığı değil de kurbanı ise Amerika'nın bu çağrısına yanıt vermeli ve bu konuda uluslararası soruşturma istemeli. Bakalım o zaman kim tanık, kim mağdur, kim sanık olacak?

Kim insanlığa karşı suç işlemek amacıyla uluslararası-uluslarüstü çete kurdu? Büyük insanlık, bir avuç insanlık düşmanı çeteyle baş edemeyecek mi? Bir savcı soruşturma başlatmayacak mı? Parayı takip et katili bulursun, sözü bu kez de doğruyu gösterecek mi?