Korona Günlerinde En Çok Neyi Özlüyorsunuz?

Yayın Tarihi 21 Nisan 2021

Aslında evlere kapandığımız bu bir yılı aşkın süreci kendi aramızda yaptığımız sohbetlerde: "Biraz durduk, kendimize geldik” diye anlatsak da "durmak" kelimesi ne denli doğru gelin birlikte bakalım. Gerçekten durmuş muyuz?

Pandemi döneminde internet ve sosyal medya kullanım oranlarınızı istatistiksel verilerle önünüze koysak sizler bile şaşırırsınız. Sahi tüketimimiz ne kadar arttı, ne tüketiyoruz, neden tüketiyoruz, ne tükettiğimizin farkında mıyız?

Eskiye oranla daha çok tükettiğimiz ve bunu daha hızlı bir şekilde yaptığımız aşikar. Fakat bilip de farkında olmak istemediğimiz ya da gerçekten tüketmeye bu kadar kapılmışken ne kadar kapıldığımızı göremediğimiz gerçeklere daha ne kadar göz yumabiliriz?

Örneğin pandemi başında her storyden bir Netflix dizisinin reklamı çıkarken, günümüzde orada bile izleyecek bir şey kalmadı diyebiliyoruz. “Hoop! Tükettin mi artık beni” şeklinde içten içe bizden hesap soran o eski popüler uygulamaya karşı, “Selam ben yepyeni içerikleri tüketebileceğin harika yeni bir uygulama" şeklinde hayatımıza geliyor ve sosyal medya hesaplarında "Yıllar önce nerdeydin çok geciktik sevgilim" edasıyla storyler uçuşmaya başlıyor. Ya alışveriş siteleri? Bitmek bilmeyen kampanyalar?Sponsorlu reklamlar? Biz dakikalar içinde içerikleri tüketebilir konuma geliyorken, bunları tüketirken yenileri yerine konuluyor bile. Tükettikçe daha fazlasını istiyor ve üretimin de buna bağlı olarak tüketim hızımızı yakalamasını ve gelişmesini bekliyoruz. Nasıl olsa satar mantığıyla "İşte size link" ve hoop ekranlar yukarıya kayıyor. Biz tükettikçe yeni üretilen şeyler buna bağlı olarak artıyor. 

Yeni şeyler daima başta çok çekici gelse de tabii ki büyüsünü kaybediyor veya kaybetmeye mahkum oluyor ve böyle bir kısır döngü oluşuyor.

Hal böyle olunca insan ilişkileri de hızla tükeniyor. Hızlı tüketim sevenler bu durumdan şikayetçi görünmese de tıpkı elmayı içten çürüten elma kurdu misali gönüller ve ruhları da yıpranıyor aslında. İçimizden gelen bir ses "kullan ve tüket" diyor ve biz hiç sorgulamadan önümüze gelen herşeyi tıpkı uygulamaları tükettiğimiz ve kendimizi sosyal medyada kanıtlamak istediğimiz ilk gün gibi tüketmeye başlıyoruz. Sorgulamadan tüketip sonrasında eleştiri yapıyoruz. Aslında hepimiz yavaş yavaş eleştirdiğimiz kişilere dönüşüyoruz, belki de dönüştük bile kim bilir?

Peki ne yapabiliriz? Kusura bakmayın ama sanırım hiçbir şey. Artık sanki hepimiz biraz geç kalmış gibiyiz. En son ne zaman sevdiğiniz bir müziği duyduğunuzda onu gerçekten ilk dinleyişinizdeki gibi içindeki tüm notaları keşfederek dinlediniz ya da en son ne zaman sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirdiniz veya önünüzdeki içeceğinizin/yemeğinizin fotoğrafını çekmeye duyduğunuz heyecan ile tadını keşfetmeye çalıştınız, ne zaman telefonu elinize almadan uzunca sohbet edebildiniz, en son ne zaman gözünüzden yaş gelene kadar güldünüz? 

Evlerde kaldığımız bu süreçte, hayatın meşgalesi ve yapılacaklar listeleri arasında belki de benliğimizin daha önce görmediğimiz, fark etmeden göz ardı ettiğimiz, sahiplenmekte zorlandığımız yönlerini fark etmeye başlıyor olabiliriz. Bu dönem, kendimizle ilgili yaptığımız çeşitli sorgulamaların su yüzüne çıktığı bir dönem haline gelebilir. Neticede dış dünya deneyimlerimizin kısıtlandığı bir dönemden geçiyoruz. Hâlihazırda bir takım kaygılar, ve içsel sorgulamaların içindeyken bu belirsiz ve zorlayıcı dönemde kendimizi yalnız hissedebiliriz. Belki de şu dönemde hiç olmadık kadar kendi kendimizle kaldık. Herkesin bu dönemde hissettiği duygular, içinde bulunduğu koşullar ve başa çıkma yolları benzer gibi görünse de her insanın zorluklar karşısında kendine has biçimlerle başa çıktığını ve bu yolların benliğe dair çok değerli bilgileri barındırdığını biliyoruz.

Şimdi baştaki soruya dönelim. “Pandemi döneminde en çok neyi özlüyorsunuz?” sorusuna sanıyorum verecek cevabım “kendim” olacak. Kendimi dinlemek, gerçekten ne istediğimin farkına varmak olacak. Peki siz? Bırakın pandemiyi, koronayı bir kenara; şu sosyal medya pandemisi içerisinde uçuşurken "kendiniz" ile ilgili en çok neyi özlüyorsunuz ?